Her gün çocuk kadın binlercesi göç yollarında katledilen mülteciler için Tunus işçi sınıfı ve emekçilerinin üretimi durdurarak yanıt vermesi oldukça anlamlı bir duruştu. Mülteci sorununu kendileri yaratan kapitalist tekeller ve onların sözcüsü devletlere karşı duruşu da gösteren öncü bir rol de oynadı.
Tunus’un güney sahili açıklarında 21 Eylül’de batan teknede bulunan çoğunluğu Cercis kentinden on sekiz mülteci için arama kurtarma çalışmalarının yetersiz kalması, denizden çıkarılan cansız bedenlerin kimlik tespiti yapılmadığı için Cercis’te bir günlük greve gidildi.
Greve destek vermek için şehir merkezinde düzenlenen gösteriye de yüzlerce kişi katıldı.
Gösteriye katılan doktor Rıza Feriyah yaptığı açıklamada, “Bugün buraya birçok doktor arkadaşımızla beraber yakınlarını kaybedenler ile dayanışma içinde olduğumuzu göstermek için geldik” dedi.
Öte yandan Tunus Genel İşçi Sendikası (TGİS) da yaptığı açıklamayla iş bırakma eylemine destek verdiğini duyurdu.
Mülteci katliamına topyekün tavır
Tunus açıklarında 21 Eylül’de gemileri alabora olan on sekiz Tunuslu mülteci için arama kurtarma çalışmalarının yetersiz kaldığı gerekçesiyle aileler ve bölge halkı gösteriler düzenlemişti.
Denizden çıkarılan cansız bedenlerin kimlik tespitleri yapılmadan kimsesizler mezarlığına defnedilmesi ve resmi bir açıklama yapılmaması da tepkileri artırmış, bölge halkı ve kayıp Tunusluların yakınları eylemlerini devam ettirme kararı almıştı.
Yetkililer, gelen tepkiler üzerine yaptıkları kimlik tespit çalışması neticesinde denizden çıkarılan altı cansız bedenin Cercisli olduğunu duyurmuştu.
Cumhurbaşkanı Kays Said, “Cercis Faciası” için soruşturma açılması talimatı vermiş ve yakınlarını kaybeden aileler için taziye mesajı yayımlamıştı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!