Muğla’da yakıldığı sırada hayatta olduğu Adli Tıp Raporlarıyla kesinleşen 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i katleden Cemal Metin Avcı ile suç delillerini gizleyerek yok ettikleri öne sürülen kardeşi Mertcan Avcı, annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın yargılandığı davanın 13’üncü duruşması, Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Mahkeme heyeti, 23 aydır tutuklu Avcı’ya ağırlaştırılmış müebbetten indirime giderek 23 yıl hapis, tutuksuz sanık kardeşi Mertcan Avcı, annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eşi Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın ise beraatine karar verdi.
Duruşmalar sırasında “İstanbul Sözleşmesi’nin iptali iyi oldu” diyen Pınar Gültekin’in katili Cemal Metin Avcı’ya verilen ‘haksız tahrik’ indirimine Gültekin Ailesi’nin avukatı Rezan Epözdemir, “Bugün burada hukuk ölmüştür, adalet ölmüştür. Bugün Muğla’da adalet ölmüştür” diyerek tepki gösterdi. Epözdemir, “Diri diri yakıyor, gömüyor, bütün delilleri değiştiriyor, kimsenin inanmadığı bir kurgu savunmaya mahkeme itibar edip haksız tahrik indirimi uyguluyor” ifadelerini kullandı.
Pınar'ın katiline haksız tahrik indirimi!
23 ay boyunca haksız tahrik indirimi gerekçesi yaratmak için uzatıldıkça uzatılan #PınarGültekin davasında karar çıktı: Pınar’ı vahşice katleden Metin Avcı’ya haksız tahrik indirimiyle 23 yıl hapis cezası, kardeşine de beraat verildi! pic.twitter.com/I1mzZbTLVw— Alınteri (@GazeteAlinteri) June 20, 2022
‘Mütalaada müebbet istendi’
Davanın 16 Mayıs’ta görülen 12’nci duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasında Cemal Metin Avcı’nın ‘canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürmek’ten, kardeşi Mertcan Avcı’nın da ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirakten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada Eda Karagün, Şükrü Gökhan Orhan, anne Ayten ve baba Selim Avcı’nın da ‘suç delillerini gizlemek ve yok etmek’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.
Canan Güllü: Yetti artık, gerçekten yetti!
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Pınar Gültekin davasında verilen haksız tahrik indirimine tepki gösterdi:
“Aklın durağanlaştığı bir dönem artık. Hakimlerin verdikleri karara şaşırmaktan öte dumura uğrayan bir beyinle karşılaşıyoruz. Bu ülkede kadınlar öldürülüyor. ‘Havaya baktı, kısa etek giydi, rüyamda gördüm’ diyerek yapılan savunmalardan bıktık artık. Bu kararları veren hakimlerin de artık aklını başına toplaması gerekiyor. Bu kadın katledilmiştir. Bu kadın bir kere değil, canlıyken, yakılarak, boğularak, darp edilerek katledilmiştir. Sonra da onun ahlakı ve namusu üzerinden kastedilerek katledilmiştir. Bir dava öncesi hayatımızı yaşarken bir de dava sonrasında öldürülüyoruz. Yetti artık. Gerçekten yetti.“
“Haksız tahrik indirimi, İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmesi kararından sonra bu davaların nasıl seyredeceğine dair fikir verdi”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, Pınar Gültekin’i katleden Metin Avcı’ya verilen ‘haksız tahrik’ indirimine tepki gösterdi:
“Pınar Gültekin’in vahşice öldürülmesiyle ilgili uzun süren yargılama sürecinin anca sonuna gelinebildi. Dava sürecinin aileyi, kadınları bu düzeyde rencide edecek şekilde sürmesi Pınar’dan sonra kadınları öldüren tüm erkekleri cesaretlendirmiştir. Bazen ‘geç gelen adalet adalet değildir’ diyoruz bazen de ‘bu takip ettiğimiz davalarda geç de olsa adalet yerine geldi’ deyip bir gram mücadelemizin sonuç verdiği görmek umut veriyor. Bu sefer Cemal Metin Avcı’ya verilen haksız tahrik indirimi bize sadece İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın geri çekilmesi kararından sonra artık bu davaların nasıl seyredeceğine dair fikir verdi.”
‘Bu nice kadının ölümünü meşrulaştıracaktır’
“Maalesef haksız tahrik indirimi diye bahsedilen erkekleri kollama, onurlarını yüceltme, zayıflıklarını örtme tam bir erkeklik indirimi olarak karşımızda duruyor. Pınar Gültekin’i böylesi vahşetle öldüren biri bile bu indirimi alıyorsa tüm toplumun gözü önünde bu nice kadının ölümünü meşrulaştıracaktır. İstanbul Sözleşmesi’nin Danıştay’taki duruşmaları, takip ettiğimiz nice kadın cinayeti davası, aylık yayınladığımız kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü verileri hepsi bir bütün olarak çok önemli. Şiddeti ve cinayetleri erkek egemen bakış açısıyla durdurmak mümkün değil bu yüzden mücadeleye devam edeceğiz.”
Ayşe Acar Başaran: İktidarın erkek yargısı, bir katille aynı zihniyete sahip
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Pınar Gültekin’i katleden Metin Avcı’ya yönelik ‘indirim’ kararına tepki gösterdi. “Bir katil, mahkemede katlettiği kadına cinsiyetçi söylemlerle saldırarak, işlediği cinayeti meşrulaştırmaya çalıştı. ‘İstanbul Sözleşmesi’nin iptali iyi oldu’ diyecek kadar iktidarın kadın politikasını bilen katil, elbette kurduğu her cümleyi hesaplayarak söyledi” ifadelerini kullanan Başaran, iktidara şu sözlerle tepki gösterdi:
“Sonuç olarak iktidarın güdümündeki erkek yargı karşısında bir katil bir kadını katletmesine gerekçeler sundu, kadının yaşam tarzından giyimine her şeye saldırarak kendini aklamaya çalıştı. Bu yolu seçmesi tesadüf değildi. Yargının, ülkedeki iktidarın kadın düşmanlığını biliyordu. Nitekim düşündüğü gibi de oldu, Pınar’ın katledilmesinin ikinci yıldönümünde katil Cemal Metin Avcı ‘haksız tahrik indirimi’ aldı. İktidarın erkek yargısı, bir katille aynı zihniyete sahip olduğunu yine ortaya koydu. İşte bu yüzden ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ diyoruz. Çünkü savunmamızda da belirttiğimiz üzere sözleşme, devlet mekanizmasını da kadına yönelik şiddete karşı önlem almaya zorluyor. İktidarın sözde yasal değişiklikleriyle kadına yönelik şiddeti önleme gibi bir niyeti olmadığı apaçık ortada. İktidar, daha çok kadın katledilsin, daha çok şiddette maruz kalsın istiyor. Çünkü ancak bu yolla saltanatını sürdürecek! Ancak şunu iyi bilin ki ne susarız, ne boyun eğeriz, ne itaat ederiz! Her yerde her koşulda mücadelemiz sürecektir. Kadınlar sizi götürecek!”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!