Esenyurt Migros depoda ücretlerine sadece yüzde 8 oranında zam yapılmasına karşı işten kaçınma haklarını kullandıkları için başlarına gelen kalmayan Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) üyesi işçiler, bugün burjuvazinin amiral gemisi TÜSİAD’ın Beyoğlu’ndaki binası önünde açıklama yaptılar. İşçiler direnişleri süresince saat ücretlerine 4 TL zam yapılmasını, işçi sağlığı ve iş güvenliği önemlerinin alınmamasını, hiçbir arkadaşlarının işten atılmamasını talep etmişti. Bu makul taleplerinin karşılanması yerine karına kar katan Migros ve birlikte çalıştığı taşeron firma US Grup patronları ilk önce polisi depoya sokarak işçileri darbedip gözaltına aldırmış, bu sırada peyderpey başlayan işçi kıyımı kitlesel bir nitelik kazanarak 257 kişiye ulaşmıştı. Üstelik işçiler tazminat haklarının gaspı ve işsizlik sigortasından yararlanmamaları anlamına gelen Kod 29’dan işten atıldı.
Bu kitlesel kıyımın ardından depo önünde direnişi sürdüren işçiler, aynı zamanda Migros’un boykot edilmesi çağrıları yaptı, mağazalardaki boykot çağrılarına bizzat kendileri de katıldılar. İşçilerin talepleri net: 257 depo işçisi işe geri alınsın, saat ücretine 4 TL zam yapılsın, primler yasal güvenceye alınsın, işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınsın.
İşçiler bugün Migros Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanı olduğu TÜSİAD’ın Beyoğlu’ndaki Genel Merkez binası önünden bir kez daha seslendiler. “Biz hırsız değiliz, Yoksul işçileriz! Çaremiz direniş!”, “4 TL zam istedik, 257 işçi işten atıldık!”, “İşçiler açken Özilhan’a huzur yok!” pankartlarını açarak açıklama yapan işçiler, sık sık “Birleşen işçiler yenilmezler!”, “Direne direne kazanacağız!”, “İşçiler açken Özilhan’a huzur yok!”, “İşçiler burda Özilhan nerde!”, “İşçiyiz haklıyız, söke söke alırız!” sloganlarını haykırdılar.
Açıklamanın yapıldığı eylemde TÜSİAD’ın hazırladığı ‘Geleceği İnşa’ başlıklı rapor yakılarak, “Bize biçilen kölelik düzenidir. Bu rapor bizim geleceksizliğimizin simgesidir” denildi.
“Biz işçileri ölümle yaşam arasında yaşama mahkum edenler buradadır”
DGD-Sen Genel Başkanı Neslihan Acar tarafından yapılan basın açıklamasında, “Burası Tuncay Özilhan’ın başkanlık yaptığı ve Türkiye’yi yöneten patronların örgütü TÜSİAD’ın Genel Merkezi’dir. Peki biz buraya neden geldik? Migros, Anadolu Grubu’nun bir şirketidir. Biz işçileri ölümle yaşam arasında yaşama mahkum edenler buradadır. Bizim, işçiler olarak bize sunulan bu sefalete artık tahammülümüz yoktur” denildi.
“Biz huzursuzsak kimse rahat uyuyamaz”
“Hiçbirimiz geçinemiyoruz, faturalara bakmaktan korkuyoruz. Çünkü kira, çünkü elektrik, çünkü doğalgaz, çünkü… Bizler pandemi boyunca ölümüne çalıştık. Patronlar ve onların etrafındakiler lüks içinde yaşadı. Bizler öldük. Sakat kaldık. İşsiz kaldık. Artık yeter. Kimseden bir şey dilenmiyoruz. Kimseden bize yardım etmesini istemiyoruz. Hakkımız olanı istiyoruz. Hakkımızı gasp edenleri iyi tanıyoruz. Bunun için buradayız” ifadeleri kullanılan açıklamada, Tuncay Özilhan’a “Tuncay Özilhan’la kişisel bir derdimiz yok. Zammı ver, kurtul. Yoksa bütün yaşam alanlarınızı zaptedeceğiz. Üreten biziz. Hakkımız olanı biliyoruz. Alacağız. Biz huzursuzsak kimse rahat uyuyamaz, bilinsin. Buradan sesleniyoruz; taleplerimiz kesin ve nettir. Biz çalışmak istiyoruz. Haklarımızın verilmesini istiyoruz” diyerek seslenildi.
Taleplerini “4 TL saat ücreti zam yapılacak. İşimize geri döneceğiz. Primler güvence altına alınacak. İş güvenliğimiz ve sağlımız istismar edilmeyecek” diyerek sıralayan işçiler, açıklamalarını “Ya kabul edersiniz ya da sonuna kadar direnmeye hazırız. Basın bilsin, medya bilsin, Migros bilsin, Tuncay Özilhan bilsin, Saray bilsin. Halkımız biliyor. Biz buradayız, her yerdeyiz. Hakkımızı alacağız” diyerek sonlandırdı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!