Salı, 20 Ekim 2026

Roboski katliamının 98. ayındayız



Roboski İçin Adalet Girişimi kurucusu Tanju Gündüzalp, “Roboski aydınlatılmadıkça, Türkiye siyasetinde sivilleşme ve demokratikleşme söz konusu olmayacaktır” dedi


Roboski Katliamının 98’inci ayında İHD Ankara Şube önünde Roboski İçin Adalet Girişimi “Roboski bir daha asla” şiarıyla basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında konuşan Roboski İçin Adalet Girişimi kurucusu Tanju Gündüzalp, “Roboski aydınlatılmadıkça, Türkiye siyasetinde sivilleşme ve demokratikleşme söz konusu olmayacaktır” dedi. Basın metninde şunlar söyleniyordu:

KATİLLER BULUNSUN, ROBOSKİ BİR DAHA ASLA!
34 insanımızı yitirmek, savaş uçaklarının bombalaması sonucunda… Böyle bir katliamı yaşamak, yitirilenlerin aileleri ve yaşadıkları toplumda tarifi edilemez bir travma, acı ve yoksunluktur. Bunun Roboski’de de Ortadoğu’da da yaşanması, ailelerine ve topluma yansıyan acısını yaşamayan hissedemez de bilemez de.

Roboski’de -19’u çocuk- 34 sivil insanımızın katledildiği günden bu yana 8 yıl geçti… 98 aydır bir köy, bir halk, bir toplum, bir ülke hep birlikte adaleti arıyor… O geceden bugüne geçen 426 haftada, hukuk kayıp, adalet kaçak, herkes suspus… Katliamın ardından geçen 2984. gün ve adalet hala yok, yok, yok… Meclis komisyon kurdu ve sakladı, yargı ise akladı.

Geçimlerini sağlamak amacıyla sınır ticareti için çıkmış oldukları yolda üzerlerine bombalar atılarak öldürüldü 19’u çocuk 34 sivil insanımız. Geçiş rotaları ve oradan geçerek sınır ticareti yaptıkları her zaman bilinirken katledildiler. Roboski, çizilmiş sınırlar yüzünden ekmeğini katır sırtında kazanmaya mahkum edilmiş insanlarımıza, yaşama şansı bile tanımayan bir vicdansızlığın sembolüdür.

Aradan geçen sekiz yılda; aileler, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri, hukukçular olayın aydınlatılması, suçluların cezalandırılması için mücadele verdiler. 34 insanın bombalarla öldürüldüğü her kesim tarafından kabul görmüş, kanıtlanmış olmasına rağmen, bu durum yasalar ve adalet sisteminde bir türlü karşılığını bulamadı. Cezasızlığın her köşe başına yerleştiği bu topraklarda, failler hala yargılanmadı. Dün de bugün de işlenen suçlar karşısında cezalandırma gerçekleşmiyor, adalet sağlanmıyor. Bir sonraki katliamı tetikleyen cezasızlık geleneği, hukuku yok varsayma, derin korumacılık, görünmeyen ellerle Roboski davası için de hala uygulanıyor. Bir katliamın cezasız bırakılmasının, yargı yollarının kapatılmasının, devlet olarak böyle bir katliamı örtmenin bir açıklaması olamaz. Adalet sisteminin çöküşünün ispatıdır Roboski Katliamı.

Bugün bir kez daha yaşıyoruz bu acıyı. Savaş bir insanlık suçudur, ne öncüsü, ne yancısı ne de destekçisi olmamaya çağırıyoruz karar vericileri ve politikacıları. Beyaz’a ve barışa olan desteğimiz, gencecik insanlar ölmesin, katledilmesin diyedir ve barış demeye devam edeceğiz. Bu toprakların sahibi tüm halklar ve topluluklar, on yıllardır tahrip edilen barış içinde bir arada yaşamı kuruncaya kadar bu mücadelemiz sürecek. İnsan; etnisitesine bakılmaksızın insan olarak kabul edilir, bunu da buraya not düşmek isteriz.

Devletin en asli görevi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile garanti altına alınmış olan yaşam hakkını korumaktır. Bu sözleşme ile YAŞAM HAKKInın yasalarla koruma altına alınması hükme bağlanmıştır. Adaleti arıyoruz.

Her toplumun hafızası vardır. Ne kadar saklama ve inkâr yoluna gidilse de bu hafıza hem barış hem de adaleti talep ediyor ve edecek de. Roboski’de yaşanan katliamın sorumlusu tüm karar vericiler cezalandırılmadıkça, geçmişle yüzleşme, darbecilerle hesaplaşma iddiası inandırıcı olmayacak, gelecek ve adaletli bir düzen kurulamayacaktır.

Roboski’ye adalet gelmeden Türkiye’ye adalet gelmeyecektir. Başta Roboski olmak üzere tüm insan yaşamını ve özgürlüklerini ortadan kaldıran savaşa ve şiddete karşı, hepimiz itiraz hakkımızı kesintisizce kullanacağız. Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş, hukuk ve adaletin olmayışıdır. Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur. Roboski aydınlatılmadıkça, Roboski’de yaşananlar halka açıkça anlatılmadıkça Türkiye siyasetinde sivilleşme ve demokratikleşme söz konusu olmayacaktır.

Biz, Adalet arayışının, bir arada ve barış içerisinde yaşamanın tarafıyız. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, Roboski ve tüm katliamlar için adaleti talep etmek adına bir araya geleceğimiz ve adaleti sağlayacağımız güne kadar yataklarımızda rahat uyumayacağız, uyutmayacağız da. “İnsan olarak ne yapabilirim?” sorusunu soran herkese her ayın 28. günü sesleneceğiz, hatırlayacağız “gelin sesimizi birlikte yükseltelim” diyeceğiz.

Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda “Barış ve Adalet”in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir.