Hapishanelerin tutsakları öğütme makinası olarak iş görmeleri için tasarlandıkları bilinen bir gerçek. Bunun için süreklileşmiş bir çaba harcandığı da…
Öncesi bir yana, 2000’lerde açılan F tiplerinin ardından şimdi de mutlak tecrit anlamına gelen Kuyu Tipi Hapishaneler var karşımızda. Bu hapishaneler, ışığı ve havayı bile engelleyen insanlık dışı mimarileriyle tutsakları biat ettirmeye, pişmanlık göstermelerini sağlamaya yönelik hedeflerle tasarlandı.
Tutsaklar, “Kitap ile iş ile/Tırnak ile diş ile/Umut ile sevda ile düş ile…” direniyor. Her günü üreterek varolmak için karşılıyorlar. Eğer kendilerini yeniden üretemeselerdi soluk alsalar da ancak bir bitki gibi yaşarlardı. İdeallerinden, mücadeleden, umut ve özgürlükten, gelecekten yavaş yavaş koparlardı.
Devrimci tutsaklar fiziki özgürlüklerinin gasp edildiği hapishanelerde kendilerini yeniden üreterek insanın her koşulda yaratıcı yetilerini geliştirebileceğinin sayısız örneğini yarattılar bugüne kadar.
1997’de yakalanarak müebbet hapis cezası alan ve 28 yıldır hapishanede tutulan yoldaşımız Murat Güneş de tüm zorluklara inat özgürlük tutkusunu bu üretimlerle pratikleştirdi. Murat Güneş’in daha önce de öykülerini topladığı ve Yapı Kitaplığı’ndan çıkan Kahve başlıklı bir kitabı bulunuyor.pi
Murat Güneş Tekirdağ Özel Tip Hapishanesi’nde tutsak; sudan nedenlerle infazı yakılmazsa 2027 Kasım’ında özgürlüğüne kavuşacak.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!