Toprağa düştüğünde “Halkın yoldaşı” dedik onun için…
İşçiydi Ethem, hem de komünist bir işçi
27 yıllık ömründe çalışmadığı iş, dolaşmadığı kent kalmamıştı.
Birçoğumuz ilk defa duyduk, bir daha hiç unutmayacağımız o ismi: Ethem Sarısülük!
1 Haziran’dı günlerden, Ankara-Kızılay’da polis barikatını yarıp meydana giren ilk grubun içindeydi. Polis üniformalı katil Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan mermilerle alçakça kurşunlandı.
12 Haziran’da durdu kalbi Ethem’in.
Ethem yoldaş, Gezi’nin Ankara ayağında Kızılay’daki çatışmalar sırasında yakın mesafeden hedef alınarak kurşunlandı.
Tüm bir dünya tanığı oldu kurşunun yol alışının, oluk oluk akan kanın…
İşçi sınıfının bu yiğit evladı, Gezi Direnişi’ni de sınıfın diliyle yaşadı.
Gerçek düşmanımızın kapitalizm olduğunun bilinciyle sınıfa karşı sınıf netliğiyle en ön saflarda proleter bir militanlıkla dövüştü.
Mehmet’ler, Abdullah Cömert’ler, Ali İsmail’ler, Medeni’ler, Ahmet Atakan’lar, Berkin’ler, Hasan Ferit’ler… onun peşisıra ölümsüzleşenler aynı barikat başında aynı yürek atışlarına gönül verdiler.
Hepimizi biçen aynı kurşunla vuruldular.
Yere düşerken bile aynı gelecek hayalleri kurabildiler. Ölüme böyle inatla direnirken bile mücadele ve geleceğe böyle inançla sarıldılar.
Onu genç bilinçlere, yorulmamış ruhlara, gelecek tutkusunu bayrak yapmış yüreklere taşıyarak çoğaltmak… görevi önümüzde duruyor.
Adnan Yücel,
“bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler…” diyordu.
Ethem yoldaş hem yarınlar için direndi hem yarınlarımıza yürüdü.
Özlemle ve gururla anıyoruz…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!