Herkese merhaba,
Sosyalizm kapitalizmin alternatifi olmaktan çıktı mı?
Kapitalist sistemin insanlığa verecek bir şeyinin kalmadığını düşünen muhalif kesimler içinde bile sosyalizmi alternatif olarak görenler çok küçük bir azınlık maalesef.
Bazılarında ‘düşmanlık’ ölçüsündeki bu uzaklığın bir dizi nedeni var kuşkusuz.
1989’da çöküşle noktalanan yozlaşmanın yarattığı hayal kırıklığı bunların başında geliyor.
“Sosyalizm” denildiği zaman insanların aklına geçmişteki tarihsel başarılardan çok 1989’daki çöküş tabloları ve ona ön gelen yıllarda tanık olunan olumsuzluklar geliyor.
Sosyalizm karşıtlığının hâlâ bu kadar güçlü ve baskın olmasında bu etkenin rolü belirleyici.
Fakat onun çekim gücünün hâlâ bu denli zayıf olmasında pay sahibi olan başka nedenleri de gözden kaçırmamak lâzım.
Sosyalizm denildiği zaman hâlâ 1871’deki Paris Komünü deneyimiyle Ekim Devrimi sonrasının başarıları hatırlatmanın ötesine geç(e)meyen taşlaşmış dogmatizmin bu itibar kaybında payının olmadığını söyleyebilir miyiz?
Şimdiki kuşaklar “Biz bu filmin 1989’da nasıl sonuçlandığını da gördük” derken biz onları hala 1930’ların başarılarını anlatarak sosyalizme kazanabilir miyiz?
Keza sosyalizmin insanlık için anlamını ve gerekliliğini sadece kapitalizmin çürümüşlüğünü, insanlığı ve doğayı nasıl yıkıma uğrattığını sayıp dökmekle anlatmış olur muyuz? Yani sadece ‘korkulara’ hitap eden felaket tellallığı sosyalizme çekim gücü kazandırabilir mi?
Her şey bir yana sosyalizmin özüyle bağdaşmaz bu yaklaşım ve kalıplaşmış yöntemler.
Bu kafada ısrarlı olunduğu sürece, sosyalizme yeniden çekim gücü kazandırmak şurada dursun, kapitalizme alternatif arayışı içindeki ilerici güçlerin dikkatini çekme olanağı dahi yok.
Günümüzde sosyalizmin propagandası, insanlığa nasıl bir gelecek vadettiğini, bunu hangi ilkeler temelinde nasıl gerçekleştireceğini anlatmayı esas almak zorunda.
Bu gelecek vaadinin zihinlerde canlanmasını sağlayacak somut gelecek projeleri ortaya koymak zorunda.
Tabii bunun için önce sosyalizmin bir ‘yenilenme ihtiyacı’ içinde olduğu görülmeli.
Gerçi “yenilenme” kavramı, 1989 sonrasında Marksizmin devrimci özüne ve bilimsel sosyalizm düşüncesine sırt çevirerek liberalizme yelken açan eğilimler tarafından fazlasıyla kirletilmiş bir kavram.
İnkarcılığın bir kılıfı.
Fakat bunun devrimci alternatifi, düşünce donması, belirli kalıp ve sloganları tekrarlamakla yetinen katılaşmış bir tutuculuk değildir.
Zaten kendini tatminin ötesine geçen bir etkisi yok ve olamaz bu dogmatizmin.
Önemli olan yenilenme kavramının hangi amaçla hangi bağlamda kullanıldığıdır.
Nasıl bir yenilenme arayışı ve yönelimi içinde olunduğudur.
Alınteri çizgisini takip eden komünistler olarak yıllardır bunların altını çizmeye çalışıyoruz.
Proletarya ve ezilen insanlığın karşısına 21. yüzyılda nasıl bir sosyalizm anlayışıyla, nasıl bir parti ve öncülük anlayışıyla, nasıl bir devrim anlayışıyla çıkılması gerektiğine dair ısrarlı bir çaba içindeyiz. Bu konularda yazıp çizdiklerimiz kolaylıkla ulaşılabilir durumda.
Türkiye ve dünya solunda 50 yılı aşkındır tekrarlana gelen sosyalizm algısı ve propagandasıyla fazla bir yol alamayacağımız gerçeğinin artık görülmesi gerekiyor.
