Aleviliğin asimilasyonu, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması için patronlara daha ağır yaptırımlar getirip düzenleme yapılasının şart koşulması yerine katledilen madencilerin ailelerine kan parası verilerek susturulması ya da İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyette bulunan şirketlere vergi indirimleri hatta AKP’li Cumhurbaşkanı’nın keyfine kalmış muafiyetlerin getirilmesini de içeren 25 maddelik Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda bugün kabul edildi. Açık oylamaya katılan 415 milletvekilinden 242’si kabul oyu verirken 173 milletvekili “hayır” dedi.
Cemevleri, bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Kültür Bakanlığı bünyesindeki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlandı. Bu düzenlemeyle Aleviliğin inanç değil de kültür olarak tanımlanması kısacası asimilasyonunun resmi-merkezi bir kurum eliyle hızlandırılması, sistemin dayattığı ölçütleri kabul etmeyenlerin hedef haline getirilmesi sağlandı. Alevilere yönelik bu dayatmaların diğer ayağını da bugün Meclis Genel Kurulu’ndan geçen 25 maddelik “torba kanun”daki düzenleme içeriyordu.
Cemevi yapımı için merkezi otoritenin yerel temsilcilerinden izin alınması şartı
Kabul edilen “torba kanun” ile belediyelerin, imar planlarını yaparken bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevlerine yer ayrılması ve cemevi yapılabilmesi için de kaymakam veya validen izin alınması gerekecek.
Cemevleri inanç üzerinden değil, herhangi bir kültür kuruluşu olarak tanımlanıyor!
Kanunla büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve ilçe belediyelerinin cemevlerinin yapım, bakım ve onarımını yapmasının ve malzeme desteği sağlamasının önü açılıyor. İl özel idarelerinin; il sınırları içinde mabetler, kültür ve tabiat varlıkları, tarihi doku ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekanlar ile cemevlerinin yapım, bakım ve onarımını yapabilmesi düzenleniyor. Belediye ve bağlı kuruluşlar tarafından verilen indirimli veya ücretsiz içme ve kullanma suyu imkanının, cemevlerine de tanınmasına ilişkin düzenleme kanunda yer alıyor.
İş cinayetlerini önleyecek düzenlemeler yerine katledilen işçilerin ailelerini susturmayı esas alıyorlar
Amasra’da 42 madencinin göz göre göre ölüme gönderildiği (14 Ekim) madenci katliamıyla ilgili de özel bir düzenleme yapıldı. Çalışma Bakanı Bilgin’in bile itiraf ettiği ihmaller, bilirkişi raporları, işçi anlatımları ortadayken ve bundan yola çıkarak ilk yapılması gereken şey işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri, patronlara ilişkin yaptırım olması gerekirken “torba kanunu”na konulan maddeyle ailelerin “kan parası” verilerek susturulması esas alındı.
Kanuna eklenen maddelerle kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının, genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borçları terkin edilecek ve ölüm tarihinde sigortalıya ilişkin şartlar aranmadan geride kalan hak sahiplerine aylık bağlanacak.
İFM’de faaliyet yapanlara vergi kıyakları
Kanunla dünyanın finans ve ticaret merkezi olması hedeflenen ve uluslararası sermayenin gelişini teşvik için kıyak üzerine kıyak çıkarılan İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyette bulunan şirketlerin, yurt dışından satın aldıkları malları Türkiye’ye getirmeden yurt dışında satmalarından (transit ticaret) ya da yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmekten sağladıkları kazancın yüzde 50’sinden kurumlar vergisi alınmayacak.
Devasa bir emek sömürüsü üzerinden inşa edilen İFM’de faaliyet yürütecek şirketlerin bu indirimden yararlanabilmeleri için elde ettikleri kazancı, vergi beyannamesi vermeden önce Türkiye’ye transfer etmiş olmaları, alım satımına aracılık yapılan malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’den olmaması koşulları aranacak. Cumhurbaşkanı, getirilen yüzde 50’lik indirimi yüzde 100’e çıkarabilecek ya da sıfıra kadar indirebilecek.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!