Migros Depo’larındaki Direniş Gözaltılara Rağmen Sürüyor



Migros Depo işçileri direnişlerinin 8. gününde eylemlerini patron Tuncay Özilhan’ın evinin önüne taşıdılar. Polis 100 işçiyi ters kelepçeyle gözaltına aldı


Migros patronu işçilerin sefalet ve sarı sendika dayatmasına, güvencesizliğe, vergi kesintilerine karşı DGD-SEN öncülüğünde 8 gündür sürdürdükleri direnişi kırmak için her türlü aracı kullanmaktan geri durmadı.

Direnişi önce manipülasyonlar ve tehditlerle kırmaya çalıştı, kıramayınca telefonlarına ahlaksız kodlardan (Kod49) çıkarıldıkları mesajları gönderdi. Bununla da yetinmedi, servisleri kaldırdı ve Esenyurt’taki depoya özel gücü gibi kullandığı polisi yığdı.

Şekerpınar’da içeriye girmek isteyen işçileri engellerken dışarıya çıkmak isteyenleri de odalara kilitlettirdi. İşçiler henüz resmi olarak SGK üzerinden işten çıkarılmış gösterilmemişken bir SMS’le “işten çıkarıldınız” diyerek yasaları da ihlal etti. Üzerlerini polis sürülen işçiler de Esenyurt depoyu işgal etti. Aynı şey bugün Torbalı’daki Migros Depo’da yaşandı.

Sermayenin ve devletin gücünü arkasına alan 9 ayda 5,6 milyar TL’lik kâra rağmen enflasyonun altında zammı reva gördüğü işçiler bugün eylemlerini patron Tuncay Özilhan’ın evinin önüne taşıdı.

Önce işçilerin toplanmasını daha sonra yürümelerini engellemek isteyen polis, işçilerin kararlı tavrına çarptı. Bir basın açıklaması yaparak taleplerini sıraladılar. Eylemlerini sürdürmek etmek isteyen işçiler önce polis tarafından ablukaya alındı. Oturma eylemine başlayan işçilere saldırı öncesinde polis gazetecileri alandan çıkardı.

İşçiler polis ablukasına tepki göstererek “Anayasal hakkımız için 1 dakikalık mesafeyi yürümemize engel olmak isteyenler bilsin, “İşçiler geri adım atmaz. Kolluğun görevi patronları değil, işçileri korumaktır. Biz buraya ilk defa gelmiyoruz. Emniyet, Migros birlikte suç işliyor” dedi.

Bunun üzerine polis işçilere işçilere saldırdı, 100’e yakın işçi ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Migros Depo direnişleri, aynı zamanda Migros’un boykot edilmesi çağrılarıyla özellikle İstanbul’un çeşitli mağazalarında yapılan sözlü propagandalarla sürüyor.

İşçi sınıfının kolektif çıkarları bu militan adımın, dayanışma örnekleriyle büyütülmesi direnişin kazanılması açısından kritik bir yerde durmaktadır. O halde harekete geçelim!