Mamak Belediyesi işçileri asgari ücretin altında kalan ücretlerine artış yapılması talebiyle önceki gün iş bırakma eylemine gitmiş, belediyenin kıyım tehdidiyle karşı karşıya kalmış, bu tehditlere rağmen geri adım atmayarak direnmeye devam etmişti.
İşçilerin değil de patronun sendikasıymış gibi hareket eden Hizmet-İş, seslerini duymamış, eylem devam edince de belediyeyle bir görüşme yapmıştı. O görüşmede yapılan teklif ise yok ve yemek çıktığında asgari ücretin altında bir rakama denk düşüyordu.
Teklifi reddeden işçiler, eylemlerini sürdürmüşler, dün görüştüğümüzde de “sesimiz duyulmazsa belediye binası önüne gideceğiz” demişlerdi.
Bugün işçilerle belediye yönetimi arasında anlaşma sağlandığı öğrendi.
Görüştüğümüz işçilere, “Anlaşma sağlandı deniyor sağlandı mı, hangi koşullarda sağlandı?” diye sorduk. Anlaşmanın sağlandığı, aslında sağlanmak zorunda kalındığını belirten işçi, aslında talepleriyle sağlanan anlaşma arasında açı farkı bulunduğunu, fakat kabul etmek zorunda kaldıklarını, çünkü dün gece devreye bilmedikleri bazı şeylerin girdiğini ve içerden çatlak başladığını, böyle olunca da anlaşmanın fiilen kabul edilmek zorunda kalındığını vurguladı.
Yemek yol içinde en düşük ücretin 16 bin 500 Lira olacağını hatırlattığımız işçiye “Peki talepleriniz karşılandı mı?” diye sorduğumuzda “Hayır biz 20 binin altını asla kabul etmeyecektik, bunun için yola çıktık, kararlıydık. Fakat içerden bazı çatlak sesler çıktı kabul edildi” dedi.
“Peki işçiler memnun mu bu sonuçtan?” sorumuza da şöyle yanıt verdi:
“İşçiler memnun da değil mutlu da… Ne olduysa dün gece oldu. Dün gece ne görüşüldüyse bilmiyoruz, kabul etmek zorunda kalındı. Arkadaşlar sindirildi zaten, biliyorsunuz. İşin içinde tehdit vardı ‘çalışan çalışır çalışmayan gider’ diye bizleri tehdit ediyorlardı. Arkadaşlarımızdan bazıları geri adım atınca bu koşullar kabul edildi.
Örneğin ben şimdi izne çıksam, yemek-yol kesildiğinde 12 bin 500 lira alabileceğim. Yaşanacak koşullar değil, ama işte arkadaşlardan bazıları çekilince kabul etmek zorunda kalındı.
Üstelik şöyle bir şey de konuşuluyor; bizim gibi öne çıkan işçilerin 1 hafta 10 gün sonra çeşitli bahanelerle işten atılabileceği söyleniyor”.
“Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sorduğumuzda “Öyle bir şey olursa tabi ki direneceğiz” diye yanıtladı.
Anlaşma içinde eylem yapan işçilerin çıkışının verilememesi de var. Ancak işçiler deneyimlerinden de biliyorlar ki bu böyle olmayacak.
Sonuç itibariyle işçiler direnişleriyle hak aramaya hiç alışık olmayan belediye yönetimine geri adım attırdı. Ancak işçiler de tehdit ve baskılar, devreye giren başka faktörlerle istedikleri sonucu alamadı. Fakat direnmeye teşebbüs etmeleri ve bunda kararlılık göstermeleri bile büyük bir kazanım olarak hanelerine yazıldı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!