Halkların Demokratik Partisi (HDP), Diyarbakır’ın ardından İstanbul’da “Çözüm Biz’de Savaşlara ve Sömürüye Hayır!” şiarıyla miting düzenledi. Savaş-işgal politikalarıyla ekonomik-sosyal yıkım arasındaki dolaysız ilişkiye dikkat çekmek için düzenlenen mitinge Diyarbakır’da olduğu gibi yoğun ilgi gösterildi. Edirne, Bursa, Kocaeli ve İstanbul illerinden katılımın gerçekleştiği mitingde alan hınca hınç doldu, sıcak havaya rağmen coşkuda eksilme olmadı.
Alana miting sloganının yazıldığı Kürtçe ve Türkçe pankartlar asıldı. Ayrıca tecrit politikasının son bulmasını isteyen pankartın yanısıra “Aysel Tuğluk serbest bırakılsın!” pankartı da yerini aldı.
4 ayrı noktada yıldırıcı bir aramadan geçirilen kitle alana girer girmez coşkulu halaylara karıştı. Taşınan flamalar, Kürt kadınlarının rengarenk giysileri ve hiç dinmeyen coşkularıyla alandaki nabız hiç düşmedi.
Miting başlamadan önce HDP’lilere Aysel Tuğluk’un posterinin alana asılmasına izin vermeyeceğini söyleyen polise yanıt; yüzlerce kadının Aysel Tuğluk’un dev posterinin olduğu “Aysel Tuğluk serbest bırakılsın!” pankartı ve sloganlarla yürüyerek girişiyle yanıtlandı. Bankalar Caddesi’nden miting alanına kadar yürüyen kadınlar zılgıtları, sloganları ve coşkularıyla dikkat çekti.
HDP bileşeni parti ve örgütlerin yanısıra çok sayıda devrimci-demokrat kurum ve çevrenin de katıldığı mitinge, hasta ve infazı yakılan tutuklular için Adalet Nöbeti tutan aileler de yerlerini aldı, sahneye çağrılarak selamlandı. HDP milletvekilleri ve HDK temsilcileri de sahneden alanı selamladı.
Sık sık “Bê Serok jiyan nabe!’”, “Bijî berxwedana zindanan!’” ve “HDP halktır halk burada!’” sloganlarının haykırıldığı mitingde ulusal-sosyal kurtuluş mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına Çerxa Şoreşe marşı eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu.
Mitingde HDP İstanbul İl Eşbaşkanları Ferhat Encü ile İlknur Birol, HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek ve HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan yaptıkları konuşmalarla savaş ve işgal politikalarını, HDP’ye yönelik saldırganlığın politik muhtevasını, mevcut rejimin çürümüşlüğünü, burjuva muhalefetin tutarsızlıklarını teşhir ederek, Kürt halkının zalimlere boyun eğmeyeceği vurgulandı.
Encü: Bu halk size boyun eğmez!
HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü Kürtçe konuşma yaptı. “HDP’nin gücüne HDP’nin geleceğine bakın” diyerek alanı işaret eden Encü, “Görsünler Kürtler nasıl ayakta. Sizin sahip çıkmanız mücadeleye sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı.
“HDP halktır, HDP zulme karşıdır” diyen Encü, HDP’nin mücadelesinin engellenemeyeceğinin altını çizdi. Encü, sözlerini, “Bu halk yüz yıldır size boyun eğmedi, eğmeyecektir” vurgusuyla sonlandırdı.
Birol: Savaşa talana hayır demenin fotoğrafı
HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol da kitleyi, “Sizin önünüzde ancak eğiliriz” diyerek eğilerek selamladı. İktidarın söylemlerini hatırlatan Birol, “Ellerinde bir fotoğraf var. Biz o fotoğrafta mafya babasını görüyoruz, savaş baronları görüyoruz, tacizcileri görüyoruz, tecavüzcüleri görüyoruz, kadın katillerini görüyoruz. Beşli çeteyi görüyoruz. Şaibeyi, para babalarını, yandaş iliştirilmiş gazetecileri, emret yapalımcı akademisyenleri görüyoruz. Şimdi asıl fotoğrafı biz göstereceğiz” dedi.
