1 Mayıs’a sayılı günler kala burjuva devlet emekçilerde filizlenecek en küçük bir hak bilinci ve kazanma iradesini ya da sistemin icazet sınırlarını ihlal eden her türlü tutumu terörize etmeye, saldırganlığını tırmandırmaya devam ediyor. Dün gasbedilen hakları için 17 gündür yollarda, sokakta olan, 9 gündür de Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi sürdüren madencilere ve onlarla dayanışmaya gelen Ankara halkına yönelik biber gazının, copun, tekmelerin konuştuğu polis saldırısı ya da 1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi’nin Kazancı Yokuşu’nda gerçekleştireceği anmaya ilişkin pervasız polis tutumu ve 47 kişinin gözaltına alınması bunun somut ifadesi oldu.
Aylarca alamadıkları ücretleri, gasbedilmek istenen tazminat hakları ve işleri için Eskişehir’den kilometrelerce yol yürüyüp Ankara’ya gelen, Ankara’ya girişleri polis saldırısı ve gözaltıyla engellenip muhatap bulamayınca açlık grevine başlayan Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’nda tam 9 gündür aç bir şekilde direnişlerini sürdürüyor.
İşçiler bu süre içinde de polis saldırısına uğradı, direnişin kırılması için her şey yapıldı. Buna rağmen birliklerini ve direngenliklerini korumaya, “haklarımızı almadan dönmeyeceğiz” demeye devam ediyorlar.
Yıldızlar SSS Holding’e kamu bankalarından Yüklü miktarda kredi verildi!
İşçilere hak gaspı, açlık, biber gazı ve copla saldırı dayatanlar, dayanışma halkalarını daraltıp yalnızlaştırmak için özel çaba sarf edenlerin, gasbedilen haklarını ödememekte direten Yıldızlar SSS patronu Sebahattin Yıldız’a yakın zamanda kamu bankalarından yüklü miktarda krediler verdiği açığa çıktı.
Gazeteci ve Nefes yazarı Deniz Zeyrek, madencilerin maaşını ödemeyen holding sahibi Sebahattin Yıldız’a ilişkin kaleme aldığı yazıda şu ifadelere yer verdi:
Sebahattin Yıldız’ın sahibi olduğu holding, Türkiye’nin en büyük maden şirketlerinden biri. Ruhsat sayısı bakımından en büyük desem yanlış olmaz.
Şirket patronunun yaşadığı lüks hayatı görseniz aklınız durur.
2020’de bir müzayede II. Abdülhamid’in köstekli saatine 185 bin dolar ödediğini söylesem, neyi kastettiğimi herhalde anlarsınız.
Ankara’daki malikanelerini görseniz zaten gayri ihtiyari ‘Bu adam gariban işçilerin maaşını ödeyemez mi?’ diye sorarsınız.
Durun daha bitmedi. NEFES’te dün ekonomi muhabirimiz Nisanur Yıldırım şirketin son üç yılda 131 milyon lira teşvik aldığını yazmıştı.
Ben de dün kısa süre önce bir kamu bankasından yüksek miktarda kredi aldıklarını öğrendim.
Resmen skandal. ‘İşçinin alacaklarını öde’ diye sıkıştıracakları bir patrona teşvik üstüne teşvik, kredi üzerine kredi veriyorlar.
Kimse kusura bakmasın ama yazacağım:
AK Parti’nin hakkını alamayan işçinin yanında değil bu patronun yanında olması ideolojik bir tercihtir.
Geçmişte yoksuldan oy alan ve yoksulların partisi olduğunu iddia eden AK Parti, artık sadece patronların partisidir. Haliyle de AK Parti iktidarı uzun zamandır patronların iktidarıdır. Maden işçileri yerine madenci patronu desteklemelerinin nedeni budur!
Çiçeği burnunda İçişleri Bakanı’ndan provokatörler nakaratı!
Madencilere yönelik dünkü saldırı toplumun hafızasına kazındı. Bu direnişin geniş bir toplumsal sahiplenmeyle buluşmasından korkan devlet var gücüyle saldırdı. Madencilerin direniş içinde oluşturdukları bilinç bir işçinin “Madencinin kaderi buysa bizi öldürün” sözlerinde dile geldi. “Adalet hep zenginlere mi?” diye sordu işçiler”.
Ankara halkının dayanışma halkalarını genişletmesi sistem açısından korkulan ve hızla bastırılması gereken bir olgu olduğu için polisin saldırganlığı sınırsızlaştırılırken aynı zamanda manipülasyon da elden bırakılmıyor.
Bu manipülasyon son olarak Hürriyet yazarı Ahmet Hakan üzerinden dillendirildi. Hakan bugünkü köşe yazısında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüştüğünü, Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan işçilerin alacak krizinin çözüldüğünü kaydetti. Nasıl bir çözümse artık!
Hakan’ın anlatımına göre Çiftçi Yıldızlar SSS Holding’in patronu Sabahattin Yıldız’la bizzat görüştü ve “İşçilerin alacaklarını ödeyin, bu eylem bitsin” ricasında bulundu! Bu rica üzerine madencilerin hesaplarına ödemeler bu sabah itibarıyla yatırılmaya başlandı.
İşçinin hakkına çöken patrondan rica minnet alacakları ödeyin diyen bu devlet, direnişe öncülük eden ya da dayanışmayla kucaklayanları da provokatör ilan etti.
Dün Enerji Bakanlığı’na yürümek istediklerinde önlerine konulan barikatları yıkan madencilere ve dayanışmaya gelenlere nasıl saldırıldığı toplumsal hafızaya kazındı. Hakan’ın anlatımına göre bu saldırının sertliğine ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Çiftçi, eyleme “marjinal grupların” sızdığını belirtmiş ve “Provokatörleri ayırın ama işçilere son derece dikkatli ve müsamahakâr davranın” talimatı verdiğini vurgulamış.
Düşünün ki “provokatörler” dedikleri olmasa madenciler ömür billah o haklarını alamayacak, gündemlerine girmeyecekti. Şimdi “ödeme yapılacak” dedikleri bile son derece muğlak. Bağımsız Maden-İş’in öncülüğü ve toplumsal destek olmasa o muğlak vaatte bile bulunmayacaklarını söylemeyeyse gerek yok.
Korkuyorlar. Madencilerinin haklarını direnişçi bir sendikanın öncülüğünde geliştirdikleri direniş ve dayanışmayla kazanmasından korkuyorlar. Çünkü cesaretin bulaşıcı olduğunu biliyorlar.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!