Bu tespitten hareketle kastettiğimiz ‘yenilenme’, sosyalizmin tarihsel amacını kendine rehber alarak bize göre üç ana ayak üzerinde yükselmelidir:
– Sosyalizme bilimsel bir karakter kazandıran Marksizmin önderlerinin yani Marx ve Engels’in bu konudaki temel çözümleme ve tezleri,
– 20. yüzyıldaki sosyalizmi inşa pratiklerinden çıkarılması gereken ders ve sonuçlar,
– İnsanlığın toplumsal üretici güçlerinde, bilim ve teknolojideki gelişmelerin günümüzde ulaştığı düzeyin sağladığı olanaklar.
20. yüzyılın sosyalizmi inşa pratikleri eğrisiyle doğrusuyla bizimdir. O geçmiş komünistler olarak bizim geçmişimizdir.
Fakat o tarihsel mirasa sahip çıkmak tutucu bir bağnazlıkla üzerine toz kondurmamak anlamına gelmez.
O deneyimin hataları ve yanlışlarının üzerinden atlamak, onlara bir kılıf bulma çabasına girmek anlamına hiç gelmez.
Onların başardıkları kadar yanlışları ve eksik bıraktıklarından da ders çıkarıp ilerlemeliyiz.
21. Yüzyılda nasıl bir sosyalizm anlayışı ve perspektifine sahip olduğumuzu dünya proletaryası ve ezilen insanlığın önüne koymalıyız. Sosyalizmi güncellenmiş somut bir toplumsal devrim projesi haline getirmeliyiz.
Proletarya ve emekçilerin gözünde sosyalizmi yeniden uğrunda dövüşmeye, bedel ödemeye hatta ölmeye değer hale getirmenin yolu buradan geçiyor çünkü.
Alınteri gazetesi olarak bu düşünceden hareketle Sosyalizm ve Geriye Dönüşler konusunu değişik yönlerden ele alacağımız bir podcast dizisine başlıyoruz.
Dizimiz her birinde 45 dakikayı aşmamaya çalışacağımız 30 bölümden oluşacak.
Bu 30 bölüm 12 ana başlık temelinde şekillenecek.
ilk ana başlığımız “SOSYALİZMİN TANIMI- AMACI” daha doğrusu “SOSYALİZM İNSANLIĞA NE VADEDİYOR” konusu. Sonra sırasıyla:
II- SOSYALİZMİN TARİHTEKİ YERİ-
ONU “BAĞIMSIZ BİR SİSTEM” OLARAK AMAÇLAŞTIRMAK MÜMKÜN ve DOĞRU MU?..
BÖYLE BİR YÖNELİMİN SONUÇLARI NE OLUR?
III- LENİN’İN EMPERYALİZM ÇÖZÜMLEMESİYLE BAĞLANTISI İÇİNDE TEK ÜLKEDE DEVRİM ve SOSYALİZMİ İNŞA MÜMKÜN MÜ?
1925 SONRASI SOVYETLER BİRLİĞİ’NDE BÖYLE BİR YÖNELİME GİRİLMESİ HATA MIYDI?
O TARİHSEL KOŞULLARDA NE YAPILABİLİRDİ? NE YAPILMALIYDI?
ÖTE YANDAN DÜNYA KOMÜNİST HAREKETİNİN BU GİRİŞİMLE İLİŞKİSİNİN İLKESEL ESASLARI NASIL OLMALI?
PROLETER DEVRİMİN TEK ÜLKEDE BAŞARIYA ULAŞMASI VE SOSYALİZMİ İNŞA YÖNELİMİYLE PROLETER DÜNYA DEVRİMİ ARASINDAKİ İLİŞKİ İLKESEL OLARAK NASIL KURULMALI?
ENTERNASYONALİZM ve 3. ENTERNASYONAL PRATİĞİNİN BU BAĞLAMDA DEĞERLENDİRİLMESİ
IV- PROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜNÜN ZORUNLULUĞU NEREDEN KAYNAKLANIR?- ONUN ASIL İŞLEVİ NEDİR?
ÖTE YANDAN “SÖZCÜĞÜN GERÇEK ANLAMINDA DEVLET OLMAYAN, SÖNÜMLENME YOLUNDA BİR DEVLET” OLARAK NASIL ÖRGÜTLENMELİ? TARİHSEL DENEYİMİN BU YÖNÜYLE TARTIŞILMASI
V- PROLETER DEMOKRASİ NASIL ÖRGÜTLENMELİ?
TEMSİLE DAYALI BİÇİMLER İLE SINIFIN VE EMEKÇİ KİTLELERİN KARAR SÜREÇLERİNE DOĞRUDAN KATILIMI İLİŞKİSİ NASIL KURULMALI?
