Erzincan’ın İliç ilçesinde SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold’a ait Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen ve dokuz işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan yığın liç kayması faciasına ilişkin davanın 9’uncu duruşması dün Erzincan 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşmada SSR Mining şirketinin Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Iain Ronald Guille’in İstanbul Şişli’de yer alan 5 yıldızlı lüks bir otelde “ev hapsi” tedbiri altında kaldığı öğrenildi.
İşçi ailelerinin avukatları, SPA, hamam ve havuz gibi imkanları barındıran lüks otelde adeta tatil konforunda ev hapsi hayatı süren sanığın duruşmaya getirilmemesine tepki gösterdi. Sanık Guille’in seyahat engelini gerekçe göstermek için özel bir hastaneden tek bir profesör imzasıyla rapor aldığına dikkat çeken avukatlar, adli kontrol süreçlerinin işleyişini eleştirdi.
Davada tutuklu sanık kalmadı
Toplam kırk üç sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti, celse arasında tutuklu bulunan son iki sanığın da tahliye edildiğini açıkladı. Böylece, dokuz işçinin öldüğü devasa bir çevre katliamına sahne olan İliç davasında hiçbir tutuklu sanık kalmadı. İşçi aileleri ve avukatların tutuksuz sanıkların yeniden tutuklanması yönündeki tüm talepleri ise mahkeme heyeti tarafından reddedildi.
Kararın ardından adliye önünde isyan eden aileler ve siyasi parti temsilcileri, “Dokuz madencinin ölümüne sebebiyet verenler hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlar. Şirket yöneticileri 5 yıldızlı otellerde konfor içinde yaşarken adalet sarayları sessiz kalıyor” diyerek adalet arayışlarını sürdüreceklerini belirtti.
Dava avukatlarından Akçay Taşçı ise duruşma öncesinde adliye önünde yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
Dokuz duruşmadır çatlaklar ortaya çıktığı, şirketin kendi dış denetim firması ‘burası çöktü çökecek’ raporları sunduğu halde, üretimi kimin zorlayarak devam ettirdiğini bulmaya çalışıyoruz. Mahkeme heyetine feryat etmemize rağmen, şirketin tek bir esas yöneticisini, izinleri ve ruhsatları veren tek bir kamu yöneticisini bu salona getiremedik. İliç, Türkiye tarihinin en büyük işçi ve çevre katliamlarından biridir. Bu haklılığımızı sadece salonlarda değil, kamuoyu desteğiyle, sokaklarda haykırarak kabul ettireceğiz.
Açıklamanın devamında siyasi parti temsilcileri de konuşma yaptı.
Duruşma 26 Ocak 2027’ye ertelendi
Mahkeme, davanın seyrini doğrudan etkileyecek yeni bilirkişi raporunun dosyaya eklenmesi amacıyla bir sonraki duruşmayı 26 Ocak 2027 tarihine erteledi. Yargılanan sanıklar hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan 2 ila 15 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!