Nəriman Bakı
Latince “korkunç yıl” anlamına gelen annus horribilis ironik bir kökene sahip. Söz, Papa’nın “Yanılmazlık İlkesi”ne dayanır. Hristiyan öğretisine göre Aziz Petrus’tan itibaren Papalık İsa Mesih’e, bu anlamda da Tanrının temsiliyetine dayandığı için yanılmazlık ilkesi Papanın insan değil Tanrı vasfına işaret eder. Papa da bu nedenle “yalnılmaz”dır.
Ancak İngiliz Anglikan kilisesi, 1891’de artık kutsiyeti burjuvazi tarafından görünüm düzeyine inen İngiliz aristokrasisinin paçasını kurtarmak için “yanılmazlık ilkesine” dayanarak “annus horribilis (korkunç yıl) kavramını üretti. Bu kavram Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olan Kral/Kraliçe ve monarşileri korumak, yaptıklarını meşrulaştırmak için kullanıldı. Böylece yanılması teorik olarak mümkün olmayan kutsal hükümdarın yediği dünyevi haltların da “kılıfı” dikilmiş oldu.
“Annus horribilis” en son 1992 yılında İngiltere hanedan ailesinin çiğnediği kutsalları (boşanma, intihar, sadakatsizliği) mantığa büründürmek için kullanıldı. Elizabeth 1992 yılını “annus horribilus” ilan etmişti.
Günümüzde hem Türkiye’de hem de dünyada emperyalist kapitalizmin geldiği noktada neredeyse tüm insanlığın insanlıktan çıktığına itiraz eden kalmadı. Ancak egemen sınıf kapitalizmden kaynaklı sorunların, faciaların, savaşların nedeni olarak, kader, fıtrat gibi kutsal kelimelerle gökyüzüne sırtını dayama cüretini gösterse de, yaşananları en hafif deyimle “talihsizlik” olarak açıklama eğiliminde.
Bununla birlikte burjuvazi her türden krizin ağırlaşmaya başladığı tarihin bu kesitinde, esas olarak mezar kazıcısı proletaryanın ona yaşatacağı “annus horribilis”un gerçekleşmemesi için bildiği bütün duaları etmeye çoktan başladı.
Madem burjuvazi ellerini kaldırıp nasıl gökten yardım dileniyorsa, biz de atalarımızı çağırma hakkını kullanalım: Fukaranın ahı tahttan indirir şahı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!