Önceki gün Diyarbakır Bağlar’ın 5 Nisan Mahallesi’nde polisin “dur ihtarına” uymadığı ve ateş açtığı, bu sırada polis Atakan Arslan’ın ölümüne neden olduğu iddia edilen M.E.C adlı genç ile o esnada yanında oldukları belirtilen iki kişi yapılan operasyonlarda gözaltına alındı. M.C.E.’nin gözaltı sırasında işkenceye uğradığını gösteren fotoğraflar MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un danışmanı Emre Soylu tarafından Twitter üzerinden paylaşılmıştı.
Bunun üzerine hem Diyarbakır Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü hem de İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı açıklamalar yaptı.
Başkasının faşistine çemkiren, o faşiste bağlı polislerin sokakta estirdikleri terörü lanetleyen AKP’li devletin temsilcileri, Türkiye’de son 15 yıldır işkencenin olmadığını iddia ederek, Diyarbakır Emniyeti’ndeki işkence fotoğrafını objektif olarak savundular.
Gerek Diyarbakır Valiliği’nin gerek İl Emniyet Müdürlüğü’nün açıklamaları ve onların akabinde İçişleri Bakanlığı’nın fotoğrafa değil de haberini yapanlara dönük saldırgan üslubu bunun açık ifadesidir.
Her iki açıklamada da M.C.E.’ye yapılanlar sözümona ağzındaki jiletle polise zarar vermeye kalkışması gerekçesine dayandırıldı, “orantılı güç kullanılmıştır” denildi.
Fotoğraftaki görüntünün de işkence değil, M.C.E.’nin ağzında jilet olması üzerine üstünde de bulunabileceği düşünülerek ince arama yapma gereği duyulduğu, M.C.E.’nin buna direnmesi nedeniyle de sözü edilen “orantısız güç” kullanımının devreye girdiği ifade edildi.
‘90’larda işkenceyi kafasını duvarlara vurdu, işkencede ölümleri de kendisini kaybedip pencereden atladı ya da hücresinde kendisine zarar verdi şeklinde açıklayan devletin bugün M.C.E.’nin üzerinde jilet bulunduğunu, polise zarar vermeye kalkıştığını, bu nedenle kendisine “orantısız güç” kullanıldığını söylemesi deja vu dışında bir etki yaratmıyor!
İl Emniyet ve Valilik açıklamasındaki sayısız tutarsızlık bir yana (mesela M.C.E.’nin ellerinin önden kelepçelenerek gözaltına alındığı söylenmesine rağmen fotoğraflarda ellerinin arkadan kelepçelendiğinin görülmesi gibi!) işkenceye dair tek bir laf etmeyip, olayı meşrulaştırma çabaları bile nasıl bir yaklaşım içinde olduklarının açık izahıdır.
İçişleri Bakanı Yardımcısı ve Sözcüsü Çataklı’nın “Hafta sonu şehit olan polis ve askerlerimize başşağlığı dileyemeyenlerin garip bir şekilde polis katiliyle ilgili ortaya attıkları tartışmaları şiddetle reddediyoruz” sözleriyse M.C.E.’ye yapılan işkencenin aleni kabulüdür. Bunun da ötesinde işkencenin onaylatılma çabasının, onaylamayanının hain ilan edilmesinin açık ifadesidir.
Aynı yaklaşım dün Bursa’da Erman Özcan isimli polisin iki grup arasındaki çatışmaya müdahale ederken hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Süleyman Soylu’nun “Bursa’da bir kavgayı ayırmak için çaba sarf eden bir polisimiz daha Şehit oldu. En başarılı dönemini geçiren polisimizi bir haftadır hedef gösterenler, mutlu musunuz? Zihniyeti çürümüşlere rağmen kamu güvenliği, kamu düzeni sağlanmaya devam edilecektir. Başımız sağ olsun” sözlerinde de vardı. O da bu sözleriyle polisin sokaklarda terör estirmesinin toplumsal olarak onaylanmasını dayatmış, iki farklı düzlemde ele alınması gereken gelişmeleri aynı sepete koyarak şiddete toplumsal rıza gösterilmesini buyurmuştu!
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde işkence gören ve copla tecavüze uğradığı düşünülen M.E.C.’nin fotoğraflarının MHP Milletvekili danışmanına nasıl ulaştığı ve bunun da aslında ciddi bir suç olduğuna dair anlamlı bir cümle kurulmayan Emniyet ve Valilik açıklaması şöyle:
Bazı sosyal medya hesaplarında ve internet haberlerinde, 30 Mayıs 2020 günü şehit olan meslektaşımız Polis Memuru Atakan ARSLAN’ı şehit eden M.E.C. isimli şahsın yakalanması sonrasına ait olduğu bildirilerek çeşitli görüntülerin paylaşıldığının görülmesi üzerine konu hakkında açıklama yapılması gereği duyulmuştur.
Olayın faili M.E.C. isimli şahıs yakalandıktan sonra ilgili adli birime intikal ettirmek üzere elleri önden kelepçelenmek suretiyle ekip otosuna bindirilmiş, şüpheli şahsın araç hareket halinde iken ağzından çıkardığı jilet ile görevli personelimize saldırması ve tehdit etmesi üzerine görevlilerimizce artan oranda maddi kuvvet uygulanmak suretiyle bahse konu jilet muhafaza altına alınmıştır.
İlgili adli birime intikal ettirilen M.E.C. isimli şüpheli şahsın, ekip otosunda ağzından jilet çıkarmasıyla oluşan makul şüphe nedeniyle, kendisinin ve görevlilerimizin güvenliği sağlamak adına daha detaylı arama yapılacağı esnada direnmesi üzerine orantılı güç kullanılarak kıyafetleri çıkartılmış ve iç çamaşırının bel bölümündeki lastik kısmında bir adet jilet daha bulunmuştur. Gerçekleştirilen tüm işlemler ve adli inceleme yapmak üzere muhafaza altına alınan kesici aletler, yakalama, arama tutanağında yer almaktadır.
Bazı sosyal medyada hesaplarında paylaşılan görüntü üst arama işlemi esnasında çekilmiş olup konu ile ilgili idari tahkikat, tespit edildikten hemen sonra başlatılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!