Mersin’in Tarsus ilçesinde 17 Mayıs’ta hakkındaki uzaklaştırma kararı sona eren Halil Korkmaz (25) tarafından katledilen Sinem Sökmen de mevcut yargı-polis gücünün yaklaşımlarına göre “evlilik teklifini reddetmeseydi” yaşayacaktı. 20 yıldır Sebze Meyve Hali’nde işçi olarak çalışan Sökmen, halden tanıştığı ve kısa bir süre mesajlaştıktan sonra kendisiyle birlikte olamayacağına karar verdiği Korkmaz tarafından sistematik olarak ölümle tehdit edildi. Sökmen de sesli ve yazılı mesajlarla bu tehditler apaçık ortada dururken polisin “bir şey yapamayız”, “delil yok” diyerek her defasında çaresiz bıraktığı kadınlardan biri. Polisin adeta ölüme davetiye çıkaran bu umursamaz tutumu o kadar ileri gitti ki son olarak yapmak istediği suç duyurusunda bile katilinin kimlik numarasını bilmediği için “bir şey yapamayız” denilerek geri gönderildi.
Mezopotamya Ajansı’ndan Mukadder Akyol’un haberine göre Sökmen ile birlikte defalarca karakola giderek şikayette bulunan ağabeyinin eşi Hediye Sökmen, her defasında kendileriyle ilgilenilmediğini ve hiçbir işlem yapılmadan geri gönderdiklerini anlattı.
Ölüm tehditleri 3 ay sürdü
Sinem’in yaklaşık 5 ay önce Halil Korkmaz ile tanıştığını belirten Hediye Sökmen, “Sinem 20 yıldır halde çalışıyor. Halil’de halde nakliyatçıydı. O ara Sinem’i görüyor. Bir süre mesajlaşıyorlar, Sinem kendisini tanımaya başlayınca kendisine uygun olmadığını söyledi. Tehdit mesajları ise 3 ay önce Halil’i reddetmesiyle gelmeye başladı. Sürekli öldürmekle tehdit ediyordu. 3 aydır hemen hemen her gün ses kayıtları atarak, öldürmekle tehdit ediyordu. Sinem, her yerden engelledi fakat başka numaralardan tehdit etmeye devam etti. Sürekli ‘Benden başka seni kimse alamaz, seni öldürürüm’ diyordu. Bunu üzerine Mart ayında Tarsus’un Tozkoparan Mahallesi’nde bulunan Polis Merkez Amirliği’ne gittik” dedi.
Karakol başvuruyu almadı
Atılan tehdit mesajları ve ses kayıtlarını polise gösterdiklerini ancak hiçbir işlem yapılmadan geri gönderildiklerini söyleyen Sökmen, bu süre zarfında tehdit ve taciz mesajlarının devam ettiğini dile getirdi. Sökmen, “Halil’e hiçbir şekilde uyarı gitmediği için tehditleri devam etti. Aradan 2 hafta geçtikten sonra mesajlar devam edince tekrardan karakola gittik. Uzaklaştırma kararı talep edince ‘biz buradan veremeyiz’ deyip bizi savcılığa gönderdiler. Mesajları savcılığa gösterdik daha sonra 1 aylık uzaklaştırma kararı verildi” ifadelerini kullandı.
Buşvuruculardan failin TC’si istendi
Uzaklaştırma kararının da işe yaramadığını ve ölüm tehditlerinin devam ettiğini belirten Sökmen, tekrar karakola gittiklerinde failin adını ve soyadını verdikleri karakoldan TC’nin istendiğini, bilmediklerini söyleyince de “bir şey yapamayız” deyip eve gönderdiklerini söyledi. Toplamda 4 kez başvurdukları karakol yetkililerine “Bir kadın daha katledilince mi tutuklayacaksınız?” dediğini aktaran Sökmen, “Sinem okuma yazma bilmediği için ona yardımcı oluyordum. Polislere, ‘Sizlere daha ne kadar delil sunalım, öldürüldükten sonra mı yeterli delil olacak?’ diye sordum. Koruma talebinde bulunduk kimse yanaşmadı. Ses kayıtlarını, mesajları gösterdik işlem yapılmadı” diye belirtti.
‘Polislerden şikayetçi olacağız’
Sinem katledildikten sonra polislerin evlerine geldiğini belirten Sökmen, “Polisler şimdi taziyeye gelip ‘bir şeye ihtiyacınız var mı?’ diye soruyorlar. Sinem katledilmeden önce neden bu duyarlılığı göstermediler. Defalarca yanlarına gittik öldükten sonra yanımıza gelmelerinin bir anlamı yok. O polislerden şikayetçiyiz, davacı olacağız” diye tepki gösterdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!