Üniversiteler Ayakta: Boykot, Direniş ve Genel Greve Doğru Adım Adım



Üniversitelerde başlayan boykot dalgası, işyerlerine ve fabrikalara taşınmak zorundadır. Rejimin baskı mekanizmalarını işlemez hale getirecek adımlar, yalnızca öğrenci hareketiyle sınırlı kalamaz


İktidarın yargıyı sopa olarak kullanarak muhalefeti sindirme girişimlerine karşı yükselen öfke, meydanlardaki protestolar sınırını aşarak hayatın her alanına yayılıyor. 19 Mart’ta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki 104 kişinin gözaltına alınmasının, ardından ise İmamoğlu’nun tutuklanmasının yarattığı tepki, üniversitelerde boykot ve direniş dalgasını büyütüyor. Öğrenciler, “Üniversiteler ayakta, akademik boykotta” şiarıyla kampüsleri sadece öğrenim alanı olarak değil, aynı zamanda mücadele sahasına çeviriyor. Artık mesele, yalnızca bireysel hak ihlalleri değil; rejimin her alanda işlemez hale getirilmesi için birlikte mücadelenin nasıl örüleceğidir.

İstanbul Üniversitesi’nden ODTÜ’ye, Boğaziçi’nden Dokuz Eylül Üniversitesi’ne kadar pek çok üniversitede öğrenciler derslere girmeyerek rejimin akademiyi kontrol altına alma çabalarına karşı net bir tutum sergiliyor. Bu boykotlar salt bir protesto değil rejimin kontrol mekanizmalarını işlemez hale getirme sürecinin önemli bir halkası olarak görülmeli.

YTÜ: Akademisyenler ve Öğrenciler Omuz Omuza

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) öğrenciler, boykot tartışmalarını forumlarda derinleştirirken, akademisyenler de öğrencilerin yanında saf tutuyor. Rektörlük, boykot çağrısı yapan akademisyenleri soruşturmayla tehdit etse de, bu tehditler öğrencilerin ve hocaların direncini kıramadı. Hazırlık binasında sabah saatlerinde yapılan forumların ardından başlayan yürüyüş, kampüsün dört bir yanına yayılan bir eylemliliğe dönüştü.

İTÜ: Kapılar Kapandı, Direniş Sürdü

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde boykotu kırmak için rektörlük tarafından Maçka Binası’nın kapıları kilitlendi. Ancak öğrenciler bu engellemeyi pencerelerden atlayarak aşarak boykot eylemine katıldı. İşletme Fakültesi öğrencileri Maçka’dan Osmanbey Metro durağına yürüyerek büyük boykot eylemine katılmak için harekete geçti. Öğrencilere çevredeki yurttaşlar da alkışlarla destek verdi.

Boğaziçi ve İÜ: Kampüsler Şenlik Alanına Dönüştü

Boğaziçi ve İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciler, boykotlarını şenlik havasında sürdürüyor. Kampüslerde açılan pankartlar, yalnızca akademik taleplerin ötesinde gençliğin özgürlük ve eşitlik mücadelesine olan bağlılığını gösteriyor. İktidarın atanmış rektörleri boykotları kırmak için “derslere devam” dayatmasını sürdürse de öğrenciler bu baskıları boşa çıkartıyor.

ODTÜ: Binlerce Öğrenci Rektörlüğe Yürüdü

Ankara’da ODTÜ öğrencileri, sabah saatlerinde derslere girmeyerek rektörlük önüne yürüdü. Binlerce öğrencinin katılımıyla gerçekleşen yürüyüş, sadece bir boykot değil, genel direnişin bir provası niteliğindeydi.

DEÜ: Genel Grev Çağrıları Güçleniyor

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde öğrenciler, kampüs içerisinde “İşçi gençlik el ele, genel greve!” sloganlarıyla yürüdü. Eylemlerini forumlarla derinleştiren öğrenciler, boykotun diğer direniş biçimleriyle birleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde tüm kampüslerde boykota gidilirken, öğrenciler kampüslere “MSGSÜ’de boykot var” yazılı pankartlar astı. Eskişehir’de ise Anadolu Üniversitesi’nde İletişim ve Edebiyat fakülteleri boykota katıldı ve öğrenciler kampüs içinde yürüyüş düzenledi.

Genel Grev ve Direniş Hedefi Güçlenmeli!

Üniversitelerde başlayan boykot dalgası, işyerlerine ve fabrikalara taşınmak zorundadır. Rejimin baskı mekanizmalarını işlemez hale getirecek adımlar, yalnızca öğrenci hareketiyle sınırlı kalamaz. Bugün öğrenciler akademik boykot ilan ediyor, yarın işçiler üretimi durdurarak bu direnişi büyütebilir. Dayanışma grevleri, işgal eylemleri ve boykot kampanyalarıyla rejimin tüm dayanaklarını sarsacak bir mücadele süreci örülmelidir.

Şimdi mesele yalnızca öğrencilerin talepleri değil bu mücadeleyi burjuvazinin çıkarlarına dokunacak bir aşamaya taşımaktır. Salt meydanlara sıkışan protestoculuk yeterli olamaz; hayatın her alanında rejimi işlemez hale getirecek örgütlü adımlar atılmaya doğru bir sıçrama şarttır!..