Alınteri ve Köz tarafından düzenlenen anmaya 10 Ekim Derneği, Partizan, Devrimci Parti ve Birleşik Taşımacılık Sendikası’ndan katılım oldu. Emekçilerin anmaya yoğun katılımı 10 Ekim Katliamı’na yönelik öfkenin ve hesap sorma bilincinin diri olduğunu tekrar hatırlattı.
Anma İsmail Kızılçay şahsında devrim ve sosyalizm kavgasında ölümsüzleşenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Saygı duruşunun ardından İsmail Kızılçay adına hazırlanan bir sinevizyon gösteriminin ardından konuşmalara geçildi.
İsmail Yoldaş Komünist Bir İşçi Olarak Yaşadı
İlk olarak Alınteri adına bir konuşma gerçekleştirildi. Konuşmada öne çıkan noktalar ise şöyle: “2015’e kadar yükselen, Gezi direnişiyle farklı bir ivme yakalayan sokak hareketlerine ve halkın gelişen mücadelesine karşı girişilen saldırılarda 10 Ekim bir dönüm noktasıdır. “100 Vekil verin bu iş huzur içinde çözülsün” vb. şekilde en yetkili ağızlardan dile getirilen tehditler gelen sürecin niteliğinin nasıl olacağını gözler önüne seriyordu. 5 Haziran Katliamı ve Suruç Katliamı, halka yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlangıcı oldu. 10 Ekim bu dönüşümde dönüm noktalarından biridir. 2015 sonrası her alanda emekçilere ve halklara yönelik bir saldırı dalgası yaşandı. Haklar budandı. Emekçilerin sokaktan soyutlanması hedeflendi. Bugün bu saldırı dalgası, dünya yeni bir paylaşım savaşı tehlikesine sürüklenirken, neoliberalizmin tıkanıklığı ve yeni model arayışının gölgesinde çeşitlenerek sürüyor. Bu noktada İsmail yoldaş ve diğer yoldaşlarımızın o alana gitme nedenini, nasıl bir barış istediklerini hatırlamak gerekiyor. Onların soyut bir barış anlayışı yoktu. Onlar halkların barışı ve sınıf mücadelesinin yükseltilmesi gerekliliği üzerinden hareket ediyorlardı.
Bu noktada İsmail yoldaşın yaşamı ve pratiğinin böyle bir anlayışı somut olarak yaşattığının altını çizmek önemli. Yoldaş, kendisine nerede ihtiyaç varsa oradaydı. Gece bir inşaatta bekçi, sabah Kürt halkı ile dayanışma standında. Onu bir Alevi derneğinde, Kürt halkıyla dayanışma etkinliğinde, sokakta stantlara saldıran faşist linç güruhlarını püskürtmede, grev alanlarında, yaralı yoldaşının başucunda; kısacası yaşamın her alanına müdahale ederken görmek mümkündü. Bunları proleter bir mütevazılıkta yapardı. Gerçek bir sıra neferiydi. İsmail yoldaş için yeni ne anlatılabilir dersek, bir şey söyleyebilmek çok zor. Çünkü herkeste farklı bir iz bırakan bir devrimcidir. O nedenle, İsmail abiyi İsmail abi yapan komünist bilinç ve yetiştiği geleneğin kolektif bir parçası olarak onu anmak en güzeli. Onu yaşatabilmek de sınıf sınıfsız, sınırsız bir dünya için kavgasını yükseltmekten geçer.”
Alınteri adına yapılan konuşmanın ardından Köz adına bir konuşma yapıldı.
Konuşmada vurgulanan noktalar ise şöyle:
10 Ekim yükselen bir emekçi hareketinin ardından aslında o yükselişin zirvesine en yakın olduğu dönemde geldi. Gezi Ayaklanmasıyla zirvesine ulaşan bu mücadele, sonrasında 2014 Kobane Serhildanlarıyla devam etti. 2015’te ise hala o tempoda sürdüğü günlerdeydik. Diğer tarafta ise sürekli gerileyen aslında sonunun yaklaştığını gören bir siyasal iktidar vardı. İktidar yükselen harekete bir iç savaşla karşılık verdi. Bu savaşın hedefinde de elbette onu gerileten emekçiler, ezilenler ve devrimciler vardı. 10 Ekim bu sürecin bir dönüm noktalarından biriydi. O günden bugüne emekçi hareketi geriledi, kimi mevziler kaybedildi. Bugün yine karşımızda devrimci hareketi, emekçi hareketi bitirmeye çalışan bir siyasal iktidar var. Bunun karşısında ise yine aynı dirençle, aynı mücadele azmiyle duran devrimciler ve sesini, isyanını kesmemiş emekçiler ve ezilenler var. Bugün 10 Ekim’de düşen yoldaşlarımızın bayraklarını yere düşürmemeye, ileri taşımaya çalışan siyasal iddianın mücadelenin örgütlü bir biçimde sürdüğünü görüyoruz. İsmail Kızılçay için yeni ne söylenebilir sorusunu biz de kendimize sorduk. İsmail Kızılçay sınıf içinde çalışma yürüten örgütlü bir devrimciydi. Bunu tekrar daha da güçlü bir biçimde hatırlatmanın ve onun da mücadelesini verdiği devrimci mücadeleyi ileri taşımanın onu anmanın en iyi yolu olduğunu düşünüyoruz.
