“Mısır’ı soyun diyordu Musa / Belleksizdir Firavun“*
Bu ülkenin hiç durmadan kanayan yaralarıdır kültürler, renkler ve diller… En çok sonbahar hüznünde boğuldu seslerimiz silahlarla, tanklarla, bombalarla, yağmalarla
Takvim yaprakları hep katliam anmalarına söküldü bir sonraki güne, sonbaharı yağmurlardan önce gözyaşlarıyla karşıladı halklar. Ve yine bir takvim yaprağı bugüne 6-7 Eylül… Ermeni ve Rum kardeşlerimize karşı girişirilen katliam, yağma, tecavüz ve linç!..
Tam 68 yıl oldu ama bu sahneler hiç de mazi değil halklarda. Faşist zihniyetin kanla beslendiği Anadolu ve Kürdistan coğrafyasında onyıllardır süren yağma, tecavüz, katliam beslendiği kanı akıttıkça sokaklarımıza, büyüdükçe bebelerimiz gaz bombaları arasında, uyudukça silah seslerinin gölgesinde halklar… yapılan katliamları demek ki unutmayacak!
6 Eylül 1955’te MİT tarafından Mustafa Kemal’in Selanik’teki evine bomba atılması üzerine başlayan olaylarda ilk olarak komünistler hedef alınır, ardından tarihin hiç şaşmayan sahneleri yaşanmaya başlar; gayrimüslimlere ait binlerce ev ve işyeri talan edilir. Taksim İstiklal Caddesi’nde akmaya başlayan bu kuduz salya kısa sürede İstanbul’un birçok semtine yayılır. Bugün İnegöl’de, Dörtyol’da, Sakarya’da, Zeytinburnu’nda ellerinde satır ve sopalarıyla hazır bulunan zihniyet 6 Eylül 1955’te Rum ve Ermeni kardeşlerimizin ev ve işyerlerinde hazır bulundular. ve sonrası malum:
Mahkeme zabıtlarına göre, 4 bin 214 ev, bin 4 işyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5 bin 317 mekan talan edilmiştir. Bilanço 54 milyon dolardır.
Olaylarda onaltı Rum yaşamını yitirdi, onlarcası sakat kaldı ve yüzlerce kadına tecavüz edildi. Ve göç başladı, göç yollarında yağmalandı bu ülke, kangrenleşti… Olaylardan sonra binlerce Rum Yunanistan’a göç etti.
Tüm bu yağma, talan, tecavüz ve katliamda asker ve polislerin de rolü değişmedi tarihte, tıpkı bugünkü gibi… Onlar sadece seyrettiler ve yardım ettiler. Tarihe kara leke olarak geçen 6-7 Eylül olaylarını unutmadığımızı, bugün de süren bu katliam ve asimile politikalarına karşı kültürümüzle, dilimizle, rengimizle savaşacağız! Halkların kardeşliğine yönelik kanda boğacağız bu faşist zihniyeti!
Hrant’la Ermeni, Mazlum’la Kürt, Madımak’ta Alevi, Ortadoğu’da Arap olacağız!.. Bu katliamları unutmadık, unutturmayacağız!
– Yaşasın halkların kardeşliği!
* Ahmet Telli
[Alınteri okuru]
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!