İLETİŞİM TEKNOLOJİSİNİN ŞİMDİDEN ULAŞTIĞI DÜZEY BU AÇIDAN BİZE HANGİ OLANAKLARI SUNUYOR?
VI- SOSYALİZMİN İNŞASINDA PARTİNİN ÖNDERLİĞİ HANGİ SINIRLAR İÇİNDE, NASIL ANLAŞILMALI?- TARİHSEL DENEYİMLERDE GELİŞME HANGİ YÖNDE OLDU? NEDEN?
ÖRNEĞİN BÜTÜN ESKİ SOSYALİST ÜLKELERDE GERİYE DÖNÜŞ SÜREÇLERİNDE PARTİ KADROLARI, PROLETARYA ve EMEKÇİ YIĞINLAR NEDEN BU KADAR EDİLGEN/SEYİRCİ KALDILAR?
FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK KİTLELERİN PARTİYE KARŞI HAREKETE GEÇİŞİNE DAYALI “KÜLTÜR DEVRİMİ” BU KONUDA BİR YOL-MODEL OLABİLİR Mİ?
VII- PROLETARYA İKTİDARI KOŞULLARINDA PARTİ İÇİ İŞLERLİK HANGİ İLKESEL ESASLAR TEMELİNDE KURULMALI?
SBKP BAŞTA OLMAK ÜZERE (AEP ve DİĞERLERİNDE DE) “DARBELERİ” MÜMKÜN KILAN ORTAM(LAR) NASIL DOĞDU? –
ÖTE YANDAN KOMÜNİST BİR PARTİDE “HALEF TAYİNİ” ŞEKLİNDE BİR MEKANİZMA OLABİLİR Mİ? BUNUN İLK ÖRNEĞİ OLARAK LENİN’İN “VASİYETİ-SON MEKTUP” TARTIŞMASI- AEP VE DİĞERLERİNDEKİ BENZER BAŞKA ÖRNEKLER
VIII– ÜRETİM ARAÇLARINI DEVLETLEŞTİRMENİN ÖTESİNE NASIL GEÇİLEBİLİR?- TOPLUMSALLAŞTIRMANIN BİÇİMLERİ NELER OLABİLİR?
META DOLAŞIMI ve PARA KULLANIMI NASIL SINIRLANABİLİR VE HIZLA ORTADAN KALDIRILABİLİR?
OWEN ve DİĞER ÜTOPİK SOSYALİSTLERİN BU KONULARDAKİ ÖNERİ VE DENEMELERİ HAREKET NOKTASI OLABİLİR Mİ?
IX- GERİYE DÖNÜŞLERİ HANGİ ETKEN ve DİNAMİKLERE BAĞLAYABİLİRİZ?
“BİRİLERİNİN DÖNEKLİĞİNE YA DA BÜROKRATLAŞMASINA”, BU BAĞLAMDA “STALİN’İN DESPOTİZMİNE” YA DA “KRUŞÇEV DARBESİNE” vb. BAĞLAYAN AÇIKLAMALARI NASIL DEĞERLENDİRMEK GEREKİR? BÖYLE BİR TARİH ANLAYIŞI MARKSİST SAYILABİLİR Mİ?
X- SOSYALİZME YENİDEN ÇEKİM GÜCÜ KAZANDIRMANIN YOLU NEREDEN GEÇİYOR?
BU KONUDA NELER YAPILMALI, NASIL YAPILMALI? (“21. Yüzyıl sosyalizmi” kavramı tartışması)
XI-SOSYALİZM ve KADIN SORUNU: -Teorik yaklaşımın esasları – Tarihsel deneyimin değerlendirilmesi (artılar-eksiler)
XII- İNSAN-DOĞA İLİŞKİSİNİ NASIL KURMALIYIZ? TARİHSEL TECRÜBENİN BU AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bütün bu konuları sınıfsız komünist topluma ulaşma tarihsel amacını benimsemiş, farklı geleneklerden ML’lerle konuşacağız.
Bu yoldaşlarımın her biri aynı zamanda farklı devrimci kuşaklara mensup.
Aralarında ’68 kuşağından olanlar da var, 12 Mart sonrası mücadeleye atılan 75-76 kuşağından olanlar da, 12 Eylül’den çıkış sürecinde öne fırlayan kuşağın temsilcileri de.
İlk programımız 6 Şubat Cumartesi günü yayına girecek. Ondan sonra her Cumartesi yeni bir programla karşınızda olacağız.
6 Şubat’ta buluşmak üzere hoşçakalın!..

Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!