2015 yılından beri düzenli olarak işçi sınıfı eylemlerini raporlaştıran Emek Çalışmaları Topluluğu (EÇT), 2020 yılı verilerini açıkladı. 2014’te bir grup akademisyen tarafından oluşturulan topluluğun 2020 yılına ait raporu, akademisyenler Alpkan Birelma, Ebru Işıklı, Deniz Sert ve Betül Kocaaslan tarafından hazırlandı. Patronların pandemiyi fırsata dönüştürmeleri kapsamında; ücretsiz izin uygulamasına, Kod 29 saldırısına ve bunlara karşı gelişen işçi direnişlerine, sendika ve konfederasyonların gerçekleştirdiği eylemlere, sendikalaşma nedeniyle yaşanan işçi kıyımları ve direnişlere, ödenmeyen ücret ve tazminat hakları için gerçekleşen direnişlere, kıdem tazminatının gaspına karşı yapılan eylemlere, koronavirüsle ilgili önlemler alınmamasına ve işçilere ölümün dayatılmasına, özelde sağlık emekçilerinin bu süreçte maruz kaldıkları muameleye kadar birçok başlık ve konuya değinilen raporda, basına yansıyan 1596 tekil işçi ve memur eylemi tespit edildi. Bu verilere göre Türkiye işçi sınıfı, 2020’de her gün ortalama 4 eylem gerçekleştirdi.
Rapora göre 2020’nin en dikkat çekici ve umut verici eylemlerinden biri Uyar Madencilik işçilerinin Bağımsız Maden-İş’in öncülüğünde gasp edilen tazminatları için gerçekleştirdiği eylem. Madencilerin eylemleri sayesinde bine yakın madenci tazminatını almayı başardı. Madenciler ocak ayında bir yürüyüş, şubatta bir basın açıklaması, haziranda bir yürüyüş ve bir basın açıklaması, temmuzda bir oturma eylemi ve ekimde de Ankara yürüyüşünü gerçekleştirdiler.
Yine 2020 Ocak ayında gerçekleşen metal eylemlerinin yılın en belirgin eylem dalgalarından birini oluşturduğu kaydedildi. Eylemlerin sebebi üç sendika (Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Özçelik-İş) ile MESS arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden oluşuyor. Türk Metal ve Çelik İş 29 Ocak’ta MESS ile anlaşmaya vardı. Buna göre ücretlerde sözleşmenin birinci altı ayında yüzde 17 (sosyal haklardaki zamlarla beraber yüzde 18,5), ikinci altı ay içinse yüzde 6 oranında artış yapıldı. 5 Şubat’ta grev kararı alan Birleşik Metal ise 2 Şubat’ta aynı koşulları içeren sözleşmeyi imzaladı.
2020’de toplam 706 eylem gözlemlendi. 2015’te kaydedilen en yüksek sayıda (754) olan eylem sayısı, 2016-2019 yıllarında düşerek yatay (607-642) seyretti. Bu artışta genel eylemlerin sayısındaki artışın etkili olduğu kaydedildi. Bu kapsamda haziran ve kasım aylarında olmak üzere iki kez gündeme getirilen ve kıdem tazminatını zedeleyici yasa tasarılarına karşı DİSK ve Türk-İş’in yapmış olduğu, toplamda 124 genel eylem vakasına işaret edildi.
Rapora göre iş yeri temelli eylemlerdeyse hafif bir düşüş gerçekleşti. 2016 ile 2019 arasında 420 ila 430 arasında seyretmiş olan işyeri temelli eylem sayısı 2020’de 389’a indi. Bu hafif düşüş, salgın sebebiyle yaşanan kapanmalar, eylem yasakları ve nisan ayında uygulamaya konan “ücretsiz izin” uygulamasıyla ilişkilendirildi. Raporda, “’Ücretsiz izin’ uygulamasıyla işten atmak kağıt üzerinde kısıtlanırken, patronlara işçilerine ücretsiz izin verme konusunda tam yetki verildi. Günlük 39 TL’lik bir ödeme karşılığında işçinin kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği, başka bir iş arama gibi haklarını askıya alan bu uygulama özellikle sendikalaşma mücadelelerinin başarıya ulaşmasını neredeyse imkansızlaştırdı” denildi.
Raporda, “En azından ilk yarısında daha demokratik bir ortamın söz konusu olduğu 2015 yılında 628 olan iş yeri temelli eylem vakası sayısı, sürekli artan bir otoriterleşme sürecinin hüküm sürdüğü 2016-2019 yıllarında 420-430 bandına inmiş, 2020’de de hükümetin salgında patronları kollayan uygulamaları ile 389’a inmiş oldu” ifadeleri yer aldı.
Otoriterleşme arttı, eylemler azaldı
Raporda şu noktaya dikkat çekildi:
– 2020’de dikkat çekici olan birkaç eylem dalgasını analım. Metal sektöründe görüşmeleri süren toplu iş sözleşmesine ilişkin ocak ayında 36 fabrikada gerçekleşen eylemler, iş yeri temelli vakaların neredeyse onda birini oluşturmuştur.
– Ocak sonu ve şubat başında toplu iş sözleşmesi imzalanmış, metal işçileri ilk altı ay yüzde 18.5 ikinci altı ay yüzde 6’lık bir zam elde etmiştir. Yukarıda da andığımız kıdem tazminatı eylemlerinin bir kez daha altını çizelim: Kıdem tazminatını zedeleyecek iki yasa tasarısına karşı DİSK ve Türk-İş, önce haziran sonra da ekim ve kasım aylarında onlarca şehirde toplamda 124 eylem vakası tertiplemiştir. Bu eylemler hedefine ulaşmış, eylemler sonucunda hükümet ilgili yasa maddesini geri çekmiştir.
– Korona salgınına karşı iş yerinde yeterli önlemlerin alınmaması iş yeri temelli eylemler içinde birinci sırada gelen eylem nedeni olmuştur. 389 iş yeri temelli vakasından 86’sında bu konunun eylem sebepleri arasında yer aldığı vurgulanmalıdır.
– 2020’nin en dikkat çekici ve umut verici eylemlerinden biri Uyar Madencilik işçilerinin Bağımsız Maden-İş’in öncülüğünde gasbedilen tazminatları için gerçekleştirdiği, ocaktan kasıma yayılan direniştir. 2021 yılında netleşeceği üzere, madenciler eylemleri sayesinde bine yakın madencinin tazminatını almayı başarmıştır.
Raporun tamamı için tıklayınız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!