Türkiye solundaki benzer “ince siyaset” meraklıları gibi KÖH saflarında da yaygın ve etkin olan marazi bir anlayış var: Karşımızdaki güçleri tahlil ederken onlar arasındaki çatlaklara odaklanıp buna dayalı politika ve taktikler oluşturmak şeklinde özetleyebiliriz bu hastalıklı siyaset tarzını. Bu tarz Rojava Devrimi’nde ABD ile kurulan ilişkiye biçilen misyon ve ondan beklentiler konusunda da çok sık çıktı karşımıza
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: Fehim Taştekin
Karanlık Çökerken!
Colani’nin ‘temiz kâğıdı’ alabilmek için eğildiği aktörlerin talepleri Suriye’yi dört ucu bir araya gelmez bir bohçaya dönüştürüyor. Türkiye ve ABD, SDG ile ilgili zıt planlarla geliyor. AB ortaklık için Rus üslerinin kapatılması şartını dayatıyor. Batı bloku İsrail için güvence arıyor. Para kasası Körfez ya da komşular ‘cihatçı devrim’ ihraç edilmeyeceğinden emin olmak istiyor.
Devamını Oku »Bahçeli-Erdoğan Paradigmasında Suriye’nin Payına Düşen Nedir?
ABD’nin SDG’yle ortaklığı ve İsrail’in Kürtlere yaklaşması, Kürt meselesinin dış müdahale gerekçesi olmaktan çıkarılması ihtiyacını ortaya koyuyor. Öcalan devletin korkusuna hak verip bunu çözüm için katalizöre dönüştürmeye çalışıyor
Devamını Oku »Soykırımdan ‘Yeni Düzen’ Sanrısına: Aksa Tufanı’nın Çıktıları
İsrail en iyi bildiği şeyi yaptı: Katliam, yıkım, yerinden etme, her bir bireyin tadacağı dehşet, aşağılama, açlığa mahkûmiyet. Peki yıkım ve ölümden gayri sonuç? Yerin altını üstüne getiren ve tünel sistemlerinin önemli bir kısmını havaya uçuran operasyonlara rağmen Hamas ve diğer direniş örgütleri beyaz bayrak çekmedi... Dizginsiz dehşet savaş zamanında İsrail'e üstünlük kazandırabilir ama yol açtığı felaket kendisine çok sert fırtınalar olarak dönebilir
Devamını Oku »İki Suikast: İsrail Dünya Savaşı İçin Bütün Sınırları Zorluyor
Netanyahu kendi geleceğini garantiye almak için Gazze’de ateşkesten kaçınıyor, Lübnan cephesini genişletmeye çalışıyor ve ABD’yi İran’la savaştıracak hamleler yapıyor... İsrail iki suikastla psikolojik üstünlüğü ele geçirdi. Fakat hedeflediği caydırıcılığı inşa etmesine yetmiyor.
Devamını Oku »Nuseyrat, Ah Nuseyrat!
Nuseyrat ve diğerleri… Toprağın altındakiler direnerek gittiler. Ayakta kalanlar gidenleri utandırmadı. Nesilden nesile birbirinin acılarını omuzlayarak bugünlere geldiler. Gözyaşını silip yeniden dirildiler.
Devamını Oku »Tiyatro Diyenler Bu Yazıyı Okumasın!
İran’ın saldırı koreografisini silahların yüzde kaçı hedefe ulaştı sorusuyla ölçmek ya da bunu bir farsa benzetmek yanıltıcı olabilir. Hizbullah’ın da altı aydır basit bir çatışma stratejisi gütmediğini, aynı zamanda Demir Kubbe’yi çözmeye yönelik atışlar yaptığını hatırlatalım. Teslim etmek gerekir ki rejimin kendi insanında yarattığı alerji bir kenara İranlılar uzun vadeli güç mücadelesinde ustalar.
Devamını Oku »Hadi devreleri yakalım!
Karanlığa karşı savaşan aydınlığın güçleri “Size daha az ölümle yok edilmiş bir Gazze vadediyoruz” diyor. Susun ve ölün! Aklı ve vicdanı olan her bireyin şiddetle reddedeceği bir süreç karşısında kavramlar üzerinde dans ederek mazeret üreten ilkeli tayfalar görüyoruz. Güya kendi ahlaki bütünlüğünü koruyan bir çaba. Çok sefilce!
Devamını Oku »Sömürge törpüsü: İsrail’e mahpus olmak
Filistinlilerin yaşamını karartan duvarlar, bariyerler ve kontrol noktaları olmadan da mahkemeler ve hapishaneler tek başına bu rejime apartheid demeye yetiyor. İsrail bu cezalandırma ve yıldırma mekanizmasını sürekli ve yaygın olarak kullanıyor.
Devamını Oku »Savaşın İsrail’e taşınması neleri değiştiriyor?
Son tırmanıştan önce dans sırası Suudilere gelmişti. Veliaht Prens Selman geçen ay BM Genel Kurulu sırasında Netanyahu’nun keyfine keyif katacak şekilde normalleşme anlaşmasına çok yaklaştıklarını söylemişti. Filistinliler arasında Suudi Arabistan’ın İsrail’le el sıkışması Filistin davasına vurulabilecek en büyük darbe olarak ele alınıyor. Haliyle Aksa Tufanı normalleşme sürecinin tam ortasına atılmış bir bomba olarak da görülebilir.
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!