Hesap Soracağız
Daha sonra Dev Yapı İş adına Mustafa Uğur Akkaya söz aldı.
İsmail yoldaş şahsında 10 Ekim ve devrim, sosyalizm kavgasında ölümsüzleşenleri anarak sözlerine başlayan Akkaya şunları dile getirdi:
İsmail Kızılçay inşaat- iş Sendikası’nın kurucularındandı. Bütün yaşamını hayalini kurduğu devrim, sosyalizm ve emeğin iktidarı kavgasına adamış, Kürt halkının çektiği acılara, uğradığı katliamlara rağmen özgürlüğe yürüyeceği inancıyla hareket etmiş devrimci bir işçi önderiydi. Bu insanlık dışı katliam işçi sınıfına, devrimcilere, Kürt halkına ve halklara verilmiş kanlı bir mesajdı. Bu yönüyle bu katliamı unutmayacağız ve unutturmayacağız. Devlet ne kadar katliam yaparsa yapsın bu katliamların hesabı elbette ki sorulacaktır. Bu katliamların hesabı işçi sınıfının o eşsiz devrimci adaletiyle sorulacak ve andımız olsun ki onların bizlere devretmiş oldukları mücadele bayrağını, bizlere devretmiş oldukları devrim ve sosyalizmin kızıl bayrağını kapitalizmin burçlarına dikeceğiz.
Ardından İnşaat- İş Sendikası adına söz alan Kazım Bayraktar ise konuşmasında devrim ve sosyalizm mücadelesinde dünyada ve Türkiye’de yitirdiğimiz neferleri anmanın, onların deneyimlerini gelecek kuşaklara aktarmanın önemine değindi. Bayraktar geçmişten günümüze katliamların devlet ve onların maşası çeteler eliyle gerçekleştirildiğini, bu katliam davalarında ise cezasızlık politikalarının işletildiğini, zorda kalındığında ise sadece tetikçilerin ceza aldığını, katliamların arka planındaki asıl aktörlerin yargılanmadığının altını çizdi.
Bayraktar sözlerine şöyle devam etti:
Bu katliam AKP’nin o dönemdeki zor yıllarında, mücadele de bir taraftan yükselirken IŞİD’de sipariş ettiği bir katliamdır. Bu dava tetikçilerle en üst kademedeki ilişkinin en yoğun şekilde kanıtlandığı davalardan birisidir. 10 Ekim katliamı böyle geldi ve gelişti. Şu bir gerçek ki ne kadar katlederlerse etsinler tarihin akışını durduramayacaklar.
Kazım Bayraktar’dan sonra söz alan 10 Ekim Derneği yöneticilerinden Can Ateş konuşmasında tetikçilerden Yakup Şahin’in katliamdan birkaç gün önce Antep’in Nizip İlçesinde emniyetin istihbaratına takıldığını, Yakup Şahin’in yeğeninin ise Ankara’ya gelerek keşif yaptığını ifade ederek katliamın devlet-çete işbirliği ile adım adım nasıl planlandığını dile getirdi.
Son olarak Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) söz alan Muharrem Durdu devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenleri anarak şunları dile getirdi:
İsmail Kızılçay’ın bu mücadelede çok önemli bir kadro olduğunu ve bu arkadaşlarımızın yerinin kolay kolay dolmayacağını biliyoruz. Ama mücadelemiz devam ediyor. 10 Ekim’de sendikamızdan 10’a yakın arkadaşımızı kaybettik BTS olarak toparlandık mücadeleye devam ettik. Bu 10 Ekim’de İsmail Kızılçay’ın da söylediği gibi hepinizi alanlara akmaya çağırıyoruz.
Anma etkinliği İlmek Müzik Topluluğu’nun söylediği ezgilere konukların hep bir ağızdan eşlik etmesiyle son buldu.
Ankara’da komünist işçi İsmail Kızılçay şahsında 10 Ekim anması düzenlendi. Alınteri ve Köz’ün düzenlediği anmaya 10 Ekim Derneği, Partizan, Devrimci Parti ve Birleşik Taşımacılık Sendikası katıldı. İlmek Müzik Topluluğu şarkılar seslendirdi
https://t.co/9BWBEXsDUU https://t.co/mmDqvnVFJt— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) October 5, 2026
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!