“Ne olursa olsun ümitsizliğe kapılmamak lazım. Kıvılcımları harlamak gerek ki, bizi boğan bu karanlık dağılsın”
Zabel Yesayan*
Bir ayağı Avrupa’da diğer ayağı ise Ortdoğu’da yer alan bu topraklarda, karanlıkta boğulmamak için kıvılcımları en çok biz kadınların harlaması gerekiyor. Her gün onlarcamız, en çok sevdikleri tanıdıkları, bildikleri, hayatlarında yer alan; baba, kardeş, eş, sevgili tarafından; bazılarımız, rastgele bir sokakta, sırf saldırganın “gücünün yeteceğine emin olması nedeniyle” katlediliyoruz. Bizi korumasını beklediğimiz devlet, kolluk güçleri ve yasalar, bizi değil bizi öldürenleri korurken yani “burası bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin ülkesiyken”, biz kadınlar kıvılcımları harlamaya devam ediyoruz. Bizlerle beraber katledilen, cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalan, kendini savunduğu için katillerden daha çok ceza alan bütün kadınların ilmek ilmek örerek bugüne getirdikleri tarihi unutmamak, sahip çıkmak ve yaşamak için hatırlıyoruz.
İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edildiği, kadına yönelik saldırganlığın siyasal niteliğinin apaçık hale geldiği, kadını değil aileyi merkeze koyan yaklaşımın kadın düşmanı yüzünün iyice belirginleştiği 2021 yılında; kadın cinayetleri, kadına yönelik siyasal saldırganlık ve bunlara karşı sesi her defasında daha gür çıkan kadın direnişine dair genel bir panorama çıkardık.
Ocak
Ocak ayında yirmi üç kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve bilinmeyen diğer sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On dört kadının ölümü ise şüphelidir.
Öncesi bir yana, bu aydan başlayarak kadınlara nispi can güvenliği sağlayan, katiller üzerinde en azından caydırıcı bir etkisi bulunan İstanbul Sözleşmesi daha saldırgan ve aleni biçimde tartışmaya açıldı. Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise şu açıklamada bulundu; “AK Parti’nin yetkilileri bana geldi ve İstanbul Sözleşmesi’nin kesinlikle kalkacağını söyledi. Cumhurbaşkanının da ifade ettiğini biliyorum, İstanbul Sözleşmesi kesinlikle kalkacak.”
Şubat
Şubat ayında yirmi sekiz kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve bilinmeyen başka sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On iki kadının ölümü ise şüphelidir.
Mart
Mart ayında yirmi sekiz kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve bilinmeyen diğer sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On dokuz kadının ölümü ise şüphelidir.
AKP, İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasını geri çekti
İstanbul Sözleşmesi’nin tarikatlar-cemaatler ve bilumum gerici çevre tarafından hedefe çakılması ve siyasi iktidar tarafından seçim pazarlıkları için masaya sürülerek daha saldırgan bir dille hedefe yapılmasına karşı 8 Mart’ta kadınlar Türkiye’nin her yerinde alanlara çıktı. Kadın cinayetlerine karşı “İstanbul Sözleşmesi yaşatır!”, “İstanbul Sözleşmesi’ni uygula!” şiarıyla meydanlar dolduruldu. Taksim’de polis tarafından engelleme çabası ve saldırıya rağmen, binlerce kadın Sıraselviler’den başlayarak Karaköy’e kadar devam eden Feminist Gece Yürüyüşü’nü gerçekleştirdi.
20 Mart gecesi AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlar Kurulu ve Meclis kararı ile 11 Mayıs 2011 tarihinde ilk imzacı ülke olarak kabul edilip imzalanan İstanbul Sözleşmesi’ni, Resmi Gazetede yayınlanan bir kararla feshetti.
AKP Kayseri Milletvekili Hülya Atçı Nergis ise kadın cinayetleri ile ilgili şu beyanda bulundu: Öldürülen erkek sayısı bu sayının 12 katı!
Ailenin kendileri için korunması gereken bir kurum olduğunu da belirten Nergis, katıldığı bir televizyon programında da İstanbul Sözleşmesi’ni doğru bulmadığını belirterek, kadın cinayetlerinden yine kadınları sorumlu tutarak şu sözleri sarf etti: O kadınları öldürenleri yetiştirenler de kadınlar. Hiç mi kadınların payı yok bu şiddette?!.” Ardından ekledi: “Bizim için aile korunması gereken bir kurum. Bu noktada İstanbul Sözleşmesi’nin yaklaşımını doğru bulmuyorum.”
Nisan
Nisan ayında on altı kadın, boşanmak istediği, barışmayı ya da evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On dört kadının ölümü ise şüphelidir.
İçişleri Bakanlığı, 2020 yılına dair açıkladığı verilerde kadın cinayetleriyle beraber “Erkek cinayetleri”ni de açıkladı. Tarihte, cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı bir erkek cinayeti görülmediği, boşanmak istediği, reddettiği, ayrıldığı ya da sadece erkek olduğu için erkeklerin sürekli ve sistematik olarak kadınlar tarafından öldürülmediği gözönüne alındığı zaman İçişleri Bakanlığı’nın erkek cinayetlerini açıklama hamlesi, Rudaw’ın Irak’ta şiddet gören erkeklerin haberini yapması ile aynı kadın düşmanlığını barındırıyor.
Mart ayında Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı tarafından alınan bir kararla feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin sona erme tarihi -yine Resmi Gazete’de- 1 Temmuz 2021 olarak açıklandı.
