Pazar, 4 Ekim 2026

Adana Altın Koza’da “vicdan” çağrısı: Yaşar’dan özür diliyorum!



33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan Hazar Ergüçlü, ödül konuşmasında Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’a seslendi: “Ondan özür diliyorum. Sadece burada onu anmaktan başka bir şey yapamadığım için.” Madenci çocuklarını ağlarken gördüğünde “yaşamaktan utandığını” söyleyen Ergüçlü, “Hep beraber, beraberce, insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız?” diyerek vicdan çağrısı yaptı


33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen bir ödül töreniyle sona erdi. Gecede En İyi Film Ödülü, Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız”a verilirken; Vatansever aynı zamanda En İyi Yönetmen Ödülü’nün de sahibi oldu. Ancak gecenin en çok konuşulan ve en anlamlı sahnesi En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan Hazar Ergüçlü’nün, Soma’daki iş cinayetinde hayatını kaybeden beş madenciden biri olan Kerim Ören’in oğlu Yaşar üzerinden yaptığı vicdan çağrısıydı.

“MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan Hazar Ergüçlü, ödülünü almak için sahneye çıktığında sözlerine ülkenin uzun süredir maruz kaldığı acılara dair çarpıcı bir tespitle başladı: “Uzun zamandır o kadar çok acıya maruz kaldık ki uyuştuk gibi hissediyorum. Ama dün 37 yaşında Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı görünce bittim.”

Ergüçlü konuşmasının devamında kendisinin de bir madenci ailesinin çocuğu olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Benim nenem, dedem kömür işçisi. Çocukluğum kömür ocaklarında geçti. Dedem bakır madenlerinde çalıştı. Her madenci öldüğünde gözümün önüne kendi dedem, kendi nenem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor. Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum.”

Sözlerinin bir vicdan rahatlatma ya da sözcülük amacı taşımadığını vurgulayan sanatçı, “Sadece bu adaletsizlikler bana fazla geliyor ve ne yaparsam yapayım bu üzüntüyü içimden atamıyorum” diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi.

Konuşmasının finalinde ise tüm topluma yönelik sorular yönelterek, Yaşar’ın acısının ortak sorumluluk olduğunu belirtti:

“Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz? Hep beraber, beraberce, insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız? Yaşar’ın çektiği acı biraz da bizim sorumluluğumuz değil mi? O yüzden bunları söylerken Yaşar’dan özür diliyorum. Sadece burada onu anmaktan başka bir şey yapamadığım için. Yine de elimizde bir tek umudumuz kaldı. Onu da ‘vermeyeceğiz’ demek istiyorum.”

Gecenin diğer ödülleri arasında; Yılmaz Güney Ödülü’nü Banu Sıvacı’nın yönettiği “Günyüzü” kazanırken, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü “Bir Arada Yalnız”daki performansıyla Fatih Al’a verildi. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Zuhal Olcay ise yaptığı konuşmada, “Sinema dünyayı değiştirmez belki ama bakış açılarını değiştirir” sözleriyle gecenin bir diğer önemli mesajını verdi.