Sınır tanımayan çürüme



Meclis’te İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerine yapılan komisyon görüşmeleri, rejimdeki çürümenin yeni bir aynası oldu. Diyanet’le birlikte bütçesi sürekli şişen İçişleri Bakanlığı’nın yüzde 300 artış içeren 2022 yılı komisyon görüşmeleri bir bakıma rejimin ve burjuva muhalefet gerçeğinin kendini gösterdiği bir sahne işlevi gördü.


Meclis’te İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerine yapılan komisyon görüşmeleri rejimdeki çürümenin yeni bir aynası oldu.

İşadamı kılığına bürünmüş kara para aklayıcısı mafya babalarının ayakçılığından kokain tüccarlarının komisyonculuğuna kadar yemediği halt kalmayan Süleyman Soylu gibi birinin hâlâ İçişleri Bakanı koltuğunda oturuyor olmasının kendisi zaten bu çürümenin en büyük göstergesi. Bu yaratığın ortalığa dökülen pisliklerinin üzerini örtmek için komisyon görüşmeleri sırasında sergilediği arsızlığı tanımlayabilmekse imkansız. Eskiler böyleleri için “Ar damarı çatlamış” derlerdi. “Çatlamak” ne kelime, bu soysuzda damar kalmamış!..

Siyaseten olduğu kadar ahlâken de dibin dibine vurmuş bir çürüme örneği olarak Soylu, karizmasının yediği çizikleri kapatabilmek için bütün faşistlerin klasik numaralarına başvurdu. Demagoji yaptı, şoven milliyetçiliğin arkasına sığınmaya çalıştı. Bunların işe yaramadığı anlarda kabadayılık taslamaya yeltendi. Soylu’nun son komisyon şovu gözü dönmüş Kürt ve mülteci düşmanlığının gerçekte kimlerin, hangi amaçlarla sarıldığı bir sömürü konusu olduğunu bir kez daha gözümüze soktu. Ona Kolombiya’dan getirilen tonlarca kokainle bağlantısı soruldu; o bu somut iddialara yanıt yerine “PKK terörüyle mücadelede nasıl başarılı oldukları” hikayeleri anlatmaya yöneldi. Sezgin Baran Korkmaz denilen kara para aklayıcısı mafya maşasıyla ilişkileri gündeme getirildi; o yine işi ‘vatan millet Sakarya’ edebiyatına vurdu.

Soylu komisyonda aslında yeterince sıkıştırılmadı. HDP’li Garo Paylan ve Ahmet Şık dışında özellikle CHP milletvekillerini istediği zemine çekebildi bu demagog. Erdoğan karşıtlığına indirgenmiş muhalefet şovlarıyla prim yapma peşindeki İYİ Parti milletvekillerinin neredeyse gıkı bile çıkmadı bu faşist soytarı karşısında… Hatta Soylu sıkıştığı anlarda tartışmayı yine PKK’ye, “terörle mücadele”ye çekip HDP milletvekillerine ve Ahmet Şık’a çemkirmeye kalktığında, sadece aynı hamurdan yoğrulduğu AKP ve MHP’lilerin değil İYİ Partililerin “pasif” desteğini de yanında buldu.

Muhalefete mensup milletvekilleri, Soylu gibi ipliği pazara çıkmış bir mafya ayakçısının karşısına o kadar hazırlıksız ve baştan savma bir stratejiyle çıktılar ki, Soylu bu “muhalefet”le istediği gibi oynayabildi. Öyle ki, “sosyalist alternatifi temsil” iddiasındaki TİP Milletvekili Serra Kadıgil, Soylu’nun yediği haltların anlatıldığı “Duvar” kitabını yılışık bir gülümsemeyle Soylu’ya takdim etmeyi marifet sandı.

Uzun sözün kısası, Diyanet’le birlikte bütçesi sürekli şişen İçişleri Bakanlığı’nın yüzde 300 artış içeren 2022 yılı komisyon görüşmeleri bir bakıma rejimin ve burjuva muhalefet gerçeğinin kendini gösterdiği bir sahne işlevi gördü.