Fransa’da 17 Ekim’de işçi sendikalarından lise ve üniversite öğrencilerine, Sarı Yelekliler’den çiftçilere, iklim ve barış hareketlerinden yoksul mahalle sakinlerine kadar geniş bir birliktelik kuruldu. Şimdi aynı sokak, 24 Ekim’de “II. Perde” (Acte II) diyor. Hedef, 5 Kasım’daki sektörler arası genel grev gününü hükümeti geri adım attırabilecek birleşik bir toplumsal harekete dönüştürmek.
Sarı Yelekliler’in 17 Ekim açıklamasına göre, Fransa’nın dört bir yanında aynı öfke etrafında bir araya gelindi: “Depoyu doldurmanın, alışveriş yapmanın ve kira ödemenin giderek daha pahalı hale gelmesi; okulların ve üniversitelerin yıpratılması; maaşların ve sosyal yardımların dondurulması…” Bütün bunlar yaşanırken halka sürekli “artık para kalmadığı” söyleniyor.
Açıklamaya göre 17 Ekim’de Fransa genelinde 800 binden fazla kişi seferber oldu; sokaklarda, döner kavşaklarda, akaryakıt istasyonlarının önünde, otoyol gişelerinde, depolarda ve rafinerilerde bin 700’den fazla eylem gerçekleştirildi. Créteil’deki lise öğrencileriyle başlayan gençlik öfkesi her hafta büyüdü ve 17 Ekim’de ortak bir mücadelede birleşti. Aileler, öğrenciler, emekliler, Sarı Yelek giyen ya da giymeyen işçiler, çiftçiler… Bütün kuşaklar aynı sokaktaydı.
“Bizi bölmek istediler, başaramadılar”
Açıklamada, iktidarın ve Paris Valiliği’nin bu birlikteliği engellemek için elinden geleni yaptığı belirtiliyor:
Valilik, bizi bölmek ve Paris’in merkezinden uzaklaştırmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Sonuç ne oldu? Ortak yürüyüşler düzenlendi, binlerce kişi aynı sloganların arkasında birleşti ve tek bir ses halinde haykırdı.
Sarı Yelekliler, 17 Ekim 1961’i de unutmadıklarını vurguluyor:
O gün Paris’te Papon’un yönetimindeki polis, barışçıl bir gösteri yapan Cezayirlileri katletti. Aradan 65 yıl geçtikten sonra ırkçılığın ay sonu aynı geçim sıkıntısını yaşayan insanları birbirinden ayırmasına izin vermeyi reddediyoruz.
Biber gazı, polis saldırıları ve “yeter” diyen sokak
Açıklamada eylemden bir gün önce İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in, Lens’te 15 yaşındaki bir çocuğun elini kaybetmesine rağmen kuşatmayı dağıtmak için kullanılan savunma tipi el bombalarının kullanımına devam edilmesini onayladığı vurgulandı. Paris’te Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüş henüz başlamadan biber gazı sıkıldı. Strasbourg gibi birçok şehirde barışçıl kortejlere polis saldırdı. Saint-Étienne’de bir gencin eli koptu.
Sarı Yelekliler, “Hükümet, kendisine bir gelecek isteyen gençliğe daha fazla şiddet vaat ederek karşılık veriyor. Artık yeter diyoruz!” diye ekliyor. Açıklamada medyanın şiddet görüntülerini öne çıkardığı, oysa yürüyüşlerin büyük çoğunluğunun çatışmasız geçtiği belirtiliyor: “Bu görüntüler, insanları korkutmak ve eylemlere katılmayı düşünenleri vazgeçirmek için kullanılıyor. Bu yöntem işe yaramayacak!”
24 Ekim: “II. Perde” ve 5 Kasım’a yürüyüş
Sarı Yeleklilerin canlı toplanma noktaları haritası yayınladıkları 24 Ekim çağrısı, 17 Ekim’in bıraktığı yerden devam ediyor. Sokak hareketi, 24 Ekim’i “II. Perde” olarak ilan ederek yeniden akaryakıt istasyonları, depolar, rafineriler ve kent merkezlerinde alanlara çıkıyor. Çağrıda, Macron’a ve hükümete karşı aynı talepler etrafında birleşilmesi, 5 Kasım genel grevine kadar ivmenin korunması ve mücadelenin yaygınlaştırılması vurgulanıyor.
Genel grev ve blokaj: 5 Kasım’a doğru
Sarı Yelekliler’in asıl büyük hedefi ise 5 Kasım. CFDT, CGT, FO, Unsa ve FSU’dan oluşan beş sendika, 5 Kasım’da “ücretler, kamu hizmetleri, istihdam ve sanayi için” geniş katılımlı bir grev ve gösteri günü düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Sarı Yelekliler koordinasyonu, 5 Kasım’ı “genel grev ve yeniden başlatılabilir blokajın başlangıç noktası” hâline getirmek istediklerini açıkladı. Benjamin Ball, “5 Kasım’da birleşik bir toplumsal hareketin dayanak noktasını oluşturmayı” hedeflediklerini belirtti.
Açıklamada 5 Kasım için şu çağrı yapılıyor:
5 Kasım’da gerçekleştirilecek meslekler arası genel grev gününün seferberlik kapsamının genişletilmesi çağrısında bulunuyoruz. Bu günü, hükümeti geri adım atmaya zorlayabilecek birleşik bir toplumsal hareketin dayanak noktası hâline getirmek istiyoruz.
Sarı Yelekliler, Fransa’nın her yerinde mücadele eden bütün kesimleri bir araya getirecek ortak mücadele meclisleri kurulmasını istiyor. Amaç, Macron’u ve hükümetini geri adım atmaya zorlayabilecek birleşik bir hareket oluşturmak ve mücadeleye katılan her kesimin taleplerinin karşılanmasını sağlamak. Gençliğin gerçekleştireceği bütün eylemlerde onların yanında olunacağı da açıkça belirtiliyor.
“En güçlü güvencemiz kalabalık olmamız ve birlik içinde hareket etmemiz”
Açıklama, baskılara, gözaltılara ve polis şiddetine karşı en güçlü güvencenin kalabalık olmak ve birlik içinde hareket etmek olduğunu vurguluyor:
Sosyal adalet ve iklim adaleti sağlanana kadar hiçbir şeyden vazgeçmeyeceğiz! Herkes için insanca bir yaşam, daha yüksek ücretler ve güçlü kamu hizmetleri.
Sokak hareketi için 17 Ekim bir son değil sıçrama noktası. 24 Ekim’de yeniden alanlarda olunacak; 5 Kasım’a doğru ise mücadele CFDT, CGT, FO, Unsa ve FSU’nun çağrısıyla daha geniş bir birleşik hatta dönüştürülmek isteniyor.
Sarı Yeleklilerin mesajı net:
Bizi bölmek istediler. Başaramadılar. Şimdi sıra, sokağın birliğini büyütmekte.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!