Taksim Dayanışması: Gezi Aynı Zamanda Gelecek Mücadelemizdir!



Taksim Dayanışması, Gezi Direnişi’nin 13’üncü yılında yaptığı açıklamayla Gezi’nin aynı zamanda gelecek mücadelemiz olduğunu vurgulayarak 31 Mayıs’ta Taksim’de olmaya çağırdı


Gezi Direnişi’nin 13’üncü yılı dolayısıyla açıklama yapan Taksim Dayanışması, onu ortaya çıkaran tarihsel koşulları, iktidar açısından neden halen korkulu bir rüya olduğunu özetleyerek “Biliyoruz ki Gezi, yalnızca tarihin bir dönemiyle sınırlı kalmış bir halk hareketi değildir. Bugün sokakları dolduran binlerce gencin gelecek mücadelesinde, emekçilerin ekmek kavgasında, kadınların yaşam mücadelesinde, işçilerin direnişinde yeniden boy vermektedir” diye belirtti.

Gezi Direnişi aynı zamanda gelecek mücadelemizdir” vurgusu yapılan açıklamada Gezi’de ölümsüzleşenler selamlanırken 31 Mayıs’ta Taksim olunacağına işaret edilip “Eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için bir arada olmaya çağırıyoruz” denildi.

Taksim Dayanışması tarafından yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

GEZİ DİRENİŞİ 13. YILINDA! UMUDU VE DAYANIŞMAYI BÜYÜTÜYORUZ

İçinde taşıdığı olanca umut, sevinç ve acıyla ülke tarihimizin en görkemli, en coşkulu, en kitlesel ve en yaratıcı halk hareketi olan Gezi Direnişi’nin üstünden tam 13 yıl geçti.

Gezi, bu ülkenin yarınlarına sahip çıkan, hakları ve geleceği için mücadele eden, iktidarın her tarafımızı saran baskılarına, antidemokratik uygulamalarına ve rant politikalarına itiraz eden milyonların sesidir.

Gezi, yan yana gelmenin sevincinin, kalabalıkların gücünün, yaratıcılığın heyecanının, dayanışmanın güzelliğinin, bir arada yaşamanın adıdır.

Bizler aradan geçen 13 yılın ardından hâlâ, Gezi Direnişi’ne baktığımızda; bilim ve tekniğin ışığında, tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, eşit, onurlu, barış içerisinde yaşayacağımız, adil bir ülke umudunun ne kadar da diri olduğunu görüyoruz.

Gezi Direnişi beşli çetelere verilen ihalelerin, derelerimizi, ormanlarımızı, kıyılarımızı sermayeye satanların karşısında; emeğin, emekçilerin, gençlerin, emeklilerin, kadınların yani tüm halk kesimlerinin sesi olmuştur.

Gezi Direnişi ve bu direnişin parçası olmuş herkes, tarih karşısında ve toplum vicdanında tertemiz ve lekesizdir.

Biliyoruz ki Gezi, yalnızca tarihin bir dönemiyle sınırlı kalmış bir halk hareketi değildir. Bugün sokakları dolduran binlerce gencin gelecek mücadelesinde, emekçilerin ekmek kavgasında, kadınların yaşam mücadelesinde, işçilerin direnişinde yeniden boy vermektedir.

Gezi Direnişi aynı zamanda gelecek mücadelemizdir.

Bizler, bu umudun bastırılması, yok edilmesi için nasıl haktan, hukuktan koparak pervasızlaştıklarının farkındayız. Gezi’nin, iktidar tarafından nasıl bir korku kaynağı olarak hala canlılığını, güncelliğini koruduğunu görüyoruz.

Aradan geçen 13 yılda, siyasi iktidar Gezi’nin meşru taleplerini bastırmak için baskı, sindirme ve hukuksuzluk politikalarını daha da derinleştirdi. Adeta bir yargı sopası haline getirilen Gezi davası sanatçılardan gazetecilere uzanan bir cadı avına dönüşerek devam ettirildi.

Bugün hâlâ, uydurma delillerle, kurgulanmış bir iddianameyle Gezi davası adı altında Osman Kavala 9 yılı aşkın süredir, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Mine Özerden arkadaşlarımız ise 4 yılı aşkın süredir hukuksuz bir şekilde tutuksak edilmiş durumdadır.

Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz! Arkadaşlarımız hakkında verilen Anayasa Mahkemesi Kararları, AİHM kararları derhal uygulanmalıdır. Arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır.

Gezi’yi yargı eliyle cezalandırma girişimlerinin ardından siyasal iktidar, yargıyı tüm muhalefet güçlerini cezalandırmanın bir aracı haline getirmiştir. Sandıkta kaybedilenin anti-demokratik yöntemlerle ele geçirilmeye çalışılması, muhalefetsiz, seçimsiz bir rejim yaratılmak istenmesi ülkemiz ve demokrasimiz açısından utanç vericidir.

Son olarak da ana muhalefet partisi CHP’ye yönelen saldırı bir demokrasi darbesi olarak karşımızda durmaktadır.

Ülkemizin sürüklenmek istendiği karanlığa karşı Gezi hala kutup yıldızımız olarak durmaktadır. Gezi Direnişi’nden aldığımız birleşik mücadele kültürü, kararlılık ve dayanışma duyguları toplumun her hücresinde hâlâ büyük bir umut olarak durmaktadır.

Gezi Direnişi’nden aldığımız bu umutla; Gezi’nin 13. yılında

31 Mayıs 2026 Pazar günü TAKSİM’deyiz.

Gezi Direnişi’nde kaybettiğimiz Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım’ın anısı önünde saygıyla eğiliyor; Eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için bir arada olmaya çağırıyoruz.

TAKSİM DAYANIŞMASI