Mayıs
Mayıs ayında on yedi kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. Yirmi kadının ölümü ise şüphelidir.
Aile ve sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, özellikle pandemi döneminde artan kadına yönelik şiddet vakaları için “tolere edilebilir, artış nedenini ben de merak ediyorum” dedi.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Süleyman Arslan, 15 yaşındaki kişilerin nikah kıyabilmesini “insan hakkı” olduğunu söyleyerek, çocuk istismarını savundu.
Haziran
Haziran ayında on sekiz kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. Yirmi kadının ölümü ise şüphelidir.
19 Haziran’da kadınlar ve LGBTİQ+ Meclisleri, İstanbul Maltepe’de gerçekleştirilen mitingle “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz!” dedi.
Temmuz
Temmuz ayında yirmi kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On iki kadının ölümü ise şüphelidir.
TBMM’de kabul edilen 4. Yargı paketi ile cinsel istismar ve kasten öldürme gibi suçlarda tutuklama için somut delil şartının aranmasına karar verildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da rejimi ele geçiren cihatçı savaş çetesi Taliban için şu ifadeyi kullandı; “Türkiye’nin, Taliban’ın inancıyla ters bir yanı yok.”
Ağustos
Ağustos ayında otuz bir kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. Yirmi bir kadının ölümü ise şüphelidir.
Urfa Büyükşehir Belediyesi tarafından “Mutlu Evliliğe İlk Adım” semineri düzenlendi. Sadece kadınların alındığı seminerde, kadınlara mutlu evlilik ve aileyi korumak için “erkeğe itaat” edilmesi gerektiği anlatıldı.
Kayseri’de bulunan Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nden Zakira Hekmat , Afgan kadınların Taliban’ın eline geçmektense, ‘bu ölüm daha şereflidir’ diyerek intihar ettiklerini açıkladı.
Eylül
Eylül ayında yirmi altı kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On dokuz kadının ölümü ise şüphelidir.
İstanbul Teknik Üniversitesi Profesörü Celal Şengör, genç bir kadın öğrencisini taciz ettiğini gülerek anlattığı videoyu paylaştı. Sosyal medyada gelen tepkilerden sonra İTÜ Rektörlüğü Şengör ile ilgili soruşturma başlatırken Şengör, olayın taciz olduğunu düşünmediğini açıkladı.
Ekim
Ekim ayında on sekiz kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. On dokuz kadının ölümü ise şüphelidir.
“İnsanlar iş beğenmediğinden dolayı işsiz, iş bulamadığından dolayı değil” diyen Amasya Valisi Mustafa Masatlı kadınlarla ilgili olarak da şunları söyledi: “Hatta ‘bayanlara bile biz iş verebiliriz. Küçük ölçekte, ağır olmayan, bayanların yapabileceği işleri verebiliriz”
2018 yılında Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davasında, tüm sanıklar mahkeme tarafından beraat ettirildi.
Kasım
Kasım ayında yirmi beş kadın, boşanmak istediği, barışmayı reddettiği, evlenmeyi reddettiği, ayrıldığı ve daha diğer bilinmeyen sebeplerden dolayı erkekler tarafından katledildi. Yirmi bir kadının ölümü ise şüphelidir.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Türkiye’nin pek çok ilinde kadınlar tarafından eylemler düzenlendi, İstanbul İstiklal Caddesi’deki yürüyüşe karşı polis tarafından kurulan barikatlar kadınlar tarafından yıkıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı bir konuşmada İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olarak şunları söyledi; “Kim İstanbul Sözleşmesi ile başlayan cümle kurarsa en başta kadınlarımız tepki göstermelidir!”
Mersin’de kaybolan 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın cansız bedeni bulundu. Ölümünde şüpheli olarak tutuklanan dedesi Hasan Yağal’ın, Müslüme’nin annesine cinsel saldırıda bulunduğu ortaya çıktı.
Kendisine yıllarca şiddet uygulayan eşini, kendisini savunmak için öldürmek zorunda kalan Çilem Doğan’a verilen 15 yıl hapis cezası onandı.
İki kardeşin cinsel istismarıyla başlayan Elmalı Davasında tüm sanıklar beraat etti.
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin mimarı olan iktidarın, kadın düşmanı politikalarının temsilcilerinden Süleyman Soylu, 1 Ocak-15 Kasım 2021 arasında 251 kadın cinayetinin işlendiğini -resmi rakamlara göre- belirterek, “Geçen yılın tamamında bu sayı 268’di. Bu yıl, bu sayının üstünde kalacağımız görülüyor. Testere dişi gibi inişli çıkışlı bir grafik var, batılı ülkeler de böyle” dedi.
Aralık
Siirt’te İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyerek yaşamını yitirmesine neden olan uzman çavuş Musa Orhan’ın görülen duruşmasında mahkeme, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 12 yıl hapis cezası verdi. “Geleceği üzerinde olumsuz etki yaratabileceği” ve tüm duruşmalara düzenli katıldığı öne sürülerek faile, “iyi hal” indirimi uygulayan heyet, cezayı 10 yıla düşürdü. Ayrıca tecavüz failinin kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle adli tedbir hükümleri uygulanarak tutuksuz yargılanmasına karar verildi.
* Zabel Yesayan, Ermeni romancı, çevirmen ve edebiyat profesörüydü
** Veriler Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun her ay hazırlayıp yayınladığı raporlardan alınmıştır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!