Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait Amasra Müessesi’nde 14 Ekim 2022’de meydana gelen grizu patlaması ve ardından yaşanan kömür tozu yangınında 43 işçi can vermişti. Göz göre göre yaşandığı daha sonra açığa çıkan bilgilerle de netleşen bu madenci katliamına ilişkin olarak Bartın 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması dün (25 Nisan) başlamıştı. Sekizi tutuklu 23 sanığın yargılandığı, 118 mağdur ve müşteki bulunduğu dava mahkeme salonunun küçük olması nedeniyle Adliye koridorunda görülmeye başlanmıştı. Mahkeme Gençlik ve Spor Bakanlığı İl Müdürlüğü’nden salon istemiş, ama AKP’nin toplantıları için tahsis edilen salon duruşma için verilmemişti. Dün görülen duruşmada müşteki avukatları mahkemeden daha geniş salon tahsis etmesini talep etmiş, fakat bu talepleri reddedilmişti.
Davanın dünkü duruşmasında iddianame okunmuş, müşteki avukatlarıysa asıl faillerin dosyaya girmediğini belirterek itirazlarını ifade etmişti. Sanık avukatlarıysa beyanlarında katliamdan işçileri sorumlu tutan ithamlarda bulunmuştu. Aynı yaklaşım bugün de devam etti.
ANKA’nın haberine göre davanın ilk duruşmasının bugün görülen ikinci celsesinde sanık ve duruşma avukatları arasında tartışma çıktı. Ailelerin de katılmasıyla tırmanan gerginlik üzerine duruşmaya 20 dakika ara verildi. Aranın ardından hâkim son kez uyardığını ve huzursuzluk çıkarıldığı takdirde anlayış gösterilmeyerek, aileleri ve izleyicileri adliyenin 100 metre yakınına yaklaştırılmayacağını belirtti.
Sanık avukatı: Kazaya sebebiyet veren eylem belki de oradaki bir işçinin eylemidir
Tutuklu sanıklardan Cihat Özdemir’in avukatının savunmasında “Kazaya sebebiyet veren bir eylem belki de oradaki bir işçinin eylemidir” demesi üzerine mağdur aileler, “Yuh, canlarıyla ödediler” diyerek tepki gösterdi. Avukat savunmasında, “Müvekkilim müessese müdürüdür ancak bütün yetkiler ona ait değildir. İşçilerin baretleri, maskeleri vs. TTK Genel Müdürlüğü’nün kararına göre alınmaktadır. Bu nedenle bunların eksikliklerinden Cihat Özdemir sorumlu değildir. Maden, Çalışma Bakanlığı tarafından kazadan 3 gün önce denetlenmiştir. 0.5 altında bir hava ölçümüne rastlanmamıştır. Söz konusu bu yargılanmalarda bütün mağdur yakınlarının da mağduriyetinin giderilmesi ve tahliyeye ilişkim taleplerimizi de dile getireceğiz” dedi.
Gerginlik çıkması üzerine duruşmaya 20 dakika ara verildi
Mağdur aileleri tepki gösterince sanık avukatları ve mağdur ailelerin avukatları arasında tartışma yaşandı. Sanık avukatlarının “Müvekkillerimizin psikolojisi etkileniyor, dışarı çıkarın” demesine mağdur ailelerinin avukatları, “Nereye çıkarıyorsun” diye tepki gösterdi. Aileler alkışlarla avukatlarına destek oldu. Salonda gerginliğin büyümesi üzerine 20 dakika ara verildi. Sanık avukatının “Burası siyaset arenası değil. Vekil sadece ortalık karıştırıyor” sözleriyle salonda gerginliğin büyümesi üzerine 20 dakika ara verildi.
Hâkim, ailelere adliyeye 100 metre yaklaşmama cezası vereceği uyarısında bulundu
Aranın ardından hâkim son kez uyardığını ve huzursuzluk çıkarıldığı takdirde anlayış gösterilmeyerek, aileleri ve izleyicileri adliyenin 100 metre yakınına yaklaştırılmayacağını belirtti. Mağdur ailelerin avukatları bir kez daha duruşmanın koridorda yapılmasının sağlıklı olmadığını belirterek bir salona geçilmesini talep etti. Mahkeme başkanı şu an daha iyi bir ortam sağlanamayacağını söyleyerek duruşmaya devam etti.
Sanık Selçuk Ekmekçi: Çalışma Bakanlığı olaydan 3 gün önce denetim yapmıştı”
İşletme Müdürü tutuklu sanık Selçuk Ekmekçi mahkemedeki ifadesinde görevini yaptığını belirterek şöyle konuştu:
“Benim babam da ben 6 yaşındayken maden kazasında hayatını kaybetti. Aileleri çok iyi anlıyorum. Olay günü vardiyada işçilerimizden metan gazıyla ilgili bir soruna rastlanmamıştır. İş yeriyle ilgili herhangi bir olumsuz durum gelmemiştir. Ben denetim görevimi düzgün yaptığıma inanıyorum. Bu konuda vicdanım rahattır. Olay 18.20’de bana bildirildiğinde olay yerine giderek yardım ettim. Ocaktaki her noktayı gördüm. Canımı tehlikeye atarak yardım ettim. Olay yerinde sabit ve seyyar sensörümüz 5 adet de alarmımız mevcuttur. Olaydan sonra bilirkişimiz elektriğin kesildiğini raporda belirtmiştir. Çalışma Bakanlığı, müfettişleri, 11 Ekim’de olay yerinde kendi cihazlarıyla gaz ölçümü yapmışlar tozla mücadeleyi denetlemişler, herhangi bir sorun olmadığını tespit etmişleridir. Bu kadar denetlenen bir iş yerinde eksiklerin olması söz konusu değildir.”
“Personel eksikliğinden dolayı bazı yerlerde çalışamıyorduk”
Mağdur ailelerin avukatlarından Emre Aydın, sanıktan haritada sensörlerin yerlerini göstermesini istedi. Ekmekçi, haritada sensörlerin yerlerini gösterdi. Sensörlerin İş Sağlığı Merkezi’nce yerleştirildiğini de belirten Ekmekçi, personel eksikliğinden dolayı bazı noktalarda çalışamadıklarını belirtti.
Olay öncesine ait 14 Ekim 2022 saat 14.24’te merkeze gelen bir görüşme dinletildi. Merkeze gelen bir aramada metan konsantrasyonunun artacağını belirten kişinin, çalışanların panik yapmamasının söylediği ses kaydına karşın sanık, “Havalandırma planıyla ilgili herhangi bir sorumluluğum bulunmamaktadır. Burada ayrıca metan sensörlerimiz bulunmaktadır. İki noktadaki hava birleşip havalandırmadan çıkmaktadır” dedi. Ayrıca acil eylem planının olaydan yaklaşık 1 ay önce yapıldığını belirtti.
Daha sonra mahkeme, duruşmaya 1 saat öğlen arası verdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!