Türk-İş Yönetim Kurulu, Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan “İkinci Basamak Emeklilik Sistemi” ya da Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) özünde kıdem tazminatı hakkının “yeni” bir formülle gasbedilmesi anlamına geldiğine dair süren tartışmalara ilişkin açıklama yapmak zorunda kaldı. Daha önce “Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir” diyen Türk-İş bu açıklamasında krizden dem vurdu, kıdem tazminatının özüne ilişkin herhangi bir değişikliğin “iş barışını” bozacağını belirtti ve sonunu da “kıdem tazminatında hak kaybına neden olabilecek girişimler artık sona ermelidir” cümlesiyle bağladı.
Türk-İş’in açıklamasında geçen “kıdem tazminatının özüne ilişkin herhangi bir değişiklik”ten neyi kastettiği bilinmez, ama “İkinci Basamak Emeklilik Sistemi” işçilerde önemli bir endişe ve rahatsızlığa yol açmıştır” denilen TES, alenen gasp formülüdür.
Bu formül, işçilerin emekli olduklarında da çalıştıkları dönem kadar gelir elde etmeleri ve çalıştıkları halde tazminat alamayan işçilerin bu haktan yararlanması gibi şekerlere bulanmıştı.
Emeklilik ve sosyal güvenlik sistemine yönelik saldırıların da devam olan formülle işçilere “ama çoğunuz işten çıktığınızda tazminat alamıyorsunuz, bu formülle bir gün bile çalışsanız tazminatınız fona geçecek” deniliyordu. İşçi emekli olana kadar bu fona dokunulmayacağının da belirtildiği formül, tepeden tırnağa işçinin aklıyla dalga geçmek dışında bir anlam taşımıyor. O açından da Türk-İş’in “kıdem tazminatının özüne ilişkin herhangi bir değişiklik” gibi bir cümle kurması son derece manidar. Keza her şey ayan beyan ortada.
Türk-İş’in “kırmızı çizgimizdir” derken şimdi “iş barışı bozulur”, “işçilerde endişe ve tedirginliğe yol açmıştır” gibi daha alçak tonda ve asıl olarak sınıfın nabzını bilmenin tedirginliğiyle egemenleri uyarmaya odaklanmış açıklaması şöyle:
“Kıdem Tazminatı, mevzuatla düzenlendiğinden bu yana yapılan her değişiklikte gelişme kaydederek işçiler bakımından taviz verilmez, vazgeçilmez, kazanılmış bir işçi hakkı haline gelmiştir.
TÜRK-İŞ, kıdem tazminatı hakkının aşındırılması, biçim değiştirmesi, emekliliğin bir parçası haline getirilmesini değil korunması ve geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu haktan yararlanamayan işçilerin kapsama alınması amaçlanıyorsa, bu konuda katkı vermeye hazır olduğumuz her zaman ifade edilmiştir.
Ülke ekonomisinde bir kriz yaşandığı açıktır. Başta işçiler olmak üzere dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim şartları ağırlaşmıştır. Gerçekleşen yüksek enflasyon ücret zamlarının etkisini ortadan kaldırmış, alım gücü giderek azalmıştır. Vergi yükü taşınmaz boyutlara gelmiştir.
Ekonomik ve mali krizi hafifletmek ve ortadan kaldırmak için birtakım politikalar uygulanmak istenmektedir. Çalışanların beklentisi, yaşama ve çalışma şartlarını iyileştirecek tedbirlerin süratle yürürlüğe girmesidir. Fedakârlığı, geçmiş dönemde gelir ve servetlerini artıranlar yapmalıdır.
Orta Vadeli Program’ın (OVP) ‘Fiyat İstikrarı ve Finansal İstikrar’ bölümünde ‘öncelikli reform alanı’ olarak düzenlenmek istenen “İkinci Basamak Emeklilik Sistemi” işçilerde önemli bir endişe ve rahatsızlığa yol açmıştır. Böyle bir düzenleme teklifinin gündeme gelmesi ve tartışılması çalışma hayatının huzurunu bozmuştur. Getirilmek istenen emeklilik sistemiyle amaçlanan emeklilerin gelir kaybını telafi edecek ve çalışma dönemindeki yaşam standartlarını korumayı sağlayacak bir yapının oluşturulması değil, ekonominin kaynak ihtiyacının karşılanmasıdır.
Kıdem tazminatının özüne yönelik herhangi bir düzenleme işçilerin verimliliğini, çalışma motivasyonunu olumsuz etkileyecek, iş barışını bozacaktır.
İşçiler için geleceğinin güvencesi olan kıdem tazminatının enflasyonla aşınmasına artık dur denilmeli, kıdem tazminatında hak kaybına neden olabilecek girişimler artık sona ermelidir”.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!