Hizbullah üyeliği, kırmızı bülten, dönüş ve serbest kalma, HÜDAPAR GİK üyeliği!



TBMM’ye AKP listelerinden dört milletvekili sokan Hüda-Par yönetiminde yer alan Mehmet Fatih Anal’ın, kırmızı bültenle aranırken 2009’da İsviçre’de yakalandığı, kendi isteğiyle Türkiye’ye dönüp ifade verdikten sonra serbest bırakıldığı ve HÜDA-PAR’ın GİK üyeleri arasında yer aldığı öğrenildi


Sayısız cinayet işleyen, işkence yapan onlarca Hizbullahçı kendilerine özel olarak çıkarılan infaz düzenlemesiyle 2018’den bu yana teker teker salıveriliyor. Devletin Kürt özgürlük hareketine karşı örgütlediği, miadı dolunca da safra olarak attığı Hizbullah HÜDA-PAR olarak sistem içinde yeniden örgütlenirken bu sefer de eski rolüyle birlikte Kürt halkının dini ve milli duygularını “siyaset” alanında örgütleme rolüyle sahnede.

17 Ocak 2000 tarihinde Beykoz’daki hücre evine yapılan baskında lideri Hüseyin Velioğlu’nun öldürüldüğü Hizbullah’ın tüm arşiv kaydı da o evden çıkmıştı. Bu arşiv kaydında yaptığı eylemlere ve görevlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler yer alan birçok Hizbullah militanının dokunulmadan yaşamlarını sürdürdüğü, hakkında arama kaydı bulunduğu halde kamusal alanda da rahatça hareket ettiği açığa çıkmıştı. Bunlardan biri de Mehmet Fatih Anal.

Anal’ın polis tarafından her yerde aranırken iltica hakkı elde edebilmek için yasadışı yollardan İsviçre’ye kaçtığı, hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldığını ve İsviçre polisince gözaltına alınıp serbest bırakıldığı, Türkiye’ye iade edilmediği ve kendi isteğiyle döndüğünde ifade verip serbest bırakıldığı öğrenildi. HÜDA-PAR’ın kurumsal hesabından 2018’de atılan bir tweet’te ise Anal, HÜDA-PAR’ın GİK üyeleri arasında yazıldı.

Sözcü’den Özgür Cebe’nin haberine göre, hakkında Kırmızı Bülten kararı çıkarılınca İsviçre polisi tarafından 17 Temmuz 2009 günü gözaltına alındı. Yakalanma haberi Türkiye’nin İsviçre Konsolosluğu’na iletilince Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü harekete geçti.

İsviçre tarafından Türkiye’ye iade edilmeyen Anal, daha sonra kendi isteğiyle geldi. Anal, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Anal’ın 1992’de kendisine ait özel otomobilde 10 adet kalaşnikof marka uzun namlulu tüfek, bu silahlara ait 30 şarjör, 820 mermi ile yakalandığını, polise verdiği ifadede ise, “Silahları PKK tarafından ölümle tehdit edilen ve imam olan kardeşim Davut Anal’ı korumak için Nusaybinli bir silah kaçakçısından satın aldım, örgütün silahları değil” dediği belirtildi.