Hekimler ve Sağlık Emekçileri, ‘Eziyet Yönetmeliği’ne Karşı 2-6 Aralık’ta da İş Bırakacak!



TTB ve sağlık-meslek örgütleri, birinci basamak sağlık hizmetlerinde mevcut sorunları çözmek bir yana yeni sorunlara yol açacak olan ve bu nedenle “Eziyet Yönetmeliği” olarak nitelendirilen yönetmelik değişikliğine karşı aile sağlığı merkezlerinde 2-6 Aralık tarihleri arasında da iş bırakma eylemine gidileceğini açıkladı


AKP’nin en çok övündüğü ve ilk yıllarda kendisine oy olarak geri dönen Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin çöküşü oldukça sarsıcı oldu. Esasta sağlık gibi temel bir toplumsal hizmetin ticarileştirilmesi hedefine odaklanan bu proje “kuyrukları bitirdik” diye reklam edilirken insanlar internet üzerinden aylarca randevu alamaz hale geldi. Devlet hastaneleri bakımsızlık ve kadro yetersizliğiyle adeta kapanmaya zorlanırken parası olanların gittiği özel hastanelerin nasıl bir para tuzağı oldukları dahası can güvenliğini hiçe saydıkları örneklerle açığa çıktı. O kadar ki, birkaç kuruş uğruna yenidoğan bebekleri katleden bir çete bile çıkabildi. Koruyucu sağlık hizmetlerini değil esas olarak özel hastaneleri yani sağlığın metalaşmasını merkeze bu anlayış her gün yeni adımlarla şaşırtmaya devam ediyor.

Sağlık hizmetini metalaştıran, çalışanlara kölece çalışma koşulları ve güvencesizlik dayatan, yarattığı kültürle hekimlik gibi bir meslekte bile yozlaşmış bir kesim yaratan bu sistem, şimdi de zaten tasfiye ettiği koruyucu sağlık hizmetleri namına elde kalan kırıntıları da ortadan kaldırmaya soyunmuş durumda.

Bir IMF vaadi kapsamında 2003’te belirlenen ve 2005’te geçiş yapılan Aile Sağlık Merkezleri’ne (Aile Hekimliği) ilişkin yönetmelik, “sağlıkta dönüşüm” denilen projenin her açıdan çökmesine rağmen ısrarla mantıki sonucuna ulaştırılmaya çalışıldığının son ifadesi oldu.

Düzenlemeyi ‘Eziyet Yönetmeliği’ olarak tanımlayan aile hekimleri, geri çekilmesi ve taleplerinin dikkate alındığı bir düzenlemeye gidilmesi talebiyle 5-6-7 Kasım tarihlerinde 3 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Yurt genelinde iş bırakan aile sağlığı merkezi (ASM) çalışanları, TTB ve sağlık meslek örgütleriyle birlikte il sağlık müdürlükleri önünde yaptıkları açıklamalarla yeni yönetmeliğinin hasta hekim ilişkisini müşteri ilişkisine çevirdiğine dikkat çekti. Açıklamalarda, halk sağlığını tehdit edecek, çalışanların iş güvencesini yok edecek ve emek sömürüsünü artıracak eziyet yönetmeliğinin derhal geri çekilmesi istendi.

Hekimler şimdi de meslek onurları ve halk sağlığı için 2-6 Aralık tarihleri arasında 5 günlük iş bırakma eylemine hazırlanıyor.

 ‘Eziyet Yönetmeliği’ her açıdan ‘bu kadar da olmaz!’ dedirtiyor

Söz konusu yönetmelik aslında belli boyutlarıyla zaten özelleştirilmiş aile hekimliğini tamamen özelleştirmeyi hedefliyor.

Hekimlere getirdiği sayısız performans dayatması var. Herbir dayatma kendisiyle çelişiyor.

Bunlardan biri hastaya mide koruyucu, ağrı kesici, antibiyotik gibi ilaçların yazılmasını sınırlandırmak. Eğer hekim bu ilaçları il ortalamasının üzerinde yazdıysa onların karşılığı ücretinden kesilecek. Mesela Esenyurt gibi İstanbul’un en kalabalık İlçesi ile daha küçük ilçelerinde çalışan hekimlerin aynı sayıda ilaç yazması gibi absürt bir dayatma bu.

Aile hekiminin listesindeki bir vatandaş 6 aydan fazla ASM’ye gitmezse yine aile hekiminin ücretinden düşüyor.

Yönetmelik “günde 75 muayene yapma” kriteri getiriyor. Böylece beş dakikalık muayene ile hiçbir hastaya doğru düzgün sağlık hizmetinin verilemediği sistem daha da perçinleniyor.

Eğer hekimin listesindeki bir vatandaş, mesela poliklinik hizmeti almak üzere yılda 7 kereden fazla devlet hastanesine giderse, yine aile hekiminin ücretinden kesinti yapılıyor.

‘Eziyet Yönetmeliği’nin yaratacağı sonuçlar

TTB ve sağlık meslek örgütleri sözkonusu yönetmeliğe karşı yaptıkları açıklamalarda şunların altını çizmişti:

Yürürlüğe giren bu yönetmelik halkın sağlığına ve hekimlerin, sağlık emekçilerinin haklarına bir katkı sağlamayacaktır. Zira bu yönetmelik;

*Koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik gerekli düzenlemeleri içermemektedir.

*Hastalara ve koruyucu hekimlik uygulamalarına yeterli zaman ayrılabilmesine fırsat vermemektedir.

*Kendi içinde taşıdığı çelişkili uygulamalar ile hekimlerle hastaları karşı karşıya getirerek şiddete zemin hazırlamaktadır.

*Belli ilaç gruplarının reçetelenmesi ve sevkleri sınırlayarak hekim bağımsızlığına müdahale etmektedir.

*Karmaşık hesaplamalar ile ulaşılması mümkün olmayan, ulaşılsa bile halk sağlığı için faydasız performans kriterleri içermektedir.

*Yapılan işin kalitesine değil sayısına değer vermektedir.

*Hekimlerin ve aile sağlığı emekçilerinin iş ve gelir güvencesini ortadan kaldırmaktadır.

*Aile sağlığı merkezinde mevcut ebe ve hemşire eksikliğini gidermek şöyle dursun artacak olan istifalar ile pek çok birimin geçici görevlendirmeler ile hizmete devam etmek zorunda kalmasına yol açacaktır.

Hekimler ve sağlık emekçilerinin talepleri

Sağlık Bakanlığından “Performans ve Ödeme”nin karmaşık hesapları ile uğraşmak yerine aşağıdaki taleplerimizi yerine getirmesini istiyoruz” diyen hekimler taleplerini şöyle ifade ediyor:

1-Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.

2-Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

3-Kadrolu ve güvenceli istihdam modeli ile yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Kadrosuz, güvencesiz bir şekilde çalışan emekçiler (gruplandırma elemanları) kadroya geçirilmelidir.

4-Aile hekimlerine ve tüm sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

5-Gelire katkısı yüzde 20’yi geçmeyecek ve yapılan hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir.