Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri, bir yıl önce şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması talebiyle 5 gündür eylemde
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri eylemlerinin 5’inci gününde sloganlarla Adli Tıp Kurumu’na (ATK) yürüdü.
“Rojin için Adalet” pankartı taşıyan öğrenciler “Vur Vur inlesin ATK dinlesin”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Otopside rektörün ne işi var”, “Rektör istifa”, Hak, hukuk adalet, “Rojin Kabaiş isyanımızdır” sloganları atarak ATK’nin önüne yürüdü. Yoldan geçen araçlarda kornaları ile destek verdi.
Yürüyüşe yüzlerce öğrenci katılırken, ATK binası önünde basın açıklaması yapıldı. Bütün üniversitelerin eylemlerine destek vermesi talep edilen açıklamada şunlar kaydedildi:
ATK cinayeti gizledi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümü bir yıldır intihar denerek kapatılmak istendi. Bir yıl boyunca ailesi, arkadaşları ve kadın örgütleri, “Rojin intihar etmedi, öldürüldü” diyerek gerçeği aradı. Sorumlular ise gerçeği gizlemek için çalıştı. Ama bugün gerçekler bir bir ortaya çıkıyor. Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulundu. Bu bilgi tam 10 ay boyunca gizlendi. Başından beri hiçbir emare yokken bu ölüme intihar diyen Vali ve Emniyet Müdürü, delilleri toplamayan kolluk görevlileri, kamera kayıtları yok diyen savcı ve en önemli delilleri gizleyen Adli Tıp Kurumu cinayeti açık açık gizledi! Rojin’in ölümü münferit bir olay değil. Bu ülkede her şüpheli ölümün arkasında benzer bir karanlık, aynı sorumsuzluk ve cezasızlık zinciri var. Rojin’in dosyasında yaşananlar, kadınların yaşamını hiçe sayan adalet düzeninin gerçeğidir. Aynı düzen, patronları koruyup işçilerin hakkını gasp ediyor, kadınların ölümünü örtbas ediyor, yoksulun değil zenginin, emekçinin değil sermayenin yanında saf tutuyor. Rojin Kabaiş için adalet istiyoruz.
AKP-MHP oylarıyla reddedilen önerge
Vali, Emniyet Müdürü ve Rojin’in otopsisine girme pervasızlığını gösterebilen yurt müdürü toplumsal bir algı yaratmaya çalışarak bunun bir intihar olduğunu kanıtlamaya çalıştılar. ATK elindeki belgeleri bir yıl boyunca dosyaya koymayarak cinayeti gizlemiş oldu. DEM partinin soru önergesi birkaç gün önce Meclis’te AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Meclis, kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılması önergelerini sistematik bir biçimde reddediyor. Bunlardan sonuncusu da Rojin Kabaiş’le ilgiliydi. DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın soru önergesinin gerekçesini şöyle açıklamıştı:
Her şüpheli kadın ölümü aydınlatılmamış bir cinayettir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 1 Kasım 2024 tarihli raporu Rojin’in bedeninde 2 farklı erkek DNA’sı tespit etti ancak ilk raporda örneklerin hangi bölgeden alındığı açıklanmadı ve “Şüpheli bulgu yoktur.” denildi. Yaklaşık on aylık mücadeleden sonra 10 Ekim 2025 tarihli ikinci rapor örneklerin göğüs ve vajinal bölgelerden alındığını belgeledi. Hayati bir bilgi baştan beri mevcut iken neden saklandı? Neden dosyaya geç girdi? Kim veya kimler korundu? Bu geciktirme soruşturmanın akışını tıkamış, Rojin’in şüpheli ölümünün yani bir cinayetin örtbas edilmesine hizmet etmiştir. Adli Tıp Kurumunun bulaş olasılığı iddiası ile aynı raporda bulaş riskinin bertaraf edildiğinin ileri sürülmesi bilimsel tutarlılıkla bağdaşmaz. Olay günü 200’den fazla kolluk görevlisinden örnek alınmış, sekiz ay süren incelemelere rağmen bu iddiayı doğrulayacak şeffaf ve ikna edici veri sunulmamıştır. Bu davada devletin sorumluluğunda olan kurumlar görevlerini yerine getirmemiş, hakikati ortaya çıkarmak yerine gerçeği karartan bir tutumla fiilen fail konumuna düşmüşlerdir.
Türkiye’de her yıl yüzlerce kadın, erkek şiddeti nedeniyle yaşamını yitirmekte ya da ölümleri şüpheli olarak kayıtlara geçmektedir. Geçmişte Şule Çet, Aleyna Çakır, Rabia Naz Vatan, Nadira Kadirova dosyalarında görüldüğü üzere, benzer uygulamalar toplumda adalete olan güveni sarsmıştır. Bu Meclis susmamalıdır, Rojin’in çığlıklarına kulak vermelidir. Benzer ihmal ve karartmaların önüne geçilmelidir. Taleplerimiz açıktır ve acildir. TBMM bünyesinde bağımsız bir Meclis araştırması komisyonu derhal kurulsun.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!