Çiçek Özgen
Devlet 1 Mayıs’ı engellemek için “gizli” OHAL ilan etti.
Günler önce yaptığı açıklamalarla, işçi ve emekçilere Taksim’i kapatacağını duyurmuştu zaten. O kapatadursun, mücadeleci sendikalar, devrimciler, kitle örgütleri, siyasi partiler, örgütlü örgütsüz herkes Takim’de ısrarlı olduklarını ve ne olursa olsun yönlerinin Taksim olacağını açıkladılar. Bu kadar kesin ve kararlı ve her yönden gelen Taksim kararı, devletin neredeyse tüm yolları, ulaşım olanaklarını kapatacak, kitlelerin bir araya gelişini engelleyecek boyutta “önlemler” almasına neden oldu. Devlet polisiye hazırlıklarına devam ederken, bir yandan da kendi sendikaları ve yöneticileri aracılığıyla 1 Mayıs öncesi emekçilere saldırmaya, çalışmaları engellemeye kadar vardırdı işi.
Geçtiğimizde günlerde Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi’nde 1 Mayıs çalışması yürüten SES temsilcilerine saldırı da bu amaca hizmet ediyordu. Hastane başhekimi emekçilere “terörist” diye bağırarak, jandarma ve kolluğu sağlıkçıların üzerine sürmüştü. Sağlık çalışanları jandarma ve güvenlikçiler tarafından zorla hastane dışına çıkarılmıştı.
İşin daha vahimi, Hak-İş’e bağlı Öz Sağlık-İş’in* başhekimin yönlendirmesiyle yapılan bu saldırıya sahip çıkması ve sağlıkçıları “provokasyon” yapmakla suçlamasıydı. Kendisi de bir sağlık çalışanı olan başhekimin, mesleki, ahlâki, etik ilkelerini bir kenara koyup, herkese eşit, nitelikli sağlık hizmeti, insanca çalışma koşulları isteşen meslektaşlarına terörist diyerek devlet ağzıyla saldırması, onun adına bir utanç olabilir ancak. Tabii bu utancı duyacağı bir değer içinde kalmışsa…
Ancak içimize çöreklenmeye çalışan, asıl amacı işçi ve emekçiler mücadeleci çizgiden uzaklaştırarak, devlet çizgisine yaklaştırmak olan Hak-İş gibi sarının da sarısı sendikaların bu alçak saldırıları işin daha vahim boyutunu oluşturuyor. Bilinçli olarak palazlandırılan, tehdit, baskı ve göz korkutmayla üye sayılarını artırmaya çalışan bu sendikaları başımızdan atmadığımız sürece, hak kazanımında önümüze daima engel olarak çıkacakları hatta devletle kolkola girip saldıracakları (ki Esenyurt’taki olay bunun küçük bir örneğidir) aşikâr.
Devlet 1 Mayıs öncesi tüm yandaşlarıyla saldırıyı palazlandırmaya çalışıyor. Ancak Hak-İş gibi sarı sendikalara karşı, mücadeleci sendikaların yanında, onların bayrağı altında hak mücadelesinde ısrar etmek, özünde işçi emekçi düşmanlığı yatan diğer sendikaların örgütlenme, var olma yollarını kapatacaktır. Ayrıca 1 Mayıs ve Taksim’de ısrar etmek, baskılara boyun eğilmeyeceğinin en net cevabı olacaktır.
* 2 milyonluk lüks makam aracı ve 52 bin liralık maaşıyla gündeme gelen Sağlık Bakanlığı’ndaki işçilerin yetkili sendikası Öz Sağlık-İş Genel Başkanı Devlet Sert, damadını sendika avukatı yaptığı, Akraba ve dostlarını sendikada işe yerleştirdiği haberleriyle gündeme gelmişti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!