İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki çocuğu istismara sunması, toplumsal ilişkilerin dinci-gerici temelde yapılandırılmasının kazandığı boyutların sarsıcı ifadesi oldu. Bu kesimlerin tahayyül ettikleri geleceğin çarpıcı bir izdüşümü… Toplumun henüz o karanlık zihniyete hazır olmadığını yani ideolojik-siyasi-kültürel hegemonyalarının bu kadarını da kabullendirecek bir derinliğe kavuşmadığını bilen havuz medyası, siyasetçisi, cemaat-tarikat sözcüsü erken yakalanmanın paniğiyle olup biteni inkar yoluna gitti. Ortada ses kayıtları, fotoğraflar ve “evlilik” adı altında istismara sunularak yıllarca tecavüze uğrayan Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin anlatımları varken dört bir koldan “iftira” atıldığını, H.K.G.’nin maniple edildiğini, psikolojik sorunlarının bulunduğunu, yasak şak yaşayan bir kadın olduğunu vs. kanıtlamaya giriştiler. Bu konuda Akit başı çekiyor. Öncesindeyse olayın açığa çıkmaması için savcısından hastanesine, bakanlığından bilmem hangi kurumuna kadar devletin bizzat kendisi üstünü kapatmak için elinden geleni yapmış zaten.
2 yıl önce yeniden şikayetçi olduğu ve devlet korumasına alındığı halde yasal hiçbir girişimin başlatılmadığı olay, son olarak gazeteci Timur Soykan’ın çabalarıyla gündemleşmiş ve 2 yıl bekletilen şikayet İstanbul Anadolu Adliyesi Savcısı Ercan Ateş’in hazırladığı iddianamenin kabulüyle davaya dönüşmüştü. Şimdi öğreniyoruz ki Ateş, kendi isteği dışında aile suçlarıyla ilgili savcılık bürosundan genel soruşturma bürosuna atanmış. Davanın ilk duruşması tepkiler üzerine 30 Ocak’a alınmışken ve buna günler kalmışken istek dışında yapılan bu atamanın bir çeşit cezalandırma olduğu açık.
Bir tarafta bu gelişme yaşanırken diğer tarafta da havuz medya üzerinden yapılan manipülasyonlar devam ediyor. 30 Ocak’ta İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek dava öncesinde H.K.G.’nin bulunduğu kentte duruşma açıldı ve ifade verdi. Yeni Akit, dün bu ifadeyi kuşa çevirerek ve mevzuyu istediği yönde maniple edecek yönlerini öne çıkararak haberleştirdi. Haberinde H.K.G.’nin bir radyo programcısıyla görüşmesine dair ifadelerinin davanın seyrini değiştireceği iddiasını ortaya atıyordu. Oysa cinsel istismarı yalanlayan bir ifade yoktu. Tersine istismarı ayrıntılarıyla bir kez daha anlatıyor ve gerek istismar eden Kadir İstekli gerekse anne ve babası hakkındaki şikayetini yineliyordu.
Gazeteci Timur Soykan gerek bu konuda gerekse savcının görev yerinin değiştirilmesi bahsinde köşesinde şu bilgileri verdi:
“30 Ocak’ta İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek dava öncesinde H.K.G.’nin bulunduğu kentte duruşma açıldı ve ifade verdi.
Yeni Akit, dün bu ifadeden sapıklığa destek olmak için sinsi bir haber yayımladı. H.K.G.’nin bir radyo programcısıyla görüşmesine dair ifadelerinin davanın seyrini değiştireceği iddiasını ortaya atıyordu. Oysa cinsel istismarı yalanlayan bir ifade yoktu.
H.K.G. radyo programcısıyla görüştüğünü ve onu kurtuluş olarak gördüğünü söylemişti. ‘Zeki’ isimli bu kişi ile görüşmesi sanık olan anne ve babasının avukatları tarafından ona suçlama olarak yöneltilmişti. Bu kişiye ‘Canım’ diye yazması duruşmada ona soruldu. Ve şöyle yanıt verdi:
‘Ben bunun anlamını düşünmedim. Onu sadece kurtuluş olarak gördüm zira o çevremdeki kişilerden farklı bir anlayıştaydı.’
H.K.G., ‘Zeki’ isimli radyocunun ‘Altınlarını alıp kaç’ dediğini ifadesinde söyledi. Yeni Akit bunu iftira delili olarak çarpıttı.
Anne Fatma Gümüşel ise radyo programcısı ile görüşmesiyle ilgili kızını suçlayan ifadeler verdi.
Bunları yayımlayıp H.K.G.’yi iftiracılıkla suçlayan Yeni Akit, ifadenin cinsel istismarın anlatıldığı geniş bölümünü yazmadı. H.K.G.’nin kurtulmak istediği tarikat kâbusu haberde yoktu.
Oysa H.K.G. bu duruşmadaki ifadesinde 6 yaşında imam nikâhıyla evlendirilip o yaştan itibaren cinsel istismara maruz bırakıldığını yeniden detaylarıyla anlatmıştı. Kadir İstekli, babası Yusuf Ziya Gümüşel ve annesi Fatma Gümüşel’den kendisine çocukluğu boyunca yaşattıkları için şikâyetçi olduğunu söyledi.
Halen…
***
Tarikat karanlığındaki organize kötülük, H.K.G.’yi sinsice karalayarak işkenceyi sürdürüyor. Oysa sadece H.K.G.’nin ifadeleri değil, savcıya verdiği fotoğraflar, Kadir İstekli’nin ses kaydı cinsel istismarı kanıtlıyor.
Tarikatın karanlık kuşatması sürerken H.K.G.’nin yaşadıklarıyla ilgili iddianameyi yazan İstanbul Anadolu Adliyesi Savcısı Ercan Ateş’in görev yeri değiştirildi. Ercan Ateş, başka bir savcıda iki yıl bekleyen soruşturmayı iddianameye dönüştürmüştü. Ercan Ateş, aile suçlarıyla ilgili savcılık bürosundan genel soruşturma bürosuna atandı. Bu bir terfi ya da tenzili rütbe değil ancak istek dışı yapılmış bir görevlendirme. Yargı çevresindeki söylentilere göre; Ercan Ateş, H.K.G.’nin suç duyurusuyla ilgili soruşturmada başsavcı vekiline haber vermediği için bu görevlendirme yapıldı.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!