Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, günler sonra yaptığı açıklamada Migros işçilerinin şikayetleriyle ilgili soruşturma başlattığını söyledi. Polisi işçinin üzerine salan ya da kuralsız-kölece çalışma koşullarına ortak olan kendileri değilmiş gibi hiçbir işçinin, emekçinin mağdur edilmesine göz yummayacaklarını belirtti.
İktidarın da krizin halk için yıkıma dönüştüğünü yarım ağız kabul etmek zorunda kaldığı, ama hemen arkasından “aman işsiz kalmayın, gerisi geçer” diyerek işçilere sınır çizmeyi ihmal etmediği bu koşullarda bakanlığın başlattığını iddia ettiği soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı açık.
O açıdan da saat ücretine bir ekmek parası kadar zam istediği, “işçi sağlığı güvenliği önlemleri alınsın” dediği için ilk önce polis zoruyla depodan çıkarılan, ardından kitlesel işçi kıyımıyla tazminat haklarına da el konulan, son olarak Migros patronu Tuncay Özilhan’ın evinin önünden işkence edilerek ters kelepçe takılıp gözaltına alınan işçilerin haklarının asıl korunacağı yer toplumsal sahiplenme ve dayanışma pratiğidir. Bakanlığın soruşturmasından işçiler lehine sonuç çıkması da buna bağlıdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!