Bir öğrencinin Twitter’dan yaptığı davete icabet etmek bahanesiyle Ankara’nın Altındağ ilçesindeki Hüseyin Gazi Öğrenci Yurdu’ndaki sahura katılan Tayyip Erdoğan’ın benzer gösterileri devam ediyor. Erdoğan bu defa da eşi Emine Erdoğan’ın Twitter’dan yaptığı paylaşıma cevap vererek Beştepe’deki sahur davetine katılan gençlerle bir araya geldi, gençlerin sorularını yanıtladı.
Gençlerin sorularını yanıtlayan Erdoğan bu defa dürüstlük (!) üzerinden siyaset yaptı! Diğer parti adaylarının kendilerine kadro verileceğini ya da kredi borçlarını sileceklerini vadederek dürüst davranmadıklarını iddia eden Erdoğan, öğretmen adaylarına dürüst dürüst piyasacı nasihatlerde bulundu.
‘Kendinizi sadece öğretmenliğe kilitlemeyin’
“Kendinizi sadece öğretmenliğe kilitlemeyin. Bu meslek dışında neler yapılabilir üzerinde çalışılmalı” cümlesinde özetlenen bu nasihatle bir bütün olarak eğitim sisteminin özelde de öğretmenlik mesleğinin piyasanın acımasız kurallarına teslim olması gerektiğini söylemiş oldu.
Bir ara hızını alamayarak emperyalist kapitalizmin neoliberal kurallarından bağımsız olarak “milli paradan” ve faiz indiriminden bahseden Erdoğan, ekonomi bilimine takla attıran bu tekerlemelerini bir süredir yinelemiyor. Belli ki bir yerlerden kulağı çekildi. Ataması yapılmayan öğretmene ya da kredi borçlarından yakınan gence verdiği yanıt da bu konuda epey bir akıllandığını gösteriyor. Keza bu “dürüst” yanıtlar aynı zamanda kulaklarını çeken yerlere gönderilmiş mesajlardır.
Onlara, “piyasa ekonomisinin koymuş olduğunuz kuralları konusundaki ustalığıma güvenin” garantisidir.
‘Üniversite okudum diyebilmeniz için açtık!’
Neredeyse her ilçeye üniversite konduran ve bu eğitim anarşisinin yarattığı sonuçları da eğitimli-ucuz işgücüne tahvil etmeye kalkışan, üstüne bir de “üniversite eğitimi oranı artıyor” havası basan Erdoğan o her zamanki havacılığıyla, “Yavrularımız ‘üniversite okudum’ diyebilsin diye herkesi üniversiteli yaptık, bunu biz başardık” diyecek kadar da pişkinlik yapabildi.
Üniversite diplomasının herhangi bir mesleki karşılığının kalmadığı günümüz koşullarında yüzbinlerce öğretmenin ataması yapılmadan beklemelerinin nedenlerinden biri olan bu özet sözleri bu rahatlıkla sarf edebilmek için Erdoğan gibi tüccar kafalı bir pragmatist olmak gerekir.
Sözümona “dürüstlük siyaseti” yapan Erdoğan bunları bu rahatlıkla konuşurken ataması yapılmayan binlerce öğretmen ya intiharın eşiğinde ya enformel iş pazarının dalgalarıyla boğuşmakta ya da sürüklendikleri derin sosyal-psikolojik sorunlarla boğuşmakta…
Tıp fakülteleri hedefte
Erdoğan, sahurda borçlarıyla gündemleştirilen tıp fakültelerine çatmadan da durmadı. Söze, “Başarının sırrının insanı, parayı ve bilgiyi yönetmekte” diye başlayan Erdoğan, “ Tıp Fakülteleri korkunç bir borç içinde. Üniversite Tıp Fakülteleri devlete devredilmeli, işin idari yönetimi Sağlık Bakanlığı’na bırakılmalı. Buna itiraz ediliyor ama kardeşim batırıyorsunuz bizi, maliyet çok yüksek. Biz bunun altından kalkamayız ki” diyerek önümüzdeki dönemde bu fakültelerin kazanacağı niteliği de ortaya koydu: Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyon yaptığı, özerkliğin tümüyle ortadan kaldırıldığı birer ticarethane…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!