Polis: “Ben devletim”! Emekçi: Olmaz olsun böyle devlet!



Zarife Çamalan “Ben devletim”! Bu söz tanıdık geliyor değil mi? Polisin işçi direnişlerinde, eylemlerde, açıklama yaptığımız alanlarda sık sık tekrarladığı tehditlerden biri bu: Ben devletim, bana karşı gelemezsin! Biz de tekrar edelim, “Sizin devletiniz buysa zaten yıkılmaya mahkumdur”. Dün Gezi’nin 9. yılında Ethem yoldaşın vurulduğu yerde ve saatte anma yapmak isteyenlere polisin uyguladığı şiddete “ne …


Zarife Çamalan

Ben devletim”! Bu söz tanıdık geliyor değil mi? Polisin işçi direnişlerinde, eylemlerde, açıklama yaptığımız alanlarda sık sık tekrarladığı tehditlerden biri bu: Ben devletim, bana karşı gelemezsin!

Biz de tekrar edelim, “Sizin devletiniz buysa zaten yıkılmaya mahkumdur”.

Dün Gezi’nin 9. yılında Ethem yoldaşın vurulduğu yerde ve saatte anma yapmak isteyenlere polisin uyguladığı şiddete “ne yapıyorsunuz” diye tepki gösterdiği için gözaltına alınan bir emekçiye de bunu söylemişlerdi.

Emekçi işinden çıkmış, evine gitmek üzere otobüse binmek için yürürken bir gencin yedi-sekiz polis tarafından darbedilerek, yerlerde sürüklenerek, üzerine yüklenilerek gözaltına alınmasına, “ne yapıyorsunuz” diye tepki göstermişti. Polisin bu tepkisine “Ben devletim” diyerek karşılık verdiğini ve gözaltına alınmasını götürüldüğümüz hastanede anlattı.

Gözaltı aracında işkenceye karşı direniş

Dün Ethem yoldaşın anması için alana girmeye çalışırken polisin engelleme girişimine karşı sloganlarla alana girmeyi zorladığımızda vahşice bir polis saldırısıyla karşılaştık, işkence ve darp edilerek gözaltına alındık. Dakikalarca gözaltı aracı arayan polisler bir taraftan da sloganlarımızı susturmaya, basının görüntü almasını engellemeye çalışıyordu. Ancak bizleri susturmaya güçleri yetmedi.

Gözaltına alınan her yoldaşımız, siperdaşımız araçların içine tekme tokat dövülerek ve adeta fırlatılarak atıldı. Biz her seferinde “Ethem yoldaş onurumuzdur!”, Ethem yoldaşın hesabı sorulacak!”, “Katil polis hesap verecek!”, “Gezi direnişi onurumuzdur!”, “Gezi’nin hesabı sorulacak!” demeye devam ettik.

Defalarca gözaltı aracından zorla indirilip ters kelepçe takılmaya çalışıldı. İndirebildikleri arkadaşlarımız araçtan fırlatıldı. Yüzüstü yere yatırıldı, üzerine dört-beş polis basarak zorla kelepçe takma işkenceleri devam etti. Bu saldırılara karşı birbirimize siper olduk, polisi gözaltı aracından uzaklaştırmaya çalıştık. Başarılı da olduk, gözaltı aracına un çuvalı gibi atıldığımızda birbirimize destek vererek ayağa kalktık. Ayağa kalktığımız için polisin üzerimize yürümesine karşı polisi araçtan indirdik. Zorla takmış oldukları ters kelepçeleri kendi çabalarımızla açtık.

Güya emir-komuta zinciriymiş

Dün bir kere daha nasıl bir kin, nefret ve korkuyla saldırıldığını gördük. Bazı polisler aldıkları emri uyguladıklarını söylemiş olsalar da biz bunun sadece emir işi olmadığını zaten biliyoruz. Bu işkence ve darp, alınan emirle yapılacak bir şey değil, bunu kendileri de biliyor bizler de…

İlk defa gözaltına alınan arkadaşlar bile bunu şöyle dile getirdiler. “O an ‘ben devletim diyen polisin siması gözümün önünden asla gitmeyecek. Gözlerindeki o kin, nefret… Bir diğeri ‘biz aldığımız emri uyguluyoruz’ diyordu. Vazife icabı yapmış olsaydı eğer, böyle vahşice işkence ederek, yerlerde sürükleyerek, darp ederek mi gözaltına almaya çalışırlar? Üstelik ben sadece yapılanlara dayanamadığım için ‘ne yapıyorsunuz?’ demiştim. Bunlar resmen zevk alıyorlardı yaptıklarından. Devlet bunların davranışlarında vücut bulmuşsa ben böyle bir devlette yaşamak istemiyorum. Benim yaşadığım devlet buysa değiştirmek, daha insanca yaşayacağımız bir hale dönüştürmek için gerçekten mücadele etmek sanırım bize düşüyor” .

Boynumuzun borcudur

İşte sizin faşist devletinizin kitleler üzerinde uyandırdığı etki bu, değiştirmek için mücadele etmek gerektiği. Bizlere de bu mücadeleyi derinleştirmek, daha çok örgütlenmek, karşınızda daha kararlı şekilde mücadele bayrağını yükseltmek düşer. Boynumuzun borcudur, faşizmi yıkana kadar mücadele etmek, kitlelerin haklı öfkesini örgütlü hale getirmek.

Bir kez daha Gezi Direnişi ve Ethem yoldaşın 9. yıl anmasında Gezi’nin ruhuna ve Ethem yoldaşın mücadelesine, onuruna yaraşır bir tutum sergilediğimizi düşünüyoruz. Onu korkakların, kaçkınların sözde anmasıyla pespayeleştirmesine, nemalanmalarına izin vermedik. Onurlu bir şekilde tavır ve tutum geliştirdik. Baş eğmedik, diz çökmedik.

Hem gözaltındaki bizler hem de Ankara Kızılay sokakları Gezi’yi ve Ethem yoldaşı haykırdı. Şan olsun!