TÜPRAŞ işçilerinin ısrarlı eylemleri sürüyor



TÜPRAŞ işçilerinin 16 Mayıs’ta 4 rafineride başlattıkları fabrikayı terketmeme eylemleri devam ediyor, Patronların TİS sürecini YHK’da noktalama ısrarları bir fiili grevi zorunlu hale getiriyor


TÜPRAŞ patronu Koç’larla Petrol-İş Sendikası arasında ocak ayında başlayan ve 4 bin 300 işçiyi ilgilendiren TİS görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması ve yapılan 2 arabulucu görüşmesinde de çözüme ulaşılamaması üzerine iş bırakma eylemleriyle tutum alan TÜPRAŞ işçilerinin 16 Mayıs’ta başlattıkları fabrikaya kapanma eylemleri devam ediyor.

TÜPRAŞ’ın İzmit, Aliağa, Kırıkkale ve Batman rafinerilerinde çalışan 00.00-08.00,08.00-16.00-16.00-00.00, gündüz ve bakım işçilerinin fabrikaya kapanarak patrona karşı gösterdikleri tepkiye Koç’lar tehditle yanıt vermişti. Koç’lar tehdit açıklamasında sendikayı hedefe çakmış, işçileri yanlış yönlendirmekle itham etmiş, sürecin Yüksek Hakem Kurulu (YHK)’da bitmesi tehdidi savurmuş ve polisin devreye girmesi konusunda imalarda bulunmuştu.

Petro-kimya patronlarının işçilerin kazanılmış haklarını gasbetmek üzerinden şekillenen kolektif tutumlarıyla hareket eden Koç’ların başından beri çözümsüzlük dayatarak süreci YHK’ya götürme niyetinde oldukları açıktı. Onların bu ısrarları karşısında TÜPRAŞ işçisinin de geri adım atmaya niyeti yok.

İşçiler, TÜPRAŞ’ta dayatılan sefalet ücretlerinin, 3 yıllık sözleşmenin, vardiya sisteminin sömürüyü derinleştirecek şekilde yeniden düzenlenmesinin, mazeret izinlerinin kaldırılmasının kabul edilmesinin hem kendilerinin hem de tüm bir işkolundaki işçilerin sömürü koşullarının derinleştirilmesi anlamına geldiği bilinciyle hareket ediyor. TÜPRAŞ sözleşmesinin patronlar, siyasi iktidar için de kendileri için de stratejik bir nitelik taşıdığını bilerek…

İşçiler, petrokimya patronlarının ve siyasi iktidarın Koç’lar üzerinde bile baskı oluşturduğu ve bu sözleşmeyi stratejik bir sözleşme olarak gördüklerini ifade ediyorlar.

Petrol-İş’in 4 buçuk ay boyunca müzakereyle sonuçlandırmaya çalıştığı sözleşmenin bu şekilde tıkanması ve sürecin YHK’da noktalanmasının istenmesine karşı işçilerin kendilerini fabrikaya kapatma eylemlerine ve yaptıkları yürüyüşlere PETKİM işçileri yürüyüş yaparak destek vermişti. Bu denli stratejik önem taşıyan sözleşme sürecinin sınıfın başka bölükleri tarafından destek bulmaması ya da dayanışmanın zayıf kalması konusunda rahatsızlık duyan işçiler, tüm olumsuzluklara rağmen direnme kararlılıklarını ısrarla belirtiyorlar.

Grevin yasak olduğu fabrikada iş bırakma eylemleri ve en son fabrikaya kapanma biçiminde tutum alan işçilerin bu stratejik saldırı karşısında fiili grev dışında seçenekleri giderek zayıflıyor.