Salı, 30 Haziran 2026

Milli Dayanışma Kampanyası’nın esas kaynağı işçiler!



Erdoğan’ın korona salgınına karşı “Biz bize yeteriz” sloganıyla başlattığı Milli Dayanışma Kampanyası’nın esas kaynağının da işçiler-emekçiler olacağı açıktı. BOTAŞ’ın işçilerin ücretlerinde kampanya için yapacağını açıkladığı kesintiler bunun somut ifadesi oldu


İşçi ve emekçilerden iğneden ipliğe kadar tüm tüketim kalemlerinden fahiş oranlarda dolaylı vergi alan, geçmediği köprülerin-kullanamadığı hastanelerin-havalimanları ve yolların parası için de ek vergiler koyan, soluduğumuz havayı bile çeşitli isimler altında vergilendiren, aldığımız ücretlerin önemli bir kısmına vergi adı altında el koyan ve dahası bizden kestiği paralarla çeşitli fonlar oluşturan ve  tüm bu topladığı paraları burjuvaziye-israfa ve savaş politikalarının finansmanına aktaran burjuva devlet, koronavirüs konusundaki yaklaşımlarıyla da kimseyi şaşırtmadı.

Korona salgınıyla ilgili ilk resmi vakanın açıklandığı bir hafta boyunca ortalıkta görünmeyip, sonra zırt pırt ulusa seslenen, kendisi dışında kimsenin bağlayıcı açıklamalar yapmasına müsaade de müsamaha da göstermeyen Erdoğan, dün akşam da işsizlik-açlıkla hastalık tehlikesi arasında sıkışıp kalan işçi ve emekçilere yine hiçbir şey söylemedi. “Bütçeden size bir şey yok”un altını bu sefer bağış toplama kampanyası başlatarak çizdi.

Büyük bir yüce gönüllülük yapmış pozlarıyla kendisi ve bakanlarının bilmem kaç maaşlarını bağışladıklarını ilan ederek açtı perdeyi. Patronlara ve kendi deyimiyle “hayırseverlere” da seslenerek “siz de koyun” çağrısı yaptı. En çok da emekçilere güveniyordu belli ki. Bir de önümüz bayramdı fitre ve zekatlar ne güne duruyordu! Kısacası işçi ve emekçilere yine onlardan alıp onlara dağıtacağını rivayet ettiği bir İBAN numarası duyurarak, ne kadar güçlü bir devlet olduğunu da kanıtlamış oldu!

Bu biriken paranın nereye gideceğini ve nasıl harcanacağını da önceki deneyimlerden yola çıkarak tahmin etmek güç değil. Dahası dağıtımcı olarak başına kendi hegemonya aygıtları gibi çalışan vakıfları tayin ettiğine göre meselenin esasını kavramak da öyle… Muhtarları da unutmadı tabi.

Kendisi bir kampanya açmışken CHP’li 4 büyükşehir belediyesinin mevzuatlara da uygun olarak başlattıkları ve toplumsal olarak kabul gören bağış kampanyalarını bir geceyarısı genelgesiyle yasadışı ilan ettirdi. “Karanlıklar Prensi” Soylu’ya çıkarttırdığı genelgeyle sadece o kampanyaları yasadışı ilan etmekle de yetinmeyip, belediyeler hakkında tahkikat başlatacağı tehdidi de savurdu.

Tüm bunlar olurken ortaya çıkan bir gerçek Erdoğan’ın başlattığı kampanyanın ne mene bir şey olduğunu açıkça ortaya koydu. Sözümona asıl olarak yevmiyeyle çalışan ve bu süreçte işsiz kalan emekçiler için başlatılan (işsizlik sigortası fonu falan yok tabi!) kampanyanın esas dayanakları da işçiler, emekçilerdi! BOTAŞ’ın işçilere gönderdiği mesaj da bunun teyidiydi.

BOTAŞ işçilere gönderdiği SMS ile maaşlarından kampanya için kesinti yapılacağını söylüyordu!

SMS’te “Milli Dayanışma kampanyası kapsamında 2020 Nisan ayı maaşlarımızdan; kapsam dışı personelimizden 400 TL, kapsam içi personelimizden 200 TL olmak üzere kesinti yapılacaktır” deniliyordu.