Pandemi sürecinde birçok fabrika işçilerin sağlığı için değil, tıkanan tedarik ve teslimat koşulları, daralan pazar olanakları nedeniyle ya esnek üretime geçti ya da kısa sürelerle kapandı. Bu süreçlerde bazı yerlerde işçiler idari izne çıkarılırken bazılarında ücretsiz izin ya da yıllık izinlerden yeme uygulamaları sözkonusu oldu. Evden çalışanların yol ve yemek paraları kesildi. Esnek çalıştırılan işçilerin kimi sosyal kazanımları gasbedildi. Patronlar milyonlarca işsizin olduğu bu koşulları işçi sınıfının daha da derinleşmiş bir kölelik rejimine rıza göstermesinin sopası olarak kullanmaktaki kararlılıklarını sayısız biçimle gösteriyorlar, gösterecekler…
Sınıfın azınlıkta kalan örgütlü kesimlerinin bile sendikaların bugünkü haliyle fiilen örgütsüz oldukları bu süreçte basına yansıyan kimi örnekler bu halin önümüzdeki süreçlerde nasıl bir nitelik kazanacağını da gösteriyor.
1 Haziran’dan bu yana normal çalışma düzenine geçerek tüm çalışanları tekrar vardiyaya çağıran HABAŞ Demir Çelik fabrikasında yönetimin kısmi çalışma uygulanan ve zorunlu idari izne yollanan işçilerin gasbedilen sosyal hakları konusundaki tutumu ve işyerinde örgütlü olan Türk Metal’in bu hakları baştan teslim eden en hafif ifadeyle “pısırık” yaklaşımı bu gerçeğin yeni bir ifadesi.
Evrensel’deki habere göre iki ay boyunca işçilere ikramiye, bayram parası, çocuk yardımı, yakacak yardımını da içeren hiçbir sosyal hakkı vermeyen HABAŞ, gerekçe olarak ise “İşyerinde sürekli çalışan işçiler itiraz ediyor ve aynı parayı almaktan şikayetçi” diyerek formenlerin itirazını öne sürdü.
İşçi sınıfının kendi içinde katmanlaşmasını pis bir tarzda sömüren bu yaklaşımla sözkonusu sorun iki haftadır çözülemedi. Türk Metal ise bu soruna bir işçi sendikasının asgari tutumuyla değil de patronlardan dilenen bir zavallılıkla yaklaşarak HABAŞ idaresini MESS’e şikayet etti. Ancak HABAŞ patronu kısmi çalışma uygulanan işçilere sosyal haklarını vermeyeceğini belirtti.
İşçiler haklarını mücadeleyle almak isterken o MESS’ten de beklediği yanıtı alamayınca işçilere, “HABAŞ’ı mahkemeye vereceğiz, bu haklar bizim yasal haklarımız olduğu için mutlaka alacağız” dedi.
İşçiler Türk Metal’in bu tutumunu ve Genel Başkan Pevrul Kavlak’ın bu konuda hiçbir açıklama yapmamasını, “Çaresiz, müdür karşısında aciz ve zavallıca” buluyor. İşçiler, dava açmayı ise “Bu haklardan vazgeçtik” demekle aynı şey olduğunu söylüyor. İşçilerin beklentileri ise işyerinde verilecek bir mücadele ile haklarını almak.
Bu arada işçileri katmanlaştırarak karşı karşıya getiren ve bunun üzerinden hak gaspları gerçekleştiren HABAŞ yönetiminin pandemi sürecinde fabrikanın pis ve bakımsız ortamında çalışmak zorunda kalarak dökümhanede rekorlar kıran işçilerin ikramiye beklentisine de yanıt vermedi. İşçiler ikramiye beklerken bu başarıları iki dilimlik baklavayla “ödüllendirdi”!
Kronik hastalığı bulunan işçilerin de üretime çağrıldığı HABAŞ’ta salgına karşı bir genelge yayınlansa da herhangi bir önlem alınmadığı da cabası.
Tüm bu gerçeklere rağmen TM’nin olup biteni adeta izlemesinin sadece HABAŞ’ta değil birçok yerde tepki birikimini büyüttüğüyse açık.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!