Rojin Kabaiş’in Failleri Bulunacak mı?



Geçen yıl kaldığı yurttan çıktıktan sonra haber alınamayıp 18 gün sonra Van Gölü kayısında cesedi bulunan ve ısrarla “intihar” kategorisine konulmaya çalışılıp dosyaya da gizlilik kararı konulan Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA izleri bulundu


Geçtiğimiz yıl 27 Eylül tarihinde kaldığı yurttan çıktıktan sonra kaybolan ve 18 gün sonra Van Gölü sahilinde cansız bedeni bulunan Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada 2 farklı erkeğe ait DNA izlerinin bulunduğu tespit edildi. Rojin’in ölümünü “intihar” diyerek örtbas etmeye çalışan, dosyaya gizlilik kararı koydurarak failleri koruyan bilumum yetkili adreslerin bu gerçeği nasıl açıklayacakları merak konusu!

Bana Nizamettin Kabaiş bir yıldır kızının intihar edecek biri olmadığını, ruhsal olarak son derece sağlıklı olduğunu belirtiyor, cinayetin aydınlatılması için her yerde adeta haykırıyordu. Dosya gizliliği adı altında hiçbir gerçek soruşturmanın yürütülmediğini, araştırmanın yapılmadığını söyleyen baba açıklamalarında, “Çocuğumu katlettiler. Boğazına zarar vermişler, sırtında darp izleri var. Onlara ölüm morluğu diyorlar ama değil. Çocuğumun parmağı da kırıktı. Dosyada yazıyor ama kamuoyuyla paylaşılmıyor” demişti.

Aylar sonra iki farklı erkeğe ait DNA izlerinin bulunması kadın cinayetlerini, şüpheli ölümleri soruşturan polisten yargıya kadar uzayıp giden zincirin nasıl bir ideolojik ön varsayımla hareket ettiğini, hangi öncelikleri esas aldığını da bir kez daha ortaya koyuyor. Aynı zamanda pek çok “şüpheli kadın ölümünün” üzerinin “intihar” denilerek kapatıldığını…

Rojin cinayetinde başından beri failleri gizleme ya da başka öncelikleri merkeze koyan yetkili kurumların cesedinde bulunan 2 farklı erkeğe ait DNA örneklerinin peşine düşerek faillerin yargılandığı bir dava sürecine dönüştürecekler mi? Şimdiye kadarki tutumları düşmeyeceklerini gösteriyor.

Soruşturmayı şimdiye kadar kendileri açısından önemli gördükleri kaygıları merkeze koyarak yürüten, bulguları özensizce toplayan, dosyaya gizlilik kararı koyduran bir akla bunu yaptıracak olan yine özelde kadın hareketi genelde toplumsal öfke olacak. “Rojin’in failleri bulunmadan hiçbir kadın güvende değildir!” sloganlarıyla hesap sorma tutumu dışında bu akıl üzerinde etkide bulunacak bir güç yoktur!