Hastane yangınının arkasından da Davutpaşa ve Ostim hikayeleri çıkıyor!



Antep’teki SANKO Üniversite Hastanesi’nde dün meydana gelen patlama nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 11’e yükselirken, bu patlamanın arkasında da onlarca işçinin öldüğü Davutpaşa ya da Ostim-İvedik patlamalarının hikayesine benzer bir hikaye çıkıyor


Antep’teki Sani Konuk Üniversite Hastanesi’nde (SANKO Üniversitesi Hastanesi) dün sabaha doğru yüksek akım oksijen cihazından kaynaklanan ve oksijen sisteminin etkilenmesi sonucu çıkan yangında ilk belirlemelere göre sekiz kişi hayatını kaybetmiş, çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan hayatını kaybedenlerle sayı ona yükselmişti. Son olarak 25 Aralık Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Hamo Aslan (72) da burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayınca ölü sayısı on bire yükseldi.

Daha önce atölye ya da fabrikalarda maliyeti düşürmek için ucuz ve kalitesiz tüplerin kullanılması, bu durumun denetimlere takılmadan kolayca gerçekleşmesi sonucu büyük patlamalar yaşanmış, bu nedenle Ostim-İvedik-Davutpaşa’daki patlamalarda onlarca işçi can vermişti.

SANKO Üniversite Hastanesi’ndeki bu patlama, aynı maliyet hesabının sağlık hizmeti satan birer ticarethane gibi çalışan özel hastanelerde de söz konusu olduğunu çarpıcı bir şekilde gösterdi. Hastane patronlarının kar dışında bir şey düşünmedikleri, gerek hastaların gerekse sağlık emekçilerinin canını hiçe sayacak bir vampirlikle hareket ettiklerinin ifadesi olan bu gelişmede, yetkili merci olan Sağlık Bakanlığı’nın da diğer patlama ve katliamlardaki resmi makamların tutumunda olduğu gibi görevini yapmadığı açığa çıktı. Keza bu hastanede muhtemelen kalitesiz ya da arızalı oksijen tüplerinin kullanıldığını biliyor olmasına rağmen gerekli uyarıyı patlamadan 1 gün önce yaptığı açığa çıktı.

Daha da vahimi basına bilgilerden de anlaşılacağı gibi Sağlık Bakanlığı’na birçok hastaneden korona hastalarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan düşük kaliteli oksijen terapi cihazlarının yangın çıkardığı yönünde şikayet gittiği halde bu cihazların kullanılmaya devam etmesi.

SANKO’da on bir hastanın ölümüne, gerekli önlemler alınmadığı için yangının içine dalarak hastaları kurtarmaya çalışan onlarca sağlık emekçisinin yaralanmasına neden olan yangının, Türkiye’nin hemen her yerinde olduğu gibi işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin maliyet hesaplarına kurban edilmesi, sorumlu mercilerin de bu konuda patronlarla işbirliği yaparak gerekli denetim ve kontrolleri yapmamasının yarattığı trajik sonuçlardan biri olduğu apaçık ortada.