“Senin için ne yapabilirim?”



Israil siyonizminin iki yıldır aralıksız süren insanlık dışı saldırıları sırasında 68 bin 216 Filistinli katledildi. O kadar öyle ki, Hamas yıkıntılar ve tahrip olmuş yerleşim yerleri nedeniyle teslim edeceği rehinelerin bir kısmının cansız bedenlerine bile ulaşamıyor


@DropSiteNews’ın küçücük haberinde son derece çarpıcı bir insanlık dersi veriliyor. Bir yanda İsrail Ordusu’nun insanlıktan nasibini almamışların sınır tanımaz vahşeti, bir yanda kendilerini imha etmeye çalışan bir düşmanla ölümüne bir savaş içindeyken bile “senin için ne yapabilirim” sorusu…

İsrailli tutsak Yarden Bibas, Mayıs 2025’te Channel 12’ye verdiği bir röportajda, gözaltındayken bir Gazze tünelinde Hamas lideri Yahya Sinvar ile tanıştığını söyledi. Eşi Shiri ve iki küçük oğlunun Kasım 2023’te bir İsrail hava saldırısında öldürüldüğünü öğrenen Sinvar, akıcı bir İbranice konuşarak yanına yaklaşarak “Senin için ne yapabilirim?” diye sordu.

Bibas, yakın arkadaşı David Cunio ile birlikte tutulmak istediğini söyledi ve Sinvar da hemen kabul etti. Yaklaşık iki hafta süren bu taşınmanın, Kibbutz Nir Oz’dan başka kişilerin sonradan aynı bölgede öldürülmesi nedeniyle arkadaşının hayatını kurtarmış olabileceğini söylüyor.

Bu haber, David’in annesi Silvia Cunio ile yapılan bir röportajın ardından yeniden gündeme geldi. Cunio, bu hafta Sinwar’ın kararının “Yarden’ın hayatını kurtardığını” ve bunu beklenmedik bir insanlık örneği olarak nitelendirdi.

Hemen bunun akabinde, İsrail’in teslim ettiği cenazelerin organlarının çalındığını öğreniyoruz: “Pek çok Filistinlinin de gözler, kornealar ve diğer organlar gibi bazı kısımları eksikti…” Hamas’ın bu ifşaatı bağımsız kaynaklar tarafından da doğrulandı.

Israil siyonizminin iki yıldır aralıksız süren insanlık dışı saldırıları sırasında 68 bin 216 Filistinli katledildi. O kadar öyle ki, Hamas yıkıntılar ve tahrip olmuş yerleşim yerleri nedeniyle teslim edeceği rehinelerin bir kısmının cansız bedenlerine bile ulaşamıyor.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofis Müdürü İsmail es-Sevabite, yaptığı açıklamada, İsrail Ordusu’nun Filistinlilerin naaşlarından organ çalmasını “vahşi bir suç” olarak niteledi.

Sevabite, olayı ortaya çıkarmak üzere uluslararası bir soruşturma komitesi kurulması çağrısında bulundu.

İsrail’in son 3 günde Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla 120 cenazeyi teslim ettiğini belirten Sevabite, “Cesetlerin çoğu içler acısı bir durumda geldi. Bu durum, sahiplerinin sahada infaz edildiğini ve sistematik işkenceye maruz kaldığını gösteriyor” dedi.

Sevabite, şöyle devam etti:

Bazı şehitlerin cenazeleri gözleri bağlı, elleri ve ayakları kelepçeli şekilde gönderildi. Diğerlerinin bedenlerinde ise boğma izleri ve boyunlarında ipler bulunuyor, bu da kasten öldürme vakalarına işaret ediyor. Pek çok Filistinlinin de gözler, kornealar ve diğer organlar gibi bazı kısımları eksikti.

Israil-ABD-İngiltere ve diğerleri başta olmak üzere “uygar dünya”nın sınırsız desteğiyle Gazze’de (ve Batı Şeria’da) sergilediği vahşet salt bu insanlıkdışı suçla sınırlı değil. Hatta bu, diğerlerinin yanında belki ‘detay’ gibi görünebilir. Gerçekte ise iki farklı savaş ahlakı cisimleşiyor bu örnekte. Filistin soykırımının asıl sorumlusu Batılı emperyalist medyanın yürüttüğü propaganda savaşının gönüllü takipçisi ‘liberal-laik’ çevreler hala “Hamas’ın 7 Ekim atağının nasıl bir vahşet” anlamına geldiği edebiyatını sürdüredursunlar. Hamas’ın da elleri tümüyle temiz değil belki ama, dirseğine kadar kana bulanmış siyonizm ve onun arkasındaki efendilerini hala “uygar ve demokrat” görenler utanmalılar gözlerini gerçeğin diğer yönüne kapatmakta ısrarlı oldukları için…