Birol, “İşçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, Aleviler, Sünniler, inançlarına özgürlük isteyenler, Kürt halkı, Türkler, devrimciler, sosyalistler burada mı” diye sordu. Kitle hep bir ağızdan “burada” diye yanıtladı. Bu fotoğrafın savaşa, talana hayır demek olduğunun altını çizen Birol’un konuşmasının ardından kitle, “Çözüm HDP!” sloganını attı.
Çiçek: Umuda dair inancı ayakta tutan sizlersiniz
HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, faşizme boyun eğmeyenleri, mücadeleleriyle AKP-MHP iktidarında mecal bırakmayanları, zulüm zindanlarında direnenleri selamlayarak konuşmasına başladı.
“Savaşa ve sömürüye hayır” dediklerini vurgulayan Çiçek, “Bugün umuda dair bir inanç varsa, o inancı ayakta tutan sizlere ve sizlerin değerlerinize her türlü küfrü ediyor. Buna razı mıyız? AKP-MHP iktidarı yalan siyasetine devam ediyor. Diyor ki, biz yerli ve milliyiz. Hadi oradan” dedi.
‘Bu zihniyetten dost olabilir mi’
İktidarın yalanlarını sıralayan Çiçek, kitleye şu soruları yöneltti: “Kendi halkını açlık sınırlarında tutanlar halkçı olabilir mi? Kaşıkçı cinayetinde dosyayı kendi katillerine teslim edenlerden milli olabilir mi? Tek talebi insanca yaşamak olan, her gün grevlerde direnen emekçilerin önüne polis yığanlar kendi çocukları söz konusu olduğunda o polisleri hazırolda bekletiyorlar. Böyle bir anlayıştan dost olabilir mi? Kendi vakıflarında çocuklara tecavüz edildiğinde ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyenlerden dost olabilir mi? Ormanlar yanıyor ve ormanları bile kendi iktidarlarını ayakta tutmak için kriminalize etmeye çalışıyorlar. Ülkenin güneyinde yanan ormanların yerine oteller dikiliyor; yeşilin ormanın yerine beton dikenlerden dost olur mu?”
Kitle Çiçek’in sorularına gel bir ağızdan “hayır” yanıtı verdi. Çiçek, AKP-MHP iktidarının korsan, kumpas, savaş iktidarı olduğunu vurguladı.
‘Demokrasi ve özgürlük mücadelesi boynumuzun borcudur’
Sadece iktidarları ayakta dursun diye gençlerin savaş cephelerine sürüldüğünü söyleyen Çiçek, “Demokrasi ve özgürlük mücadelesi boynumuzun borcudur” diye konuştu. Bu düzenin zenginlerin düzeni olduğunun altını çizen Çiçek, işçiye, emekçiye, kadınlara, Kürt halkına savaş açıldığını söyledi. “Türkiye emekçi halklarının Kürt halkının mazlum evlatlarının bu savaşta ölmesini istemiyoruz” diyen Çiçek’i kitle “Kahrolsun faşizm!” sloganıyla karşıladı.
‘İmralı’yı araçsallaştıramazsınız’
Muhalefetin ikiyüzlü siyasetini eleştiren Çiçek, “AKP’yi köşeye sıkıştırmak için İmralı’yı araçsallaştıramazsınız” diye vurguladı. Muhalefetin Kürt halkını tanımak zorunda olduğunu kaydeden Çiçek, “Değerlerimizle on yıllara varan birikimimizle dalga geçmeyin. İnkar etmeyin” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
‘Son düzlükteyiz’
Tutsak Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ı, hasta tutsak Aysel Tuğluk’u, sürgünde yaşamak zorunda kalan Hatip Dicle’yi, Ertuğrul Kürkçü’yü selamlayan Çiçek, katledilen Deniz Poyraz’ı andı. Çiçek, “Biz tekrar ilan ediyoruz, ülke bir karanlık kaotik sürece sürüklenmeye çalışılıyor. Adeta son düzlükteyiz. Burada bizlerin tarihsel rolü, görevleri de en çarpıcı gerçeklikle ortaya çıkıyor. Birileri istediği kadar algı operasyonu yapsınlar HDP seçmeni ve kitlesi, ona gönül verenler AKP-MHP iktidarının yıkılışında başroldür” dedi.
