İdeolojinizi Kimin Arsasına İnşa Ediyorsunuz



Tarihleri boyunca isim kavgası yüzünden birbirlerini yemek dışında hiçbir pratiği olmayanlardan kimse devrimcilik öğrenemez. Her zamanki gibi “Yaşamanın bir anlamı da direnmek” Kürt halkı için. Ve gerçek komünistler her zaman o direncin bir parçası olmaya devam edecek.


Poyraz Soysal

“Bana Kendi dilinde bir şarkı söyle!” Ekranda işçi bir kadın. Olanca samimiyetiyle konuşuyor. Sınıf çelişkilerinden söz ediyor. Tam da özlemini duyduğumuz görüntülerden birisi. Hatta komünist olduğunu söyleyerek durumu taçlandırıyor. Hem de devletin kanalında. Hem de Kürt bir kadın. Tam da liberallerin, faşizmin içinde burjuva demokrasisi bulanların üzerine tereddütsüz atlayacağı bir görüntü. “Bir zamanlar ülkede düşünce suçu vardı” diye Bülent Arınçvari etrafta gezilecek bir hava. Oysa bu ülkede düşünceye yasak olmadığını herkes kabul ediyor. “Düşündüğünü dile getirmediğin sürece sorun yok.” Düşünmek engellenemediği için onun dile dökülmesi engelleniyor. Çok muhteşem bir demokrasimiz olduğunu kanıtlamak için, sistem için zarar teşkil etmeyen odakların keskin cümleler kurmalarına da izin verilebilir. Yukarıdaki örnek tam da bunun kanlı canlı hale gelmesi. TRT’de komünist propaganda yapmanın da bir bedeli var. Kapitalizmde hiçbir şey karşılıksız olmaz sonuçta. İlgili parti de bu bedeli ödemeye dünden hazır. Yanlış anlaşılmasın, tutsaklık falan değil. “Biz zararsız ve sevimli komünistleriz” demek ödedikleri bedel. Yani benliklerinden soyutlanmak. Konumuz bu değil ama. Kürt bir kadına “Eskiden Kürt milliyetçisiydim şimdi komünistim” dedirtmek.

Değişmeyen Kader

’40’lı, ’50’li yıllarda pazarda ürün satmaya çalışanlar tercüman tutmak zorunda kalırmış. Kendi anadilinden dökülen kelime başına ceza yermiş yoksa. Buymuş Kürdün kaderi. ’60’lar büyük kapatılma. ’70’ler jandarma falakası. Sonrasını hepimiz biliyoruz zaten, yazılmasa da olur. Kaç Kürt çocuğu kendi dilinde konuştuğu için öğretmen dayağı yemiştir? Ya da şöyle soralım. Kendi varoluşundan dolayı yaptırıma uğramayan, kendi kendisiyle savaş vermeyen Kürt var mıdır? Mevsimler akar, cuntalar gelir, hükümetler değişir. Ama değişmez Kürdün kaderi.

Evet herkese bildiklerini anlattım ama niye? Kürt bir kadın işçiyi devlet televizyonuna çıkarıp “Ben Kürt milliyetçisiydim komünist oldum” dedirtmenin bu uygulamalardan ne farkı var. Hâlâ dilini konuştuğu için öldürülen, zindanlara doldurulan Kürtler varken adında komünist geçen bir partinin bunu yapması kabul edilemez. O ismin üzerine çökülmüş olsa bile kabul edilemez.

Bir komünist olarak, o videoyu izlediğimde gözlerim doldu. “Türk patronlara karşı olduğum gibi Kürt patronlarına da karşıyım” diyor konuşmacı. Buna hiçbir komünistin itirazı olamaz. Olayı ekonomist bir şekilde ele alan hatta ezen ulus şovenizminin kendisine “komünist” demesine itirazımız var. 2. Enternasyonal döneklerinden bile geri bir noktadalar. Stalin’in Lenin’in ulusal sorun üzerine yazdıklarını hiç okumamış gibi cahiller. 36 Sovyet Anayasası’nı açıp okusalar, kendi utançları yüzlerine çarpar. Hayır hayır, ona da gerek yok. Bugün işçi sınıfının ağırlığını Kürt işçiler oluşturuyor. Hadi anlatsınlar o çok komünist programlarını; kamyon kasalarında öle öle gittikleri mevsimlik işlerde lince uğrayan Kürt emekçilere. Anlatsınlar, köyleri yakılıp da burada üç kuruşa çalışıp zehir soluyup ölenlere. Anlatmışken de Kürtlerin başına gelen her musibette, araya mesafe koyarak düzene yaranma utancının özeleştirisini de versinler. Asgari demokratik ya da insani yetilere sahip olmayan bir gelenekten komünizm öğrenecek değiliz ama zaten kirli olan siyaseti iyice kirletmesinler. Ellerini ve dillerini ezilenlerden, emekçilerden çeksinler.

Tarihleri boyunca isim kavgası yüzünden birbirlerini yemek dışında hiçbir pratiği olmayanlardan kimse devrimcilik öğrenemez. Her zamanki gibi “Yaşamanın bir anlamı da direnmek” Kürt halkı için. Ve gerçek komünistler her zaman o direncin bir parçası olmaya devam edecek. Acısını hissetmediğinizin siyasetini yapmayın. Bu iş kampüs köşelerinde komünistlik oynamaya benzemiyor. Hani demişti ya Apê Musa “Benim anadilim senin devletini tehdit ediyorsa, sen devletini benim arsama inşa etmişsin” Biz de diyoruz ki Kürt halkının haklarını savunmak sizin komünistliğinize gölge düşürüyorsa, gidin ilginç ideolojinizi başka arsalara inşa edin.