Mustafa Gülek, sanatını toplum ile çoğaltan bir fotoğraf sanatçısı. Evet, çoğaltan… Burjuvazinin ayrıcalıklı kişilerin bireysel uğraşı olarak pazarladığı sanatı, ayrıcalıklıların tekelinden çıkarıp kolektifleştiriyor. Onun çalışmalarını incelerken, adeta bir Makarenko romanından kesitler okuyor gibi hissediyoruz. Geri dönüşüm işçisi çocuklar arasından çok iyi fotoğrafçıların çıkacağını anlamak istemeyenlerin gözüne sokuyor adeta. Tamamen görsel olan bir sanatı körler ile buluşturuyor ve kör fotoğraf sanatçıları yetiştiriyor. Üniversite öğrencilerinden otistik çocuklara, her yaş ve gruptan öğrencisi var. 6 Şubat’tan bu yana da deprem bölgesinde. Çalışmalarını kendi anlatımıyla öğrenmek için Mustafa Gülek ile bir söyleşi gerçekleştirdik.
Alınteri: Merhaba sizi tanıyabilir miyiz?
Mustafa Gülek: Merhaba, 40 yıldır fotoğraf çekiyorum. Üniversitenin ilk günlerinden bu yana işim fotoğraf çekmek. 63 yaşındayım. Savaş fotoğrafçısı olarak çeşitli uluslararası ajanslarda çalıştım. Irak, Afganistan, Suriye, vs savaşlarında çekimler yaptım. Fotoğraf benim için amaç değil araçtır. İnsanlarla bağ kurabilmek adına fotoğrafı araç olarak kullanıyorum. Fotoğrafı toplumun yoksul kesimlerine ulaştırmaya çalışıyorum. Sosyal sorumluluk projeleriyle onlara hem öğretiyor hem de fotoğraf makinası temin ediyorum. İçlerinden bazıları bu işi meslek haline getirdi.
Alınteri: Çalışmalarınız sanatı ayrıcalıklıların uğraşı kabul eden burjuva sanat anlayışlarına meydan okuyor. Toplumun her kesiminden fotoğraf sanatçısı yetiştirdiniz ve yetiştiriyorsunuz. Bu konuya değinmek ister misiniz?
Mustafa Gülek: Özel çocuklara anlayabilecekleri sistemle eğitim veriyorum. Şu an Antakya’da çocuklara travmalarını unutturmak adına oyun terapisi tadında fotoğraf eğitimleri veriyorum.
Alınteri: 6 Şubattan beri deprem bölgesindesiniz, oradaki son duruma dair bir şeyler söylemek ister misiniz?
Mustafa Gülek: Deprem bölgesi Hatay’da genç işsizlere meslek edinmeleri için bir kampanya başlattım. Parklarda ağaç gölgesinde teorik eğitimler yapıyoruz. Pratikleri de enkazların arasında yapıyorlar. Amacım onlarla bir sergi yapmak. Ancak burada şartlar zor. Ulaşım ve barınma sorunlarım oluyor. Bir konteyner olsa çok rahat ederdim. Hiç olmazsa malzemelerimi kilit altına alırdım. Ancak maalesef çadırda kalıyorum.

Alınteri: Deprem bölgesinde dersler veriyorsunuz. Sosyal medyada dayanışma çağrınız oldu. O çağrıyı bir de buradan yineler misiniz?
Mustafa Gülek: Sosyal medyada dayanışma çağrısı… Başarılı oldu. İkinci el fotoğraf makineleri yolladılar. Gençlere verdim. Onlarla çekim yapıyorlar.
Alınteri: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Mustafa Gülek: Tüm zorlukları aşıp eğitimleri yaygınlaştırmak istiyorum.
Alınteri: Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Mustafa Gülek: Sizlere de çok teşekkür ederim. Sesim olduğunuz için.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!