Maraş merkezli depremlerin en çok etkilediği kentlerden biri olan Hatay’da çadırdan içme suyuna her şey ciddi bir sıkıntı olmaya devam ediyor. Kentte devrimci-demokrat kurumların, meslek odalarının oluşturduğu dayanışma noktalarını saldırgan bir şekilde kaldıran devlet, halkın en temel ihtiyaçlarını karşılamaya sıra geldiğindeyse her zaman olduğu gibi ortalıkta görünmüyor. Fakat gelinen noktada halkın temizlik bir yana temiz içme suyu yok! Kentin su şebekesi henüz onarılıp temizlenmediği için içme suyunun yanısıra hijyen için kullanılacak su da yok! Kentte uyuz ve bit salgını başladı bile. Halk yerin hareketi nedeniyle yılan ve çıyanların-akreplerin toprak üstüne çıktığını, yaşadıkları yerlerde sık sık karşılaştığını belirtiyor.
Kentte depremzedeler her açıdan ciddi tehlikelerle karşı karşıya. Dışardan gidecek dayanışmalarla çözülemeyecek kadar büyük sorunlar sözkonusu. O açıdan da deprem bölgeleriyle dayanışmak oradaki sorunları sokakta dile getirmekten, kılını kıpırdatmayan iktidarı bunun basıncıyla harekete geçirmekten geçiyor.
Bu vurdumduymazlığa anladığı dilden yanıt vermekten…
Acil içme suyu!
İstifa etmemekte direnen Hatay Büyükşehir Belediyesi, sosyal medya hesabından su ihtiyacının yakıcılığını, durumu anlatarak ve çağrı yaparak paylaştı.
Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin Twitter hesabından yapılan paylaşımlarda “İlimizde Sağlık Bakanlığı ve HATSU tarafından şehir şebekesi suyunun tahliller sonuçlanıncaya kadar içilmemesi önerildi. Acil içme suyu problemi ne yazık ki artarak sürmektedir. Paydaşlarla iletişime geçilmiş ve problemin çözümü için girişimlerimiz devam etmektedir” denilerek ‘#hataydasuyok’ etiketine yer verildi.
Belediyenin mesajlarında şu ifadeler kullanıldı:
* “Hatay genelinde yaklaşık 600 kuyu ve 2 içme suyu arıtma tesisi (Karaçay ve Yayladağı) ile Harbiye, Beşikligöl, Hidirbey, Akçay Eğricek, Bükünsuyu, Pinarbaşi, Arabingölü, Avcılar, Haymaseki kaynağından içme suyu temini sağlanmaktadır.
* Tüm sular klorlanarak şebekeye verilmekte olup analizleri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır.
* Herhangi bir olumsuz sonuç çıkması halinde HATSU’ya bildirilmekte ve kaynak kapatılmaktadır. (Arabın gölü analiz sonucu olumsuz çıktığı için uyarılmış yapılmış olup şu anda bu kaynak yeni tahlil sonucu çıkıncaya kadar kullanılmamaktadır.)
* Antakya, Defne ve Kırıkhan ilçelerimizde enkazdan kaynaklı su verilemeyen bölgelerde sokak çeşmeleri ile de vatandaşa kullanma suyu ulaştırılmaktadır.
* Hatay’ın özellikle Defne ve Antakya ilçelerinde şişe olarak ambalajlanmış içme suyuna ulaşım konusunda Belediyemize hemşehrilerimizden yoğun talep olmaktadır.”
Uyuz ve bit salgını var!
Hatay halkı halen çadır olmadığı için seralarda uyuyor ve şimdiye kadar sobadan zehirlenme nedeniyle en az 11 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Türk Tabipler Birliği (TTB), Hatay’ın Samandağ ilçesinde sağlık hizmetlerinin yetersiz kaldığını, temizlik için bile su bulunmadığını, tuvalet sorunu çözülmediği için bu ihtiyacın açık alanda karşılanmak zorunda kalındığını, ilçedeki tek hastanenin Samandağ İlçe Devlet Hastanesi olduğunu, burada da sadece acil hizmetler verildiğini belirtiyor.
Sadece iki Aile Sağlık Merkezi’nde aşılma yapılabildiğini, bunun da çok yetersiz olduğunu, Sağlık Bakanlığı’nın aşılama için bölgeye gönderdiği sağlık ekibini için aradan günler geçmiş olmasına rağmen gerekli malzeme ve donanımı sağlamadığını belirtiyor.
Uyuz ve bitin salgın niteliği kazandığını, bunun sadece ilaçla tedavi edilemeyeceğini, en başta hijyen sorununun çözülmesi gerektiğini belirtiyor. Göz enfeksiyonlarının da yaygınlaştığını, ayrıca havanın toz yüklü olduğunu, asbest tehlikesinin yakıcı bir tehlike olduğunu belirtiyor. Enkazın sulama yapılarak kaldırılmadığını belirten TTB Samandağ Deprem Koordinasyonu’ndan Doktor Selçuk Çelik, halka koruyucu maske dağıtılmadığına işaret ediyor.
Çelik yaptığı açıklamalara şöyle devam ediyor ve çağrıda bulunuyor:
Bunların dışında ağızda uçuk vakaları çok fazla. Bunun bir faktörü stres, diğer faktörü ise ağız hijyenindeki eksiklik. Suya ulaşmada, diş fırçası diş macunu gibi malzemelere ulaşmada eksiklikler var. Burada ilçe merkezinde çocuk antibiyotik konusunda büyük bir eksiklik var. Uyuz ve bit ilaçları da yetmiyor. Ancak burada asıl olması gereken insanların yaşam koşullarının düzeltilmesi. Temiz suya klorlanmış ve denetimi yapılmış kullanma suyuna herkesin erişim sağlayabilmesi gerekiyor. Maalesef bunun şu an için gerçekleşmesi imkansız. Ama çok kısa sürede yerine getirilebilecek şeyler. Burada sağlık hizmetleri gönüllü sağlık emekçilerinin emeğiyle giderilebilecek durumda değil. Burada sağlık hizmetlerinin kurumsallığının yeniden oluşması lazım. En büyük talebimiz bu. Sağlık hizmetlerindeki organizasyon eksikliğinin giderilmesi gerekiyor. Barınma, su, hijyen konusundaki eksikliklerin giderilmesi, insanların acil yaşam ihtiyaçlarının giderilmesi için yetkililerin insiyatif ve sorumluluk alması gerekiyor. Bunun için de Türkiye’den insanların deprem bölgesindeki bu uygun olmayan koşullara ses çıkararak görünür kılmasını sağlamaları gerekiyor. Bizim açımızdan en öncelikli talep bu”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!