4 Ekim 2022 tarihinde Bartın’ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında gerçekleşen ve yeraltındaki 110 işçiden 43’ünün ölmesiyle sonuçlanan Amasra Maden Katliamı davasının 10. duruşması Bartın Ağır Ceza Mahkemesinde Cumhuriyet savcılığının esas hakkında mütalaasının okunmasıyla başladı.
Davada 4’ü tutuklu 23 sanık yargılanıyor.
Mütalaada sanıklar Cihat Özdemir, Selçuk Ekmekçi, Volkan Soylu ve Mehmet Tural’ın olası kast ile insan öldürme suçundan 43 kez ayrı ayrı cezalandırılması, diğer sanıkların ise bilinçli taksirle öldürme ve yaralama suçlaması ile ayrı ayrı mahkumiyetleri isteniyor.
Önceki duruşmada müşteki avukatları bilirkişi raporuna itiraz etmişti.
Üretim baskısına sebep yardım kömürlerinin yetiştirilmesi!
Esas sorumluların yargılanmadığı davada ortaya çıkan gerçekler ise işçilerin göz göre göre ölüme gönderildiğini ortaya koymaya devam ediyor. Bunlardan biri de işletme yönetiminin Enerji Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın katliamdan günler önce patlayıcı kullanımına ilişkin gönderdiği raporu sümen altı yapmaları. O rapor da işçi anlatımlarını ve daha önce hazırlanan raporların doğruluğunu ortaya koyuyor. İşçilerin hayatını kaybettiği patlamadan önce üretim baskısı nedeniyle normalden 2 kat fazla dinamit kullanıldığını ve üretimin 2 katına çıktığını gösteriyor.
Üretim baskısının sebebi ise, her yıl eylül ve ekim aylarında iktidar tarafından dağıtılan yardım kömürü…
2 kat fazla dinamit kullanımı, 2 kat fazla üretim
Gazete Duvar’dan Can Bursalı’nın aktardığına göre metan gazı ve kömür tozu patlamasının yaşandığı 14 Ekim 2022’den hemen önce, 4 gün boyunca, madende kullanılması gereken dinamitten yaklaşık 2 katı daha fazla kullanım olduğu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı müfettişlerinin raporlarına yansıdı.
TTK Patlayıcı Madde Yönergesi’nin 3. maddesine göre, madende kömür üretimi için kullanılacak patlayıcının alan başına 250 gramı geçmemesi gerektiği belirtiliyor. Ancak patlamadan 4 gün önce alan başına 417 gram, 3 gün önce 654 gram, 2 gün önce 472 gram, 1 gün önce 625 gram ve patlama günü de 625 gram patlayıcı kullanıldığı, müfettiş raporuna yansıdı. Kullanılan toplam patlayıcı miktarı günde 50 kilograma kadar çıktı. Böylece, vardiya başına 20 ton civarında olması beklenen kömür üretimi, 40 tona kadar yükseldi.
Projesiz alanlarda üretim
Raporda, kullanılan dinamitin eylül ayında çoğunlukla, patlamanın yaşandığı ekim ayının ise tamamında belirtilen sınırı aştığına dikkat çekildi. Üstelik, dinamitlerin resmi olarak üretim projesi bulunmayan sahalarda kullanıldığı tespit edildi. Bu tespit de, madende yardım kömürü için yapıldığı ileri sürülen kaçak üretimi doğrulayan bulgular arasında…
Madende sınırın çok üzerinde patlayıcı kullanılması ise, metan seviyesini arttıran en önemli faktörlerden birisi. Madende hayatını kaybeden işçilerin büyük çoğunluğunun, metan gazı patlaması nedeniyle vücut bütünlükleri bozulmuştu.
Bakanlığın raporu sümen altı edilmiş
Davada madenci yakınlarının avukatlığını Çağdaş Hukukçular Derneği adına üstlenen isimlerden biri olan Derviş Aydın, madendeki patlamadan 23 gün önce, Enerji Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın patlayıcı kullanımına ilişkin gönderdiği yönergenin, ATİM yöneticileri tarafından sümen altı edildiğine dikkati çekti. “İşletme yönetiminin aldığı üretim odaklı kararlarla patlama koşullarını oluşturduğu bir kere daha ortaya çıktı” diyen avukat Aydın, madendeki patlayıcı kullanma sınırının sistemli ve eş zamanlı aşıldığını belirtti. Aydın, “Yoğun patlayıcı kullanılan alanların projelendirilmemiş alanlar olması da dikkat çekici. Üretimi iki kat artırmak için fazla patlayıcı kullanımının tavanda gaz birikmesine neden olacak boşluklar oluşturduğu değerlendirililiyor” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!