Buldan: Bu meydanı iyi görsünler
Mitingde son olarak HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan söz aldı. Sahneye çıkan Buldan uzun süre alkışlandı. Kitlenin coşkusunu selamlayan Buldan, “Sizler bu meydana gelirken ‘çözüm biziz’ şiarıyla geldiniz. İşte Ankara’dan bu ülkeyi yönetenler, bu ülkede iktidarım diyenler bu tabloya iyi baksın, çözüm biziz diyenleri iyi görsün” diyerek HDP’yi hedef alanlara seslendi.
‘Durdurulamayan mücadelemiz, kararlı ilkelerimiz var’
Diyarbakır’da gerçekleştirdikleri görkemli mitingden sonra bugün de Türkiye halkları ve Kürt halkıyla birlikte bir kez daha bir araya geldiklerini söyleyen Buldan, “Bir kez daha diyoruz ki ‘çözüm biziz, savaşlara sömürüye hayır.’ Türkiye’nin her sorununa güçlü sözü ve çözüm gücü olan HDP bu ülkede mücadele eden bir partidir. Bu ülkede yaşanan tüm sorunlar ve bütün krizlerin HDP’nin fikriyatının hayata geçmesiyle gerçekleşeceğine inanıyoruz. Çünkü bizim onurlu bir direnişimiz var, durdurulamayan bir mücadelemiz, kararlı ilkelerimiz var. Bizi biz yapan ve bu kadar güçlü olmamıza olanak sunan işte bunlardır. İlkelerimiz, direnişimiz ve mücadelemizdir. Tüm bunlar HDP’yi Türkiye’de daha güçlü bir konuma, söz ve karar sahibi olan bir parti haline getirmiştir. Bunda, sizlerin de büyük payı ve emeği vardır. Hepinizin emeğine sağlık” dedi.
‘Size biat etmeyiz’
HDP’nin karanlık günlerde demokrasinin, gerçek ve onurlu barışın teminatı olduğunu dile getiren Buldan, “Bunun içindir ki HDP sürekli ülkeyi yönetenler tarafından saldırı altında tutulmaktadır. Bizimle siyaseten, alanlarda, sandıklarda baş edemeyenler, kumpas davalarında, HDP’yi kapatma davasında, Kobanê davasında ve il-ilçe örgütlerimize yapılan saldırılarla bizi yıldırmaya çalışıyorlar. Ama şunu bilsinler ki bizler saldırılarla, kumpas davalarıyla başa çıkmasını iyi biliriz ve sizin önünüzde asla diz çökmeyiz, boyun eğmeyiz ve size biat etmeyiz” dedi.
Türkiye’nin açlık ve yoksullukla mücadele ettiğini belirten Buldan, “Ülkeyi soyup soğana çevirenler, talan edenler, sömürenler bilsinler ki önümüze konulan ilk sandıkta sizlere gereken dersi Türkiye halkları verecektir. HDP sizin bu politikalarınıza geçit vermediği için, iktidar saldırılarına uğruyor, hedef haline getiriliyor” dedi.
‘Kaybedeceklerini çok iyi biliyorlar’
Ülkede savaş kararı verenler ile komşu ülkelere savaş için gidenlerin, bu ülkenin geleceğini, gençlerini, yarınlarını düşünmediğini aktaran Buldan, şöyle devam etti: “Bir gece ansızın nereye girmek istiyorlar, Rojava’ya, Şengal’e, Mexmur’a. İşte onların zihniyetinde buralara girmek ve savaş konseptini devreye sokmak var. Ancak Türkiye halkları sizin savaş konseptinize onay vermeyecek, müsaade etmeyecek. Çünkü Türkiye halkları savaş değil; çözüm, barış ve diyalog istiyor. Kaybedeceklerini çok iyi biliyorlar. Biliyorlar ki gidecekler ve bir daha asla geri gelemeyecekler. Başta Kürtler olmak üzere Türkiye halkları savaş konseptine izin vermeyecek. Onlar her şeyi çalıyorlar. Gençlerin geleceğini, KPSS sorularını, kadınların geleceğini, işçilerin emekçilerin yarınlarını umutlarını çalıyorlar. Biz HDP olarak bu ülkenin gençlerinin, kadınlarının, işçilerinin, emekçilerinin yanındayız. Onların bunu çalmasına müsaade etmeyeceğiz.”
