Çiçek Özgen
“AKP-MHP iktidarı yükselen tepkiler üzerinden İsraille ihracatı kısıtlama kararı aldı. Buna göre 54 ürüne kısıtlama getirildi.”
AKP-MHP iktidarında Türkiye-İsrail ticaret hacmi katlanarak arttı. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye’nin İsrail’e ihracatı 861,4 milyon dolar iken, 2022’de ihracat 6,74 milyar dolara yükseldi. İsrail’in Filistin’e saldırılarının başladığı 2023 yılında yapılan ihracat hacmi ise son 10 yılın en yüksek üçüncü verisi olarak kayda geçti. Hatta 2023 yılında İsrail Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ilk 14. ülke arasına girdi. Her fırsatta Filistin’i kardeş ülke ilan eden, gözyaşları döken, tarikatlarına birkaç miting düzenleten AKP-MHP Hükümeti, İsrail’in Gazze saldırılarında ihracatı durdurmayarak silahlar için gerekli olan hammaddeleri sağlamaktan geri durmadı.
Türkiye İsrail’le ihracatta ilk 4’e yükseldi!
İsrail’in Filistin’e yönelik soykırımın başlamasıyla birlikte, kârlarına kâr katmak isteyenler bu fırsatı kaçırmadı.
Filistin için en çok demagoji yapan AKP-MHP faşist bloku ihracatı sürdürerek Türkiye’yi İsrail’in en çok ticaret yaptığı 4. ülke konumuna yükseltti. Şu an Türkiye, İsrail’in kullandığı çeliğin yüzde 65’ini sağlıyor. Gazeteci Metin Cihan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla gün yüzüne çıkan bilgiler, devletin İsrail saldırılarının başladığı Ekim ayından bu yana bir çok limandan gemilerle mal ihraç ettiğini ortaya koydu. Yayınlanan belgelerde hangi gemilerin limandan İsrail’e mal götürdüğü ayrıntılarıyla yer alıyordu. Bunlar arasında Eti Madencilik gibi devlet işletmesilerinin de yar aldığı ve bor gibi çeşitli madenleri sağladığı da görüldü.
Her fırsatta Filistin üzerinden demagoji yapan, dualar eden, lâfa gelince mangalda kül bırakmayan hükümetin, aslında Filistinlilerin katlinde kullanılacak silahların hammaddesi olan çelik, kimyevi maddeler gönderdiği ortaya çıkmış oldu. Kahve içen gençlere saldıran güruh, söz konusu hükümetlerinin ihracatı olunca aynı tepkiyi göstermedi. Hatta ilk başta bu çok yaygara koparanların yaptığı mitingler, gösteriler bile yavaş yavaş ortadan kalktı, ortalık sessizleşti.
AKP-MHP Hükümeti ise en baştan itibaren ihracat yapıldığını yalanladı. Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu İsrail’e giden gemi sayılarını açıklayıp kelime oyunu yapmaya çalıştı. İhraç edilen mallar içinde silah olduğunun basına yansıması üzerine ise TÜİK açıklama yaparak bunu yalanladı ve kişisel, spor amaçlı kılıç, pala, süngü satıldığını iddia etti. TÜİK’in belirtmediği şey ise, ihracatın büyük bir kısımını oluşturan 887 bin dolarlık satış anlaşmasının, ateşli silahların aksam ve parçalarından oluştuğuydu. Protestolar sürerken AA yalanını katlayarak aslında bu gemilerin Filistin’e yardım için kaldırıldığını, Filistin limanına yanaşamadığı için gemilerin İsrail limanlarına yanaştığını söyledi. Utanmazlığın, arsızlığın bu kadarı! İsrail ile ticareti aklamak için ellerinden geleni ardlarına koymadılar.
Gazze’ye göstermelik yardım
Filisin’e ise göstermelik yardım gemileri gönderdi. Erdoğan Gazze’ye 800 ton yardım gönderdiğini açıkladı, oysa İsrail’e giden gemiler ortalama yaklaşık 5 bin ton gıda ve diğer ürünleri taşıyabiliyor. İsrail’in soykırımının sürdüğü bu süre zarfında, Türkiye limanlarından İsrail’e gemiler ardı ardına kalkmaya, devletin ihracatı sürmeye devam etti. Ancak her fırsatta bu yalanlandı, taa ki artık artık her şey yalanlanamayacak kadar aşikar oluncaya, tepkiler dizginlenemeyecek kadar artmaya başlayana kadar!..
İhracatta geri adım
İsrail’e yardımların artık inkâr edilemeyecek kadar gün yüzüne çıkmasından sonra kendi taraftarlarından da tepkiler yükselmeye başladı. Erdoğan’ın mitinglerinde “İsrail’le ticareti sonlandır” pankartları açılmaya, basın açıklamaları yapılmaya başlandı. Kendi taraftarları da dahil muhafazakar kesimden de yükselen bu tepkileri hükümet ilk başta aşırı yükselmiş güç zehirlenmesi ile görmezden gelip şiddetle bastırmaya çalıştı. Ancak son seçimde yaşanan hezimet sonucunda -ve tepkilerin giderek artması üzerine- İsrail’le ihracat anlaşmasından geri adım atmak zorunda kaldı. En azından artık böyle aleni, insanların gözünün içine baka baka pişkinlikle yürütemeyeceğini fark etti. Ve İsrail’e ihracatın kısıtlandığını açıklamak zorunda kaldı. Kısıtlamaların, İsrail’in Gazze’de ateşkes ilan edilene ve yeterli miktarda kesintisiz yardıma izin verilinceye kadar yürürlükte kalacağını belirtti.
Yok öyle yağma!
Ticaret Bakanlığı’nın kısıtlama getirdiğini açıkladığı mallar listesi iktidarın kendisini Bakanlık düzeyinde yalanlaması anlamına geldi. Soykırım diye adlandırdığı süreçte jetlerde kullanılan yakıt bile var! Yanı sıra aylar sonra alınan bu kararın ateşkes şartına bağlanmasının ateşkes görüşmelerindeki olumlu havayla çakışması da ayrıca manidar! Aylarca ticareti sürdür son anda tepkileri de sönümlendirme umuduyla bir atraksiyonda bulun! Ama halkın gözü açıldı bir kere bu hesaplı kararın manasını da hızla çözecek kadar. Konya’da bile binlerce kişinin “Katil İsrail, işbirlikçi AKP!” diye yürüdüğü bu koşullarda AKP’nin aklınca yaptığı “hinlik” de kısa sürede teşhir olacaktır.
Bu kararla faşist AKP-MHP koalisyonu ellerindeki kanı temizleyebileceğini ya da kendisine tepki duyan muhafazakar kesimi tekrar kendi saflarında tutacağını, kendisine yönelik yükselen tepkilerin bir nebze önüne geçmeyi plânlıyor ama yanılıyor. Onun katliamlardaki payının hesabı sorulmadan, bu işten sıyrılmalarına izin vermemek, hesap sormak, yakalarını bırakmamak şimdi her zamankinden daha yakıcı bir ihtiyaç!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!