Rejimin hukuk muhafızı İrfan Fidan Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı!



Fidan gibi hem kendisini rejimin muhafızı ilan eden hem de rejimle sayısız çıkar ilişkisi kurmuş olan bir ismin, sonu Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na varacak şekilde atamasının o mahkemenin fiilen ortadan kaldırılmasa da bu şekilde ele geçirilmesi dışında bir yorumu olamaz.


27 Kasım 2020’de Yargıtay üyeliğine seçilen eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, burada daha tek bir dosyaya bile bakmamışken bu sefer de Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı. Kendisini devletin bekçisi ilan eden İrfan Fidan’ın buradan da Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na getirilmesi bekleniyor.

Hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan, bir sırrını öğrenen eşine şiddet uygulamasıyla gündeme gelen ve tüm bu iddiaları “FETÖ komplosu” diyerek savuşturan hatta HSK’ya yapılan şikayetler alenen hasıraltı edilen Fidan’ın Anayasa Mahkemesi’ne atanması, bu mahkemenin fiilen tasfiye edilmesiyle özdeş.

Keza Fidan, gerek Gezi ve Kavala davaları gerek MİT Tırları ve isminin ilk olarak duyulduğu 17-25 Aralık sürecine ilişkin soruşturmadaki militan tutumuyla mevcut rejimin tipik muhafızlarından biri ve bu açıdan da simgesel bir isim. Ayrıca muhafız olduğu kadar kapsamlı bir çıkar birliği içinde olan bir yaltakçı!

Daha önce belirli davalarda siyasi iktidarın yönelimlerine aykırı kararlar veren Anayasa Mahkemesi, bu haliyle Süleyman Soylu’nun ve devletin diğer ağızlarının hedefi olmuştu. Fidan gibi hem kendisini rejimin muhafızı ilan eden hem de rejimle sayısız çıkar ilişkisi kurmuş olan bir ismin, sonu Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na varacak şekilde atamasının o mahkemenin fiilen ortadan kaldırılmasa da bu şekilde ele geçirilmesi dışında bir yorumu olamaz.

İrfan Fidan’ın seçim süreci bile bu açıdan çok şey anlatıyor. Fidan, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı ve Anayasa Mahkemesi üyesi olan Burhan Üstün’ün 10 Ocak 2021’de emekli olması nedeniyle yerine gelecek ve 12 yıl görev yapacak isim için Yargıtay Genel Kurulu’nda yapılan ve baskılarla geçtiği belirtilen seçimlerde en fazla oyu alan isim olmuştu. Baskılar nedeniyle adaylardan İsa Çelik, Şaban Kazdal, Yusuf Kuzu çekilmiş, Nevzat Karababa ile Mikail Özdemir de aday olmayacaklarını açıklamıştı.

Seçimlerin sonucunda İrfan Fidan 107 oy, Nevzat Özsoy 65 oy, Mustafa Erol 52 oy alarak Erdoğan’ın seçmesi için Cumhurbaşkanlığı’na gönderilecek isimler olmuştu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Yargıtay’da Anayasa Mahkemesi üyeliği için yapılan seçimde en çok oyu alan isimler arasından zaten hazırlığı yapılan Fidan’ı seçti. Bu seçim rejimin her alanda nasıl bir korku ve bu korkunun tetiklediği nasıl bir saldırganlık içinde olduğunun da yeni bir teyidi oldu.

Mevcut burjuva hukuk sistemi zaten işçi ve emekçi düşmanı faşist bir nitelik taşıyorken, şimdi bu sistemde varolan kimi “demokratik” kırıntılar da rejimin yeni tipte faşist örgütlenmesine fazla geliyor. Hukuk sistemi, başkanlık rejimi denilen führerci faşizmin kendi yasalarının, kadrolarının belirleyici olduğu bir dönüşüme uğratılmaya çalışılıyor. Bunun için yapılan atamaların usule uygun olup olmaması da umursanmıyor. Bu umursamama haliyle bile bir mesaj veriliyor: İstediğimizi yaparız!

Kısacası Fidan’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanması bunun arkasının başkanlıkla getirilecek olmasının zamanın ruhu açısından şaşırılacak bir tarafı yok. Fakat, bu böyleyken, korkunun da tetiklediği bu dönüşümün gideceği yer de o kadar uzun boylu değil. Korkunun da saldırganlığın da adımları en az yalan kadar kısadır!