Çiğli Belediye İşçileriyle Söyleşi



İlmek Kadın Dayanışması, şimdiden sınıf mücadelesinin sayfalarına onurlu bir sayfa ekleyen Çiğli Belediyesi İşçileri ile Eğitim-Sen 1 No’lu şubede bir söyleşi gerçekleştirdi


Mücadeleyle dönüşen ve dönüştüren emekçi kadınlar, CHP’li Çiğli Belediyesi tarafından gasp edilen işlerine geri dönmek için aylardır direniyorlar. Haklı olmanın verdiği güvenle tavizsiz yürüyorlar yollarında. Öğretiyorlar, öğreniyorlar. Muhalefet belediyesinde böyle bir direnişin yaşanmasının ardından her türden işçi direnişine karşı olan burjuva yandaş medya bir anda “işçi dostu” kesilip süreçten iktidar adına bir puan devşirmeye çalışıyor. Aynı şekilde “muhalif” kabul edilen medya da CHP’ye zeval gelmesin diye direnişi görmezden geliyor. Bu tavrın altyapısını CHP kurmaylarının “şimdi sırası değil” yaklaşımı besliyor. Ne olursa olsun süreci belirleyen işçilerin kendi iradesi oluyor. Son derece kararlı ve net bir şekilde iradi olarak süreci yürütüyorlar.

Sibel, Gamze, Hale, Deniz… İsimler değişse de sıcacık gülümseyişleri, yaşama meydan okuyuşları, kazanma kararlılıkları aynı. Hepsi direnişe kendi özgün yanını katsa da kolektif direnmenin birleştirici ruhuyla adeta bir yürek olmuşlar. Belki de tehlikeli yolları, toplumsal baskıyı, ekonomik zorlukları sermayenin baskılarını aşıp 700 kilometre yürümelerini bu kolektif bilinç ve kararlılıkla başardılar. İlmek Kadın Dayanışması, şimdiden sınıf mücadelesinin sayfalarına onurlu bir sayfa ekleyen Çiğli Belediyesi İşçileri ile Eğitim-Sen 1 no’lu şubede bir söyleşi gerçekleştirdi.

“İşimize Geri Dönene Kadar Buradayız”

Direnişin gelişim seyrini ve verilen sözlerin tutulmamasını şöyle anlattılar: “Bize işimize döneceğimize dair sözler verildi ama tutulmadı. CHP yetkilileri ‘şimdi sırası değil’ diyor. Özgür Özel, ‘Kalacak yeriniz yok burada yorulmayın’ dedi. Bu kadar geldik kazanım elde etmeden gitmeyeceğiz! Müzakere talebinde bulunduk ama hala geri dönüş olmadı. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri bizimle hala görüşmedi. Bizimle görüşmek isterlerse yerimiz belli. CHP Genel Merkez önündeyiz. Biz direnişi zor şartlarda sürdürüyoruz ve kazanım elde etmeden bir yere gitmeyeceğiz. Tehlikeleri göze aldık. Karavan kullanıyoruz ve yollarda yer yer çeşitli tehlikelerle karşılaştık. Kendimizden veriyoruz, ailemizden veriyoruz diye vazgeçip gitmeyeceğiz. Sonuna kadar buradayız. Muhalif medya bize yer vermiyor. Bizim derdimiz herhangi bir parti değil. Biz CHP’li belediyeden atıldık, Altındağ Belediyesi de aynı. Hepsi emek sınıfına karşı birleşiyor. Kadınlar olarak biz güçlüyüz zaten. Altındağ Belediyesi işçilerini ziyaret ettiğimiz zaman, karşılandığımızda daha bir güçlü olduk. Biz işimize geri dönmek istiyoruz. Çocuklarımız var. Çeşitli ekonomik sorunlar yaşıyoruz. Kadın direnişçi olmanın da çeşitli zorlukları var. Ailelerimiz destek oluyor.”

Söyleşi katılımcıların da söz almasıyla devam etti. Katılımcıların ve işçilerin en çok tepki gösterdiği nokta direnişe duyarsız kalınmasıydı. Sendikalar ve solun böylesi durumlarda refleksinin zayıflamasının büyük bir sorun olduğunun altı çizildi. Direnişi daha görünür kılmanın, emekçiler ve gençler ile buluşabilmesinin olanakları konuşuldu. Söyleşi sıcak çaylar eşliğinde bir sohbet ile sona erdi.

Alınteri / Ankara