‘Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılsın’
Ülkenin en büyük sorununun Kürt sorunu olduğunun altını çizen Buldan, İmralı tecridinin kırılması gerektiğini vurguladı. Siyasetle çözülebilecek bir sorunu inkar, imha ve savaşla çözmeyi deneyenlerin şimdiye kadar başarılı olmadığını bundan sonra da olamayacağını kaydeden Buldan, şu ifadeleri kullandı: “Barış ve müzakere sürecinde sayın Öcalan devredeydi. Üç yıl devam eden bir süreçte herkes geleceğine umutla bakıyordu. Kimsenin kapısına cenaze gitmiyor, kimse gözyaşı dökmüyor, evlatlarımız toprağın altına girmiyordu. Neden? Çünkü çözüm ve barış süreci vardı. Ancak bunlar barıştan da diyalogdan da korkuyorlar. Barışı istemedikleri için bugün İmralı’da sayın Öcalan’a tecrit uyguluyorlar. Yaklaşık üç yıldır İmralı’da herhangi bir görüşme yapılamıyor. Bu insanlık suçudur. Sayın Öcalan’ın avukatlarıyla, ailesiyle, bağımsız heyetlerle görüşmesinin sağlanması ve tecridin son bulması çağrısını bir kez daha yapıyoruz. Bütün sorunların temelinde tecrit kilidi vardır. Tecrit kilidi kırıldığında bu ülkenin tüm sorunları çözülecektir. Bu ülke bunu görecektir çünkü biz bu deneyimi yaşadık. Tecrit kalktığı andan itibaren, sayın Öcalan devreye girdiği andan itibaren bu ülkede herkes geleceğine umutla bakmaya başlayacak.”
‘Aysel Tuğluk Kürt’e olan düşmanlıktan bırakılmadı’
Alevi ibadethanelerine yapılan eş zamanlı saldırıları da kınayan Buldan, tüm halkların ibadetlerini özgürce yapabilmeleri gerektiğine vurgu yaptı.
Demans hastası Çevik Bir Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından verilen raporla tahliye edilirken Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un da demans hastası olmasına rağmen ATK raporuyla ölüme terk edildiğine vurgu yapan Buldan, “Kürt’e olan düşmanlıkları ortada” dedi.
‘Kürtler onurlu bir yüzleşme olmadan helalleşmeyecektir’
“Üçüncü yol” seçeneğine işaret eden Buldan, “Bu ittifak geleceğin ittifakıdır. Kürdü, Türkü, Alevisi, Ermenisi, Süryanisi, kadını ve genciyle Türkiye halkları geleceği inşa edecek. Bu ülkenin gerçek ve onurlu bir barışa ihtiyacı var, bunu elbette gerçekleştireceğiz. Seçimler yaklaşınca Kürtleri hatırlayanlar, kendilerinden utanmalıdır. Kürtler sadece ve sadece seçimlerde hatırlanacak bir kesim değil. Helalleşmek adı altında Kürtlerle seçim dönemi bir araya gelmeye çalışanlara şunu söylemek isteriz, Kürtler onurlu biz yüzleşme olmadan, kimseye hakkını helal etmeyecektir. Bir kez daha HDP olarak barış, demokrasi, adalet ve Türkiye’de yaşanan tüm krizlerin çözümünde tek adres olduğumuzu haykırıyorum. Biz yeter ki birlikte mücadele edelim, el ele, omuz omuza verelim. Bunu gerçekleştirirsek Demirtaş da, Yüksekdağ da, Kışanak da, Baluken de özgürlüğüne kavuşacaktır. Bizim mücadelemiz adalet ve barış mücadelesidir” dedi.
Buldan’ın konuşması kitle tarafından uzun süre alkışlandı. Kitle hep bir ağızdan, “HDP umuttur umut dimdik ayakta!”, “Biji berxwadana HDP!” sloganlarını attı.
Miting sahne alan sanatçıların ezgileri ve halaylarla sona erdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!