‘Akademiye’ MİT konferansı!



MİT Türkiye tarihinde bir ilki gerçekleştirerek rektörlere konferans verdi, bu girişim içeriksel ve biçimsel olarak oldukça manidar!


MİT Türkiye tarihinde bir ilki gerçekleştirerek rektörlere konferans verdi. İhraçlarla tek tipleştirilen akademi, MİT Başkanı Hakan Fidan’ın “Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi” başlıklı konferansı için YÖK’te toplandı. Konferansa Ankara Valisi Vasip Şahin, YÖK Üyeleri, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Türkiye’deki bütün üniversitelerin rektörleri ile üniversitelerdeki siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanındaki yöneticiler ve akademisyenler katıldı.

Fidan onlara Türkiye’nin ne kadar kritik bir bölgede olduğu, içerde ve dışarda ne tür “düşmanlarla” karşı karşıya bulunduğuna dair analizler kasarken, onlar da bu analizleri düğme taktıkları (!) cüppelerini ilikleyerek dinledi!

Fidan, konferansta yaptığı konuşmada Türkiye’nin jeostratejik ve jeopolitik konumundan bahsederek şunları kaydetti:

Teknolojik gelişmelerin ve imkanların da etkisiyle, ulus devletlerin çatıştığı klasik rekabet ortamından, bireylerin devletleri tehdit edebildiği, asimetrik çatışmaların yaşanabildiği uluslararası bir düzen ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle farklı coğrafyalardaki gelişmeler ve krizler arası etkileşim, ülkemizin iç, dış tehditler, algı operasyonları ve siber saldırılar gibi asimetrik tehditlerle aynı anda mücadele etmesini gerekli kılmaktadır. Ülkemizin istikrarını, bağımsızlık ve bütünlüğünü hedef alan terör örgütleri Suriye ve Irak’taki otorite boşluğundan yararlanmaktadır. Devletleşmeye ve devleti ele geçirmeye çalışan terör örgütlerinin taşeron olarak yoğun şekilde kullanılması, iç ve dış tehditlere karşı bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesini gerektirmektedir. Hareketli bir coğrafyada bulunan Türkiye, içe içe geçen siyasi, güvenlik, ekonomik, siber tehditlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak durumdadır. Bunun için bölgesel ve küresel denklemin iyi analiz edilmesi ve olayların stratejik düzeyde nasıl şekilleneceğinin öngörülmesi büyük önem arz etmektedir.

Fidan, MİT olarak, devletin dış politikada artan etkinliğiyle uyumlu olarak yakın ve uzak coğrafyada yaşanan gelişmeleri, mevcut ve muhtemel tehdit alanlarını, aktörlerin yaklaşımlarını ve bunların Türkiye’ye yansımalarını yakından takip ettiklerini, söyledi.

Her açıdan manidar!

MİT ve YÖK’ün bu girişiminin gerek biçimsel gerekse içerik anlamında oldukça manidar olduğu açık. Bu girişim her şeyden önce bir zamanlar üniversiteyi kışlalaştırmak için yapmadığını bırakmayan YÖK’ün şimdi de onu tüm bir akademi kadrosuyla mevcut rejimin kızağına bağlamak için pervasızca hareket edeceğinin ilanı anlamına geliyor. Dahası, burjuva iktidar blokunun kendisi gibi düşünmeyen tüm kadroları ihraç ederek tek tipleştirdiği üniversiteyi şimdi de kendisi ve temsil ettiği burjuvazinin stratejik çıkarlarına göre ideoloji-teknoloji üreten askeri-istihbari bir karargâh haline getirmeye çalıştığını ifade ediyor. Üniversitenin iktidar blokuyla dolaysızca ilişkilenip, onun organik bir parçası haline gelmesinde atılmış sıçramalı bir adım niteliği taşıyor.

Hakan Fidan’ın sunumunu yaptığı “Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi” başlığı ve bu başlık altında basına yansıyan değerlendirmeleri elbette ki bu noktada anlam taşıyor. Nitekim Fidan o değerlendirmelerde akademiyi stratejik tehlikeler (iç-dış düşmanlar!) konusunda uyarırken aynı zamanda ona sunduğu eksen üzerinde hareket etmeyi buyuruyor.

Fakat bunun da ötesinde Fidan’ın akademiye böyle bir konferans vermesinin kendisinin başlı başına manidar olduğu açık. Bu gelişme, devlet ve rejim değişikliğinin tüm bir devlet kurumlarının ideolojik-siyasi-kadrosal dönüşümünü kapsayan, en küçük birimin bile bunun organik bir parçası haline getirilmesini esas alan, bilimsel olan ne varsa hemen hepsini bu odaktan bakarak kökünden kazıyan bir süreç olarak ilerlediğini göstermektedir.

Karşıtını üreteceğinden ise şüphemiz yoktur. Keza ne yaparlarsa yapsınlar halen bitiremedikleri güçlü toplumsal direniş dinamikleri var.